Genel

Sanatçı Müfit Can Saçıntı: Dizi sektörü Türkiye’deki hiçbir sektörün başaramadığını başardı

Oyuncu, yönetmen ve senarist Müfit Can Saçıntı, dizi ve film sektörü ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde sektörün yaşadığı değişimleri anlattı.

Abone Ol  
 
55 / 100

Oyuncu, yönetmen ve senarist Müfit Can Saçıntı, dizi ve film sektörü ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde sektörün yaşadığı değişimleri anlattı.

“Mandıra Filozofu”, “Yengen ve Şengen”, “Yaşamak Güzel Şey”, “Babamın Ceketi” ile Kovid-19 kısıtlamaları nedeniyle zor koşullarda çekilen “Maskeler de Düşer” filmlerine imza atan Saçıntı, Yüreğir Belediyesi doğrultusundan yaşama geçirilen Film Akademisi’nin açılışı için geldiği Adana’da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

“Şu an yeni projeleriniz var mı, anlatır mısınız?”

“Şu an proje yapacak halde değiliz. Korona belimizi kırdı. Tüm sektörlere darbe vurdu, sinema, tiyatro, müzik, sahne sanatları, dizi sektörü dahil. Çok sorunlu bir vakitç. O vakitçte ben bir şey çeksek, self servis bir film çeksek, sosyal uzaklığı koruyarak diye her bireyin kendi sahnelerini çektiği bir film yaptım. ‘Maskeler de Düşer’ diye. İnternete koyduk ama açıkçası internette de beklediğimiz ilgiyi göremedik.

Şu an korona yüzünden bir şey üretemiyoruz. Kafada üretsek de aslında üretemiyoruz. İlk gösterimini ‘sanal gala’ diye duyurduk. Ücretsiz gösterdik ve aynı anda 12 bin kişi canlı izledi. Sonra 2 aydır 2,5 lira gibi cüzi bir miktarla izlettirmeye çalıştık. Aylık 1500 kişi de ücretli izledi. Şu an 14 bin seviyesi kişi izledi. Bir vakit sonra dijital platformlara satamazsak YouTube’a ücretsiz koymayı düşünüyorum.

Şu an yalnızca hayal edebiliyoruz. Kafada proje üretebiliyorum, gerçek hayatta üretemiyoruz. Gerçekten her şey çok sorunlu. Örneğin günlük ortalama seyirci sayısı oturum başı 2,5’a düşmüş. Nereden nasıl üreteceğiz. Bir kabare yapayım diyordum şimdi seyirci sayısı 3’te 1’e düşmüş. Salon kiraları düşüyor mu, yok. Tam tersine birtakım belediyelere ait salonlara zam yapılmış. Nasıl üreteyim, niye üreteyim?”

“Sağlık çalışanlarına organizasyonlarımda hayat boyu indirim düşünüyorum”

“Kovid-19 salgınıyla mücadelede büyük bir yükü omuzlayan sağlık çalışanlarına birtakım vaatleriniz vardı, bahsedebilir misiniz?”

“Hala normal vakitde dönemediğimiz için eğitim öğretim seksiyonünde da talep oluşturulursa, ilgisi olan varsa, senaryo, kompu ve yönetmenlik kursu gibi şeyler sağlık çalışanlarına bu tür bir vefa borcu ödemek istiyorum kendi adıma.

Onun dışında gösterilerimizde nasıl öğrenci indirimi oluyorsa sağlık çalışanı indirimi gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Şu an tam sözümü yerine getiremiyorum, gösteri de yapamıyoruz. Sözümüz söz, sağlık çalışanlarına bundan sonra hayat boyu, kendi yaptığımız bütün organizasyonlarda indirim düşünüyorum.”

“Dizi sektörü Türkiye’deki hiçbir sektörün başaramadığını başardı”

“Türk dizileri, ABD’den sonra en çok ihraç edilen projeler durumuna geldi, bu hususta düşüncelerinizi alabilir miyiz?”

“Zaman vakit onları geçen oldu. Esasında dizi sektörü Türkiye’deki hiçbir sektörün başaramadığını başardı. Dünyada birinci olduğumuz dönemler de oldu. ABD ve Brezilya bir ve ikiydi, biz neredeyse amatör kümedeydik sonra geldik, gerilerden süper ligde şampiyon olduk, yani dünya kupasını aldık.

Sonra ne oldu kendi ayağımıza sıktık. Senaryoları yüzde 80 ucuza mal edebilmek için Kore uyarlamalarına başladık. Öyle bir noktaya geldik ki bugün bizi bir Kore senaryosu uyarlaması filmimiz Oscar yarışında temsil etmeye çalışacak. Niye yaptık bunu, senarist mi yok bu topraklarda, öykü mi yok? Bu toprakların kültürünün öyküsünün kaçta kaçı Kore’de var. O vakitte rakamlarla uyduruyorum Türkiye’de senaryo 15-20 bin liraysa Kore senaryosunu 3 bin liraya alıyor. Bir milyonluk bütçe ama bu kadar ufak hesap olmaz. Oradan 10 bin lira kar edeceğim diye gidiyorsun Kore senaryosu alıyorsun. Bir açıklama daha yapıyorlar, ‘Önümüzü görebiliyoruz. Kore’den hazır alınca 100 seksiyon sonrasını görebiliyoruz’ diye. Sonuçta o üstünlüğü kaçırmadıysak bile durup dururken Korelileri ortak ettik işe. Biz kazanırsak Koreliler de kazanmış sayılacak.”

“Başka ülkelerden senaryo almamak için yerli senaryolara destek verilmesi konusu ile ilgili bir çalışma yapılmalı mı?”

“Kapitalist sistemde patrondan bunu bekleyemezsin. Ben bunu konuşurken de eleştirmek, kızmak için değil, teşhis olarak söylüyorum. İki tercih sebepleri var birincisi ucuz diye. Ama devlet olarak denilebilir ki yapımcıya, Sen yerli senaryo yaparsan şu vergide yüzde 10 indirim yapacağım.’ Cazip duruma getirirsen devlet olarak o da yerli senaryoyu tercih edeyim diyebilir.”

“Kendi ismimle çağrılınca şaşırıyorum”

“Mandıra Filozofu olarak tanınıyorsunuz, bu tür tanınmak hoşunuza gidiyor mu?”

“Çok normal. Bir dizide oynadık, oradan hasbelkader bir şöhret yakaladık. Kendi adımla oynamadım ki halk da haklı olarak ne gördüyse öyle tanıdı. Beni Müfit diye tanıyanlar oluyor, Müfit deyince şaşırıyorum. Müfit bey diye hitap ettiklerinde nereden biliyorsunuz aşaması diyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar, hiçbir şikayetim yok çok memnunum, çok normal. Dediğim gibi kendi ismimle çağrılınca şaşırıyorum. İsmimi nereden biliyorlar diye.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri