EkonomiGenelGündem

TMO Genel Müdürü Güldal´dan Güzel Haber

prak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, tarımda iyi bir üretim devresi geçirildiğini ve 2020'nin geçtiğimiz yılden daha iyi bir devre olacağını belirterek, "2020'de bir evvelki yılye göre hububat rekoltemiz ürünlere göre değişiklikliğe uğramaz üzere yüzde 5-8 daha yüksek. Önceki yılsinin ortalaması üstünde bir verimle karşı karşıyayız." dedi.

Abone Ol  
 
64 / 100

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, tarımda iyi bir üretim devresi geçirildiğini ve 2020’nin geçtiğimiz yılden daha iyi bir devre olacağını belirterek, “2020’de bir evvelki yıla göre hububat rekoltemiz ürünlere göre değişiklikliğe uğramaz üzere yüzde 5-8 daha yüksek. Önceki yılın ortalaması üstünde bir verimle karşı karşıyayız.” dedi.

Türkiye tarımının yol haritasına katkı sağlamak hedefiyle Turkuvaz Medya Grubu ve Para Dergisi’nin Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde “Tarım Ormanın Geleceği Webinar Serisi ve Zirvesi” düzenlendi.

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, etkinlikte yaptığı konuşmada, tarımın sürdürülebilirliği amacıyla yapımcının ürettiği ürünlerden gelir elde etmesi gerektiği belirterek, “TMO’nun üretimin devamlılığı amacıyla, hasat devresinden evvel ürün fiyatlarını belirleyip açıklaması elzemdi. Bunu son 2-3 yıldır geleneksel duruma getirdik.” dedi.

Çiftçilerin maliyetlerini hesaplayarak bu değerleri belirlediklerini izah eden Güldal, “Üreticimizin memnun olacağı şekilde maliyet ve iç-dış pazar analizlerini yapıyor, bir evvelki yılın alım fiyatlarıyla mukayese ediyor, rekolteye bakıyoruz. Üreticinin ileriki yıl ekmesini teşvik edecek bir fiyat politikası belirliyoruz.” diye konuştu.

“Ortalamanın üstünde bir verimle karşı karşıyayız”

Son iki yılda yapımcıların belirtiler fiyatlarla alakalı bir problem yaşamadığını sık sık dile getirdiğine işaret eden Güldal, “2020’de bir evvelki yıla göre hububat rekoltemiz ürünlere göre değişiklikliğe uğramaz üzere yüzde 5-8 daha yüksek. 2020 senesi geçtiğimiz yıldan daha iyi bir devre olacak. İyi bir üretim devresi geçirdik. Doğal afetlerden çok etkilenmeden, rekoltelerde büyük kayıplar vermeden, nitelikte problem yaşamadan evvelki yılların ortalaması üstünde bir verimle karşı karşıyayız.” dedi.

Güldal, stoklamanın kamuoyunda olumsuz değerlendirilen bir kavram olarak öne çıktığını, fakat tarım ürünlerinin 12 ay süresince tüketicilerin istifadesine sunulması amacıyla belli şartlarda stoklanması ve muhafaza edilmesi lüzumluluğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“4,2 milyon tonluk stoklama yapabileceğimiz TMO’nun depo kapasitesi mevcut. Bunun dışında bilhassa son yıllarda giderek ehemmiyet kazanan lisanslı depoculuk sistemi var. Bu, aşağı yukarı 6 milyon tonluk bir kapasite ulaşmış halde ve giderek artıyor. 2023 yılına kadar 10 milyon ton seviyesinde depolama kapasitesine ulaşacak.

Bazı ürünlerde ürünü alıp satmamak hedefli depolamak bizim radarımızda bulunuyor. Biz bu hususta kurumumuzun misyonu gereği izin vermeme noktasında çok ciddi hassasiyetimiz var.”

Salgın devresinde dünyada çoğu market rafının boş kalırken, Türkiye’de market raflarının ise en çok yarım saat boş kaldığını altını çizen Güldal, “Bu Türkiye’nin çok kuvvetli bir altyapının ve sektörün olduğunu gösteriyor. Üretim devam etti, fabrikalarımız çalıştı. Besin perakendecisi, nakliyecisi, tedarikçisi üstüne düşen vazifiyeti yaptı. Fiyatlarda da rastgele bir anormallik yaşatmadan süreci yürüttüler.” dedi.

“Toplam tarım finansmanı miktarı 120 milyar TL”

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş de lüzum bakanlığın lüzum halkın sağduyusuyla salgın devresinde tarlada çiftçilerin çalışabildiğini belirterek, “Lojistiğimiz çok iyi çalıştı ve nihai tüketicilere besinleri ulaştırabildi. Dağıtımda ve aynısı konularda çok büyük bir problem yaşanmadı.” dedi.

Tarımın artı değer veren, ithalatı dış alımından daha az olan bir sektör olduğunu altını çizen Ateş, “18 milyar dolarlık bir dış alım var. İthalat düştükten sonra 5,5 milyar doların üstünde net bir girdi kalıyor. Bu çok daha artırılabilir.” diye konuştu.

Ateş, Türkiye’de toplam tarım finansmanı miktarının haziran sonu itibarıyla 120 milyar TL olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Özel sektörün sağladığı 33 milyar TL’lik bir finansman söz konusu. Gururla ifade ediyorum ki, bu finansmanın 16 milyar TL’sini Deniz Bank olarak biz temin ediyoruz. 600 bini kredili olmak üzere 1,2 milyon çiftçimizin bankamızda hesabı bulunuyor.

Çiftçilerimizin tarım girdilerine direk ulaşmaları, vade farksız ve mühim maliyetlere uğramadan bunları elde etmesini sağlamak gayesindeyiz. Tarımsız Türkiye düşünülemez. Genellikle ülkemiz amacıyla tarım vazgeçilmezdir.”

“Nasıl ki KOBİ’ler ekonominin can damarını ve dokusunu meydana getiriyor ise tarımda da aile işletmeleri aynı şekilde öne çıkıyor.” ifadelerini kullanan Ateş, “Ölçekleri büyütmemiz gerekiyor, daha ileri işlenmiş besinlerle enlemesine entegrasyonu sağlamamız lazım. Aile işletmelerinden katiyen vazgeçemeyiz. Onların bilgi birikimini, genç nüfusunu kırsalda tutup üretime katkıda bulunmaları yalnızca tarım sektörü amacıyla değil ülkemizin genel sosyolojik yapısı amacıyla de son derece hayati.” diye konuştu.

Etiketler

Admin

Ajans Haberlerini Naklen Sizlere Aktarıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri