EkonomiGenelGündemHaber

Uzmanından “meme kanserinin erken teşhisinde meme yoğunluğu” uyarısı

Dünya Radyoloji Günü bundan dolayı Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden uygulanan bildirimde görüşlerine yer verdiği Doç. Dr. Nehir Durur Subaşı, meme kanserinin erken teşhisinde meme yoğunluğunun önemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol  
 
61 / 100

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Radyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nehir Durur Subaşı, “Artan meme yoğunluğu, kendi kendisine muayene esnasında hastaların mühim belirtileri fark edememesine sebep olabilir. Ayrıca, mamografide kitle ya da kanser belirtilerinı örtebilir.” ifadelerini kullandı.

Dünya Radyoloji Günü bundan dolayı Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden uygulanan bildirimde görüşlerine yer verdiği Doç. Dr. Nehir Durur Subaşı, meme kanserinin erken teşhisinde meme yoğunluğunun önemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Meme yoğunluğunun şahsa özel olduğunu bildiren Subaşı, “Meme dokusu, genel olarak süt ve yağ bezlerinden ve destek dokudan oluşur. Memenin kompozisyonunu meydana getiren bu yapılardan, ‘fibroglandüler doku’ diye tanımladığımız süt bezlerinin seviyesi çok ve dağılımı düzensiz ise sırayla yoğun ve heterojen meme yapısından bahsederiz. Meme yoğunluğu ve meme bezlerinin dağılımı, genelde meme ortamında derli toplu değildir ve kadından kadına da değişiklik arz eder.” ifadelerini kullandı.

Meme yoğunluğunun, emzirme hacminin iyi olabileceği avantajını taşıyabilse bile birtakım olumsuzlukları da yanında getirebileceğine ilgi çeken Subaşı, “Hastaları yüksek ya da orta risk grubuna sokmaz fakat meme kanseri ile alakalı hafifçe risk artışı manasına gelebilir. Artan meme yoğunluğu, kendi kendisine muayene esnasında hastaların mühim belirtileri fark edememesine sebep olabilir. Ayrıca, mamografide kitle ya da kanser belirtilerinı örtebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

– “Deneyimli radyoloji uzmanlarının önerilerine uyulmalı”

 

Doç. Dr. Nehir Durur Subaşı, her meme kontrolünden sonra çıkan sonuçların kesinlikle karşılaştırılması gerekliliğini belirterek, şunları kaydetti:

“Özellikle tamamlayıcı araştırma olarak yapılabilen, özel mamografi projeksiyonları (hastaya özel, radyologlarca tavsiye edilen ve özel pozisyonlarda elde edilen grafiler), tomosentez ya da ultrasonografi ile belirtiler detaylandırılabilir. Ayrıca, derli toplu kontroller ve her bir kontrolde eski ve yeni filmlerin yan yana karşılaştırılması da sessiz anormalliklerin saptanmasını kolaylaştırır.”

Genellikle mamografi araştırmalarınin başında hastaların meme yapısının detaylı olarak tanımlandığını açıklayan Subaşı, hastanın meme yoğunluğuna bilhassa değinildiğini vurguladı.

Sadece meme yoğunluğu nedeniyle bile ek araştırmaların istenebileceğine işaret eden Subaşı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Memeyi görüntülediğimiz, mamografi, ultrasonografi ve ileri görüntüleme tekniği olarak manyetik rezonans görüntüleme gibi araştırmaların her birinin fiziksel prensibi, bu araştırmalerde sarfedilen enerji türü değişikdır. Bu fark nedeniyle meme ile alakalı bize değişik bulgular sunabilirler ve burada mühim olan bu araştırmalerle hastalara bütüncül yaklaşım sağlanabilmesidir. Hangi halde ve hastada hangi görüntüleme tekniğinin kullanılması gerektiğine karar verirken kesinlikle bu hususta tecrübeli radyoloji uzmanlarının önerilerine uyulmalı.”.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri