Genel

Turkcell gelecek yıl dev bütçeli yatırım yapmayı hedefliyor

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, yatırım hususu ile alakalı koydukları hedeflerde katiyen bir önceki yıldan daha az yatırım uygulamadıklarını belirterek, "Önümüzdeki yıl da hedefimiz 10 milyar TL’lik bir yatırım olacaktır. Bizim işimiz telekom sektörü. Yatırım yapmazsanız yoksunuz. Yatırım yapmaya devam etmeniz gerekiyor. Bizim esasen en büyük fark yarattığımız mevzu da kuvvetli altyapımız ve bu alana yaptığımız yatırımlar." dedi.

Abone Ol  
 
66 / 100

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, yatırım hususu ile alakalı koydukları hedeflerde katiyen bir önceki yıldan daha az yatırım uygulamadıklarını belirterek, “Önümüzdeki yıl da hedefimiz 10 milyar TL’lik bir yatırım olacaktır. Bizim işimiz telekom sektörü. Yatırım yapmazsanız yoksunuz. Yatırım yapmaya devam etmeniz gerekiyor. Bizim esasen en büyük fark yarattığımız mevzu da kuvvetli altyapımız ve bu alana yaptığımız yatırımlar.” dedi.

Erkan, Turkcell’in finansal sonuçlarına dair düzenlediği toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yatırım hususu ile alakalı koydukları hedeflerde katiyen bir önceki yıldan daha az yatırım yapmadıklarına işaret eden Erkan, “Önümüzdeki yıl da hedefimiz 10 milyar TL’lik bir yatırım olacaktır. Bizim işimiz telekom sektörü. Yatırım yapmazsanız yoksunuz. Yatırım yapmaya devam etmeniz gerekiyor. Bizim esasen en büyük fark yarattığımız mevzu da kuvvetli altyapımız ve bu alana yaptığımız yatırımlar.” ifadelerini kullandı.

Erkan, Turkcell olarak ana stratejilerinden birinin, aniden çok unicorn yaratmak bulunduğunu vurgulayarak, “Örnek vermek gerekirse… Ben bu gruba 12 yıl önce Superonline Müdürü olarak katılmıştım. Tabii o vakitler unicorn diye süslü cümleler yoktu ama Superonline’ın günümüz geldiği nokta gurur verici. Dolayısıyla unicorn yaratma hevesimiz var ama şu şekilde bir şey de var; beş adet parmağınız var, hangisi öne çıkacak? Paycell’in şunlar arasında en yüksek potansiyele sahip bulunduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.

– “BiP üstünde acil hal butonumuz var”

“Olası bir İstanbul depremi ile alakalı çalışmanız var mı?” şeklindeki soru üzerine Erkan, depremde ölçeklemenin çok kritik bulunduğuna ilgi çekerek, şunları kaydetti:

“İzmir depreminde daha önce söyledim. Bir kapasite ve talep anlık olarak yarım saat içinde 6 katına çıkıyor ve bu 6 katına çıkan isteği yarım saat içinde sıfır problemsiz bir şekilde karşılayabiliyorsunuz. Ama İstanbul depremi ile alakalı şunu söyleyeyim; bizim deprem ile alakalı çok ayrıntılı AFAD, BTK ve bakanlıklarla çalışma grubumuz var ve çalışma grubu mümkün senaryoları da çalışıyor. Kalın cümleler kurmanın çok lüzumlu olmadığını düşünüyorum. Ne demek istiyorum; depremin şiddeti de burada belirleyici bir noktada olacak. Ancak biz kapasitelerimizi yüzde 50’nin üstünde artırdık. Bunun yanısıra teknolojinin de avantajlarını oluşturmaya başladık. Mesela BiP üstünde acil hal butonumuz var. Bu düğmeye bastığınız vakit sizin en yakın 10 kişiye derhal lokasyon ve sağlık halinizla alakalı derhal bilgi gidiyor. Hatta yeni geliştirdiğimiz teknolojilerle o bölümde GSM kapsaması bir sebepten olmasa bile diğer teknolojilerle etkileşim kurma olanağı geliştirdik. Bunların hepsi bu tür hazırlıkların bir parçası. Bunun üzerine onlarca hazırlık sayılabilirim.”

Erkan, söz hususu acil hal düğmesini İzmir’de 40 bin vatandaşın kullandığını aktararak, 40 bin kişi o düğmeye basarak lokasyonunu ve sağlık halini bildirdiğini, insanların da bilinçlendiğini, telefon hatlarını ne kadar meşgul etmesini bildiğini diğer insanların da buna ihtiyaç duyacağını öngördüğünü söyledi.

Japonya’da bir deprem bulunduğunda GSM şebekesine yalnızca 30 saniyelik mesaj bırakılabildiğini belirten Erkan, “Deprem ciddi bir doğal afet. Bunun şiddeti ve ebatı senaryolar çalışmayı gerektiriyor. Telekom sektörü olarak bilhassa Turkcell olarak tüm senaryoları çalıştık. Ama bunun şiddeti de senaryonun belirleyicisi. İnşallah başımıza bu tür bir şey gelmez biz de bu senaryoları uygulamak mecburiyetinde kalmayız. Ama biz çalışmalarımıza her geçtiğimiz artırarak devam ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

– Rakiplerin 3 katı kar

Erkan, Türkiye Varlık Fonu’nun, Turkcell’i kamuya yakınlaştırmak için değil Turkcell’in global bir değer olması vizyonu ile hareket ettiğini belirterek, Turkcell’in vizyon ve stratejisi ile Türkiye Varlık Fonu’nun girişimci formülü arasında güzel bir sinerji çıkıp yabancı yatırımcılarla bir arada iyi bir vizyonu yaşama geçirmek için önlerindeki bariyerlerin daha azaldığını dile getirdi.

Ortak altyapı hususu ile alakalı her bireyin, Türkiye’nin daha çok fiberleşmesi gerektiğinde hemfikir bulunduğunu ifade eden Erkan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Herkes bunu yapma hususu ile alakalı müthiş bir iradede. Bunu yapmanın gerekliliği hususu ile alakalı herkes altına imza atıyor. Pandemi bunu çok net gösterdi. Bu hususta fikri olmayan insanlar bile bunu biliyor. 5G dediğiniz hususta da daha çok fibere gereksiniminiz var, bir an önce bunu yapmamız lazım. Kamuyla bu hususta aynı yöne bakıyoruz. Bu TVF yatırımı ötesinde milli bir mesele. Bugün yabancı yatırım yapan telekom operatörleri de benzerini istiyor. Bir, eşitlik sağlıyor; iki, bu tür pandemi gibi haller oluştuğu vakit fark yaratan ülkeler geniş bantlarıyla ekonomilerini ayakta tutuyorlar. Bizim de buradan eğitimden sağlığa kadar 5G fiber teknolojilere gereksinimiz var. Şirketlerin hem de kamunun belli bölümü evden çalışıyor, evden çalışıyorsa evdeki internet hızı ve niteliği çok mühim.15 milyar dolar yatırım uygulamak yerine 4 milyar dolar yatırım yapıp kalan 11 milyar doları otomobil, sağlık, eğitim, dijital servisler gibi mevzulara ayırabiliriz.”

Döviz kuru ile alakalı yurt dışı iştiraklerinin pozitif katkısı bulunduğunu, onların da kendi para birimleri bulunduğunu göz ardı etmemek gerektiğini izah eden Erkan, “Onlar da döviz ile çalışmıyor, kimi vakit de orada da oynamalar oluyor. Biz bunu iyi yönetmek mecburiyetindeyız. Bu sefer yel iyi esti, yarın ne olur bilemeyiz. Yurt içi etkilerinde bizim gelirlerimizin dövize etkileri yok. Daha çok bizim yatırımlarımızın dövize etkileri var. Çok başarılı finans idare ekibimiz var. Buradaki riskleri minimize etmek adına çalışmalarda bulunuyor. Döviz hareketliliği bir süredir var esasen ama biz bunu koruduğumuz için lüzum karlılıkta lüzum de yatırımlarda hedeflerimize gidiyoruz. Bugün baktığınız vakit buradaki doğru idare bizim operasyonel anlamda rakiplerimizin 3 katı karlar yaptığımızı da gösteriyor. Bunun esas nedeni doğru finansal riskleri saatinde görüp aksiyon almak. Almaya da devam edeceğiz. İnsanın yaptığı yapacaklarının teminatıdır.”

E-sim’e dair soru üzerine Murat Erkan, “Bizim de parçası bulunduğumuz GSMA’in 4 yıl önce başlattığı bu projenin ilk günden beri testlerinin, prosedürlerinin, teknolojisinin, protokollerinin içindeyiz. Tüm teknik çalışmalarımızı bitirdik. Bu hususta Türkiye’de BTK’nın yaptığı planlama var. Yetkilendirdiği kurum e-sim yapabiliyor. Bu kurumla da çalışmaları bitirdik. Ticari çalışmaları da görüşüyoruz. Ticari anlaşmayı yaptığımız anda lansmanını yapacağız.” yanıtını verdi.

Yaani’ye yönelik soruya da Erkan, şunları kaydetti:

“Aslında bizim iki adet platformumuz var. Birisi Yaani mail, bunun lansmanını hem kurumsal hem bireysel alanda yaptık. Oldukça da iyi taraflardayız. Kullanıcı sayısı 1 milyonu geçti. Yaani arama motoru da her geçtiğimiz gün arama artıyor. Bu hususta da inceleme geliştirme ekiplerimizden çok yoğun kaynak ilettik. Çünkü biz şunu gördük ki Türkiye’nin kendi arama motoru yarın çok daha mühim misyonlarda yer alacak. Biz şunları yaptığımız vakit herkes söylüyordu ki niye atomu bir daha keşfediyorsunuz? Şimdi herkes gördü ki yerli milli mail uygulamasının ne kadar mühim bulunduğunu. Arama motoru için de, dünyada her gün, bu dijital savaşlar oluyor, bir yer kapatıyor öbürü açıyor, dijital vergiler geliyor, çok ilginç ama benim aşamaya da çok eğlenceli bir devreye giriyoruz. Biz de burada doğru pozisyondayız. Bu sosyal dijital ortamın tekrar tasarım edilmesi bizim yaptığımız yatırımların su yüzüne daha çok çıkmasına vesile olacak. İyi gidiyoruz, yatırımlara devam ediyoruz. Sonuçları da almaya başladık. Arama motorunda modüller var. Şu anda biz tüm modülleri geliştiriyoruz. Büyük oranda iki çeyrek sonra falan çok daha kuvvetli, tamamiyle yerli bir arama motorumuz olacak.”

– Sosyal medya planlaması

Murat Erkan, dünyada, Türkiye’de yapılan bu sosyal medya planlamasının, tüm ülkelerin, yaptığı uygulamak üzere bulunduğu planı değiştirdiğini belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Veri hususu ile alakalı çok kritik mevzu bu mevzuyla alakalı de geçerli. Biz bunun yapılmasını fazlasıyla destekliyoruz. Bu şirketlere, diyelim ki müzik platformları, video platformlarına karşı handikaplı haldeydik. Daha çok vergi veriyorduk ve yurt dışında olsak vermeyeceğimiz vergileri Türkiye’de daha çok ödüyorduk. Biz dedik ki bunu eşitlemesi lazım. Nispeten eşitlendi. Hala biz bir oran daha handikaplıyız. Yurt dışında bunu görmüyoruz. Jamaika’da bu servisleri lanse ettik ama Turkcell iş birliğiyle lanse ettik. Oradaki mobil operatör Digicel, bu ürünleri kendi ürünüymüş gibi lanse etti. Tüm bilgileri de Jamaika’da tutarak lanse etti. Dolayısıyla tüm kuralları bilerek yaptık biz bunu. Türkiye bu hususta çok içten söylüyorum, cennet. Hem finansal anlamda, vergisel anlamda hem de operasyonel anlamda. Bu anlamda biz dünyaya servisler ithal eden şirket olarak, GDPR’ından yani dünyadaki kişisel bilgileri koruma kanunundan vergi planlamasına kadar çok net olarak söylüyorum dayak yiye yiye şunları yapıyoruz.”

– “Mobil teknolojiler hususu ile alakalı da değişim derhalyız”

Murat Erkan, GSMA idare kurulu delegesi olarak, dünyadaki tüm büyük oyuncuların oturduğu masada oturan bir kişi olarak her bireyin 5G yatırımlarını gördüğünü ifade ederek, dünyada 5G’de tedarik sıkıntısından ziyade 5G’nin iş planı içeriğine işaret etti.

Fransa’da İtalya’da milyar avro sunarak lisans alan firmaların yatırım yapacak finansman bulamadığını açıklayan Erkan, Uzakdoğu’da vesaire yatırım yapan firmaların da bunun üzerine çalışan çözümleri netleştirmiş halde olmadığını söyledi.

Erkan, hepsi bir araya koyulduğunda tedarik sıkıntısından ziyade iş modellerinin sektörlere çok doğru oturduğunu, örneğin sürücüsüz araba, nesnelerin interneti, suni zeka gibi teknolojilerin daha çok gelişmesi gerektiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Ama bizim Superbox gibi 5G platformu geldiği vakit net bir iş planı olan işlerin de önünü açacağını düşünüyorum. Ama bilhassa bu mobil teknolojiler hususu ile alakalı da değişim anındayız. Aynı şeyi araba için de söylemiştim. Elektrikli araba, otomotiv piyasasında bir değişim anı. Bu dönemlerde bu işlere girmek lazım. Bizim de tam bu dönemde yerli ve milli yatırımlara odaklanmamız lazım. Çünkü bir şeyler oturduktan sonra girmek çok zor. Cep telefonu işinden numune vermek gerekirse, Apple bu işe girdiği vakit bamdiğer bir şeyle geldi. O sürenin piyasa liderleri bugün yok bundan sonra. Nokia piyasa lideriydi. Bugün Nokia telefon kullanan var mı? Yok. Endüstri değişti, bundan sonra ekranlı ve telefonu burada buraya çeviren teknolojiler gelince kaçırdınız teknolojiyi. Elektrikli araba da öyle bir şey. Siz hala dizel fosil yakıtlı arabayla uğraşırsanız bu dönemde bu iş çok zor. Dönüşüm anlarında işlere girmeniz lazım. Finans dünyası dijitalleşiyor, biz o vakit bu işe giriyoruz. Yoksa herkezin bildiği eski finans sistemi olsa niye o işe girelim? Zaten devleri var, nasıl mücadele edelim? Ama değişim anlarında bu tür şirketler, bu tür avantajlar çıkarabiliyor.”

5G ve ardından bu tür bir devreye girildiğini altını çizen Erkan, “Çok ilginç firmalar çıkacak. ‘Türkiye’den de niye çıkmasın?’ diyoruz. Yoksa herkezin bildiği 2G’deki 1G’deki baz istasyonu teknolojisi ile 5G ile 6G ile mücadele etmek çok basit değil.” dedi.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri