Ekonomi

Schneider Electric, koronavirüs salgını sonrası sanayide güçlenmenin yol haritasını paylaştı

Schneider Electric, Kovid-19 kriziyle beraber iş dünyasının ana gündeminde yer alan "yeni normale hazırlık" amacıyla 4 esas adımdan meydana gelen bir yol haritası yayınladı.

Abone Ol  
 
59 / 100

Schneider Electric, Kovid-19 kriziyle beraber iş dünyasının ana gündeminde yer alan “yeni normale hazırlık” amacıyla 4 esas adımdan meydana gelen bir yol haritası yayınladı.

Firmadan oluşturulan bildirime göre, Schneider Electric Grup Başkanı ve Global Üst Yöneticisi (CEO) Jean-Pascal Tricoire liderliğinde, şirketin 180 senesi aşkın tecrübesi ve 100’ü aşkın ülkede dijitalleşme, enerji idaresi ve otomasyon bölümündeki başarılı çalışmaları tarafında hazırlanan yol haritasında emniyet ve iş birliği gibi esas faktörlere de ilgi çekildi.

Enerji idaresi ve otomasyonun dijital dönüşümünde dünya genelinde eksper olan Schneider Electric, Kovid-19 küresel salgınının sonrası yeni normale dair çözüm önerilerini sahibi olan 4 esas aşaması paylaştı.

Tüm dünyada endüstrilerin yaşadığı dönüşümü hızlandıran bu proses, dijitalleşme bölümünde gelişimi mecburi kılıyor. Kurumların bu dönüşüm amacıyla gereksinim duydukları çeviklik, elastiklik ve verimliliği sağlamak fakat dijital çözümlerle olası. Pandemi dehemmiyetinde dijitalleşme bölümünde lider kurumlar operasyonlarını kesintisiz sürdürdü ve hem çalışanlarının hem de paydaşlarının emniyetilirğini koruma altına almayı başardı. Bu da dijitalleşmeye olan ilgiyi artırdı. Kriz dehemmiyetinde bu hususta geride kalan kurumlar bugün bu alana yatırım yaparak arayı kapatmayı amaçliyorlar. Schneider Electric, bu sürecin doğru yönetilebilmesi amacıyla emniyet, iş birliği ve yeni kuşak dijital teknolojilere olan gereksinime ilgi çekiyor.

Açıklamada görüşlerine yer verdiği Schneider Electric Grup Başkanı ve Global Üst Yöneticisi (CEO) Jean-Pascal Tricoire, mevzuya dair şu değerlendirmede bulundu:

“Salgın bir kez daha gözler önüne serdi ki bir kurumun kriz hallerinde elastik ve çevik olabilmesinin altın anahtarları emniyet ve iş birliğidir. Sağlık riskleri korku ve kuşku yaratırken, kriz esnasında başarılı olan ülkeler, toplumlar ve şirketler en yüksek emniyet standartlarını sağlayanlar ve emniyet ağlarını yaratanlar olmuştur. Bu emniyetin yanı sıra ülke ve bölge bazında yöneticilerin de kendi kararlarını alabilmek üzere yetkilendirilmesi, süreci hızlandırmıştır. Bu sayede elastiklik kazanarak, koşullara daha süratli cevap verdik ve daha süratli performans gözler önüne serdik. Kriz boyunca birbirimize emniyeterek, prosesleri sadeleştirerek ve mikro idareden kaçınarak çoğu ilişkimizi güçlendirdik. Bu dersleri almamız ve buna göre gelecekteki çalışma yöntemlerimizi geliştirmemiz gerektiği inancıyla da yeni normale dair önerilerimizi iş dünyasına sunmayı amaç edindik. Güven, dayanışma ve dijitalleşmenin hayati ciddiye sahip bulunduğu bu yeni dehemmiyetden bu sayede hep beraber güçlenerek çıkabileceğimize inanıyoruz.”

Şirketin 180 senesi aşkın köklü tecrübesi ve Kovid-19 sürecindeki başarısı ispatlanmış çözümleri tarafında hazırladığı yol haritası ise 4 esas aşaması içeriyor.

– Her şeyi ‘uzaktan’ yönetebilmek

Uzaktan bağlantı ve izleme teknolojileri daha çok elastiklik, daha emniyetilir çalışma şartları ve daha yüksek civarda emniyet sağlıyor. Operasyonların kesintisiz olarak devam etmesini, sosyal uzaklık protokollerine uyulmasını olası kılıyor. Kriz esnasında çoğu sektörde çalışanlar sahada vazife yapamadı ve bu hal operasyonlarda gecikmelere namacıyla oldu. Oysa zenginleştirilmiş gerçeklik ile operatörler makineleri uzaktan izleyebilir ve arızaları tespit edebilir. Sanal gerçeklik ile operatörler sanal eğitim alabilir ve sahaları fiziksel olarak orada bulunmadan ziyaret edebilir. Böylece insan emniyetilirği rizikoya edilmeden de operasyonlar sürdürülebilir.

Uzaktan idare teknolojileri, proses ilerletmek ve çalışanları yetkilendirmek yönünden da faydalar sağlıyor. Simülasyon ve zenginleştirilmiş gerçeklik gibi teknolojiler problemlerin daha süratli çözülmesine imkân sunuyor. Bu teknolojiler operasyonları daha çok desteklerken, iş birliklerini güçlendirmeyi ve sahada çalışanların dünyanın detaylı yerlerden eksperlara bağlanarak tecrübe ve eksperlıklarından faydalanmalarını da olası kılıyor.

– Esnekliği öncelikli kılmak

Toplum, ekonomi ve etraf kaynaklı krizleri aşmak amacıyla elastikliği çoğaltmak şirketlerin esas önceliği olmalı. Kurumların bu anlamda üç faktöre odaklanmaları gerekiyor: Bağlanabilirlik, öngörülebilirlik ve önlenebilirlik. Bugün bağlantı, izleme imkanı sağlarken, operatörler program ve analitikler vasıtasıyla problemleri öngörebiliyor ve işaretlenen problemleri, kesinti gerçekleşmeden onarılmaları amacıyla servise yönlendirebiliyor.

Fakat bir tesisin sağlamlığı tesisteki en zayıf nokta kadardır. Her şirket şebekeye erişim, güç dağıtımı, bina idaresi, IT idaresi ve proses idaresi dahil bir değer zincirinin kombinasyonudur. Bu bağlantılardan rastgele birindeki kesinti, elastikliği azaltacaktır. Bu amaçla zincirin tamamında otomasyon ve analitikler uygulanmalıdır. Otomasyon ile sorunlar, insan müdahalesi olmadan ulusal civarda çözülebilir. Analitikler ile nerede servis gerekliliğini tespit etmek amacıyla tesisten bilgiler çekilebilir.

– Verimliliği hızlandırmak

Verimlilik endüstri amacıyla her vakit kritik ciddiye sahip olmuştur. Fakat Kovid-19 krizinin sonrası endüstriler maliyetleri azaltmanın yollarını ararken, bu husus daha da ehemmiyet kazandı. Dijitalleşme verimlilik demektir, verimlilik de entegrasyonun dört ekseniyle elde edilebilir.

Öncelikle enerji ve otomasyonun entegrasyonuyla verimliliğin iki esas bileşeninin elde edilmesi gerek. Bunlar; enerji ve proses. Bu, maliyetleri azaltırken karbon emisyonlarını ve kaynak kullanımını azaltır.

İkincisi uç nokta ile bulutun dikey entegrasyonu, bilgilerin gerçek vakitli olarak erişilebilir ve şeffaf olabilmesi amacıyla tesisteki her nokta üretim katından yukarı doğru bağlanır.

Üçüncüsü hayat döngüsü entegrasyonu, dizayn ve binadan işletme ve bakıma kadar sermaye maliyetinden işletme maliyetine geçişte bütün kesinti ve verimsizlikleri ortadan kaldırır. Bu, problemsiz bir şekilde beraber çalışma ve bilgilerin hayat döngüsü bütünlüğünü sağlar.

Sonuncusu ise bir şirketi tesis tesis, saha saha yönetme şeklinden çıkıp enerji ve kaynak kullanımı ile alakalı büyük resmin görülebileceği Birleşik Operasyon Merkezi entegrasyonu. Böyle bir sistem, bütün firmaların tesislerini global ölçekte değerlendirmesini sağlayabileceği gibi kusursuz bir kıyaslama ve optimizasyon fırsatını da yanında sunar.

– Sürdürülebilirliğe odaklanmak

Nüfus artışı, yükselen şehirleşme ve yüksek nüfus yoğunluğunun neticesi olarak meydana çıkan Kovid-19 ve iklim değişimi, toplumu tehdit eden esas unsurlar. İnsanlar yaşanan bu proseste sürdürülebilir bir dünyaya olan ihtiyacın daha çok farkına varıyor. Global sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlamak amacıyla oluşturulan çalışmalarda ivmeyi çoğaltmak gerekiyor.

Sürdürülebilirlik yolculuğu ise dijitalleşme ile başlar. Verimlilik optimizasyonu amacıyla her şeyin ölçülmesi gereklidir. Enerji ve kaynak kullanımı bilgilerini kullanarak şirketler verimlilik, elektriklendirme, döngüsellik ve karbondan arındırmaya odaklanmış, uygulayabilecekleri ve tekrarlayabilecekleri bir strateji geliştirebilir. Sürdürülebilirlik yolculuğu bitiş çizgisi olmayan bir maratondur. Her şirket hareketlerini yürütürken muhakkak daha iyi ve daha sürdürülebilir olabilir.

Etiketler

Admin

Ajans Haberlerini Naklen Sizlere Aktarıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri