Genel

Uzmanından “pasif içicilik de kansere neden oluyor” uyarısı

Medicana Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Eksperi Prof. Dr. Neşe Güney, pasif içicilerin de tiryakilerde kansere niçin olan aynı zararlı maddelere maruz kaldığını belirterek, "Sigara dumanına maruz kalmak da akciğer kanseri için risk etkenidir. Sigara dumanına maruz kalan kişiler, sigara içenlerle kansere niçin olan aynı maddelere biraz daha az miktarda maruz kalmaktadırlar." uyarısında bulundu.

Abone Ol  
 
63 / 100

Medicana Bahçelievler Hastanesi Medikal Onkoloji Eksperi Prof. Dr. Neşe Güney, pasif içicilerin de tiryakilerde kansere niçin olan aynı zararlı maddelere maruz kaldığını belirterek, “Sigara dumanına maruz kalmak da akciğer kanseri için risk etkenidir. Sigara dumanına maruz kalan kişiler, sigara içenlerle kansere niçin olan aynı maddelere biraz daha az miktarda maruz kalmaktadırlar.” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Güney, Medicana Bahçelievler Hastanesi doğrultusundan paylaşılan yazılı açıklamasında, akciğer kanserinin amaçlarine ve tedavisine dair değerlendirmelerde bulundu.

Akciğer kanserindeki risk faktörlerini sıralayan Güney, sigaradan hava kirliliğine kadar çoğu etkenin kansere niçin bulunduğunu belirterek, “Akciğer kanserinin tartışmasız en önemli sebebi sigaradır. Yüzde 85-90 miktarında sigara içenlerde görülür. Sigara içen kişilerde akciğer kanseri riski içmeyenlere göre ortalama 12-36 kat daha fazladır. Bu miktar kişilerin sigaraya başlama yaşı içme zamanı ve miktarı ile ilişkilidir. Ortalama 20 yıl sigara hikayesi olan kişilerde risk artımı önemli düzeydedir.” ifadelerini kullandı.

Sigara, puro, pipo, nargile içmenin akciğer kanserine yakalanma tehlikesini artırdığını açıklayan Güney, “Akciğer kanserine yakalanan 10 erkeğin 9’unda, 10 bayanın 8’inde sigara içme hikayesi vardır. Araştırmalar düşük katranlı ya da düşük nikotinli sigara içmenin akciğer kanseri tehlikesini azaltmadığını göstermiştir. Hem de çalışmalar, sigara içimi kaynaklı akciğer kanseri tehlikesinin, günlük içilen sigara sayısı ve içilen yıl sayısı ile arttığını göstermektedir.” açıklamasında bulundu.

– “Pasif içiciler de risk altında”

Sadece tiryakilerin değil, aynı zamanda pasif içicilerin de akciğer kanserine yakalanma risklerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Güney, “Pasif içiciler, tiryakilerde kansere niçin olan aynı zararlı maddelere maruz kalıyor. Sigara dumanına maruz kalmak da akciğer kanseri için risk etkenidir. Sigara dumanına maruz kalan kişiler, sigara içenlerle kansere niçin olan aynı maddelere biraz daha az miktarda maruz kalmaktadırlar.” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Güney, bu etkenlerin yanı sıra risk etkeni olan kişileri, “Hava kirliliğinin bulunduğu yerde yaşamak, akciğer kanserine yakalanmış akrabası olan kişiler, rastgele bir amaçla yoğun radyasyona maruz kalmak, işyerinde asbest, arsenik, krom, berilyum, nikel, kurum ya da katrana maruz kalmak da yüksek risk etkeni taşımaktadır.” şeklinde sıraladı.

– Akciğer kanserindeki açıklanan

Akciğer kanserinin rastgele bir sendrom ya da semptoma niçin olmayabileceğini ve başka bir rahatsızlık ya da hal için çekilen akciğer grafisinde görülebileceğini dile getiren Güney, vakitğen (geçmeyen ya da vakitle daha da kötüleşen) öksürük, göğüste ağrı ya da acı, zor soluk alma ve hırıltılı solunum, balgamda kan, yineleyen bronşit ya da zatürre, ses kısıklığı, iştah kaybı, sebepsiz kilo kaybı, yoğun yorgunluk hissi, yutma problemi, yüzde ya da boyun damarlarında şişlik gibi sendrom ve semptomların akciğer kanseri ya da başka bir haldan kaynaklanıyor olma ihtimalini ve bunlardan rastgele birine sahip olanların hekime danışması gerekliliğini ifade etti.

– “Düzenli denetim aksatılmamalı”

Erken konulan teşhisin çok önemli bulunduğunu belirten Neşe Güney, düzenli denetimin de aksatılmaması gerekliliğini dile getirdi.

Güney, şunları kaydetti:

“Akciğer kanserinin küçükken ve yayılmadan önce, erken bir evrede teşhis edilmesi, başarılı bir şekilde tedavi edilme ihtimalini arttırır. Fakat genelde akciğer kanseri açıklanani, hastalık ileri bir evreye gelene kadar meydana çıkmaz. Akciğer kanseri bazı açıklanan gösterse bile, enfeksiyon ya da sigaradan kaynaklanan etkiler olarak düşünüldüğü için atlanır ve tanı gecikir.

Akciğer kanseri yüzde 90 sigara ya da başka tütün ürünleri kullanılması sebebiyle geliştiği için bilhassa genç yaşlarda sigara içmeye başlayanlar, uzun vakit sigara kullananlar, günlük sigara kullanımı yüksek olan kişilerin erken tanı için düzenli hekim denetiminde olmaları önerilmektedir. 30 yıl, günde bir paket sigara içen ve 55 yaşını dolduran herkes düşük doz kontrastlı akciğer tomografisi ile erken tanı suretiyle kesinlikle taranmalıdır. Son yıllarda yapılan düşük doz spiral tomografi çalışmalarında, yüksek riskli kişilerde (55-74 yaş arası, günde 2 paket ve üzeri sigara içenler) kanserin erken saptamasına katkısı olabileceği gösterilmiştir.”

Akciğer kanseri tanı ve evreleme testlerinin genelde aynı anda yapıldığı verisini de paylaşan Güney, akciğer kanserinin tedavisinde ise çoğu teknik bulunduğunu kaydetti.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri