GündemSağlık

Sonbaharda güçlü bağışıklık sistemi için postbiyotikleri artırma yöntemleri

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Prof. Dr. Vedat Göral, koronavirüs salgını nedeniyle hastalığa yakalanmamak için bağışıklık düzeneğinin kuvvetlendirilmesi gerekliliğini söyleyerek prebiyotik, probiyotik ve postbiyotiklerin diyette ihmal edilmemesi gerekliliğini vurguladı.

Abone Ol  
 
60 / 100

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Prof. Dr. Vedat Göral, koronavirüs salgını nedeniyle hastalığa yakalanmamak için bağışıklık düzeneğinin kuvvetlendirilmesi gerekliliğini söyleyerek prebiyotik, probiyotik ve postbiyotiklerin diyette ihmal edilmemesi gerekliliğini vurguladı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden oluşturulan bildirimde görüşlerine yer verdiği Göral, “Postbiyotikler, kan basıncını ve iltihabı azaltır, barsak işlevlerini düzenler. Probiyotik mikroorganizmalar, prebiyotiklerle beslenir ve bunun neticesinde da postbiyotikler (enzimler) meydana çıkar. Vücutta postbiyotik yapımını artıran gıdalar; elma sirkesi, üzüm pekmezi, tereyağı, peynir, mantarlar ve yoğun lifli gıdalardır.” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgını nedeniyle hastalığa yakalanmamak için bağışıklık düzeneğinin kuvvetlendirilmesi gerekliliğini belirten Göral, prebiyotik, probiyotik ve postbiyotiklerin diyette ihmal edilmemesi gerekliliğini vurguladı.

Postbiyotikler’in, probiyotik bakterilerin ürettiği metabolik yan ürünler bulunduğu verisini veren Göral, “Postbiyotikler, probiyotiklerin yan ürünleri olup, çoğu enzimden oluşuyor. Postbiyotikler, sindirimden sonra döneme girerler.” verisini verdi.

– Gereksiz ilaç tüketimi yararlı bakterileri azaltır

Göral, “Postbiyotiklerin oluşması için probiyotikler, vücudunuzda doğal olarak hayat sürdüren canlı yararlı yani iyi bakteri ve mayaların bir kombinasyonudur. Takviye olarak alınabilirler. Fakat fermente gıdalarda da doğal olarak bulunurlar. Bağırsaklarda, normalde hem iyi ve hem de kötü bakteriler vardır, bu bakterilerin adedi trilyonları bulabilir.” ikazında bulundu.

Probiyotiklerin bedenimizin sağlıklı kalmasına ve iyi işlevini gerçekleştirmesine yardımcı olan iyi bakterilerden oluştuğunu dile getiren Göral, “Bu iyi bakteriler, kötü bakterilerle savaşmak da dahil olmak üzere, çoğu açıdan yardımcı olur ve kendimizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Probiyotikler, özellikle, akut ishallerde, huzursuz yani mutsuz barsak hastalığında, aşırı barsak gazı olanlarda, alerjik ekzemada, kabızlıkta, ağır antibiyotik kullanılacaksa bağırsak florasını güvenliğini sağlamak için ve sepsisde, tedavi için kullanılır.” dedi.

Doğal olarak probiyotik sahibi olan gıdalar hakkında bilgi veren Göral, bunun yoğurt, kefir, lahana turşusu, salatalık ve sarımsak turşusu gibi birtakım ürünlerde bulunduğunu ve bunun dışında probiyotiklerin eczanelerde probiyotik kapsül, probiyotik tablet ve probiyotik şase şeklinde de bulunabildiğini belirtti.

– Çiğ gıdalarde daha çok prebiyotik var

En mühim prebiyotik kaynaklarının soğan ve sarımsak bulunduğunu aktaran Göral, şunları aktardı:

“Özellikle çiğ olarak tüketilen gıdalarda, pişmiş gıdalara göre daha çok prebiyotik vardır. Bu sebeple soğan ve sarımsak çiğ olarak tüketildiğinde daha çok prebiyotik alınmış olur. Bir diğer prebiyotik kaynağı ise, pırasa, tahıllar ve kuşkonmaz da, mühim prebiyotik kaynaklarındandır. Prebiyotik kaynağı meyveler arasında, muz ve elma gelmektedir. Muzun, prebiyotik tesirleri haricinde de sindirime yardımı vardır.”

– Kanser, obezite ve damar hastalıklarına pozitif tesir ediyor

Prebiyotiklerin de insan sağlığı üstünde öneme değer bir tesire sahip bulunduğunu kaydeden Göral, “Bu özelliklerinden ötürü prebiyotikler, kanser, damarsal hastalıklar, obezite ve zihinsel bozukluklara karşı, insan hayat niteliğini tedavi etmek için çekici ajanlar durumuna geliyor.” açıklamasında bulundu.

Özellikle, barsak gazlarında, karın şişliğinde ve gazı azaltmada prebiyotiklerin tesirli bulunduğunu ifade eden Göral, şunları ifade etti:

“Ayrıca mutsuz yani huzursuz bağırsak hastalığında, sendromların iyileşmesi üstüne pozitif tesirleri var. Prebiyotikler, bağırsakların derli toplu ve sağlıklı çalışmasını sağlarlar. İyi bir prebiyotik mide asidi doğrultusundan parçalanmamalı, enzimler doğrultusundan farklılığa uğramamalı ve sindirim sisteminde emilmemelidir. Bağırsak mikrobiyatası doğrultusundan, fermente edilebilir ve böylece, bireyin sağlığını korur. Bağırsaklarda, mikroorganizmaların bileşimini ve işlevini düzenler.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri