GenelGündemSağlık

Sağlık Bakanı Koca: Her vaka hasta değildir

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde oluşturulan Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Abone Ol  
 
78 / 100

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi’nde oluşturulan Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Arzu edilen ve insanlığı aynı şekilde ilgilendirecek gündem değişikliğinin şimdilik gerçekleşmediğini altını çizen Koca, “Şu ana dek, aşağı yukarıya 33 milyon insana virüs bulaştı, bir milyonu aşkın ölüm gerçekleşti. Avrupa’da vaka rakamlarında artış var. Dünya Sağlık Örgütü, salgında hayatını kaybedecek insan adedinin 2 milyonu bulabileceğini ileri sürüyor.” verisini verdi.

Koca, kendisinin de vakit vakit paylaştığı, bir anlamda küresel ölçekli koronavirüs tablosu bilgilerinin, devletlerin Dünya Sağlık Örgütüne yaptığı resmi beyanlarını temel aldığını söyleyerek, söz hususu rakamların teşhis edilmiş olanları içerdiğini söyledi.

Dünyanın vaka teşhisinde yeteri kadar atak ve kararlı, hem de hevesli olmadığını ifade eden Koca, “Böyle olunca, salgına karşı lüzumlu ataklığı gösterenler aleyhine neticeler çıkarılabilecektir. Dünya nüfusunun bu denli dinamik bulunduğu bir çağda yaşanan bir salgında kaygı verici olan, teşhis edilen vakalar değildir. Endişe verici olan, vaka teşhis edilmemesidir. Salgında gözle görülmeyen her risk, izole edilmiş riskten çok daha çok korkutucudur.” ikazında bulundu.

Bakan Koca, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Aziz vatandaşlarım, şayet aziz ülkemiz hakkında şu ya da bu spekülasyon varsa, mevzuya bu tür bakmalısınız. Amacı hastalıkla etkin mücadele olan vakaya ulaşır. İlerlemiş vakanın başvurusunu beklemez. Salgını, bir nevi doğal seyrine bırakmak ve yalnızca aşıya odaklanmak yerine, mücadeleyi günü gününe verir. Bunun örneği işte Türkiye’dir.

Bu dönemde sosyal davranışlarımız değiştiği gibi ruh durumlarımız, psikolojilerimiz de değişti. Bazı konularda düşünce birliğine daha basit ulaşıyoruz, birtakım konularda düşünce birliğine ulaşmakta zorlanıyoruz. Belirsizlik karşısında toplumda kaygı, münakaşalı bir hava olması olağandır. Bunun aşılabilir düzeyde tutulması, birlik ve beraberlik ruhuna zarar vermemesi mühimdir. Herkes bir yorum, bir problem ileri sürebilir, diğer kaygılar meydana koyabilir. Bu noktada unutulmaması gereken, toplumun ortak bir meselesini ele aldığımız, bunu yapar iken de toplumun görünen ya da çıplak gözle görülmeyen çıkarlarını korumamız gerektiği gerçeğidir. Yapılan eleştirilerde pergelin bir ayağı bu noktada olmalıdır. Pergelin bir ayağı buradaysa diğer ayak istediği kadar geniş daire çizebilir.”

“Birçok yerde aşağı yukarıya yarı yarıya bir düşüş sağladık”

Bakan Koca, birtakım iddialara da yanıt vereceğini ifade ederek bu iddiaların sağlık çalışanlarının tepeden tırnağa ter döktüğü, test adetlerinin arttığı, vakaların ilişkilileri için seferber bulunduğu, salgınla mücadelede mahalli tedbirlerin devreye sokulduğu, il il dolaşmaya başlanılan bir dönemde ileri sürüldüğü değerlendirmesinde bulundu.

Koca, şunları kaydetti:

“Herkes biliyor ki virüsün son tırmanışından sonra çoğu yerde aşağı yukarıya yarı yarıya bir düşüş sağladık. Aşı için önümüzde 2-3 aylık vakit kaldığı da düşünülürse tünelin ucu ve ışık göründü. Bazıları bu tünelden, emek vermeden, sırf konuşarak başarılı çıkmak istiyor ve hazır alaca karanlıktayken yarın unutulacak birtakım iddialar ileri sürüyor. Bu yolun emekçilerinin yanıt hakkı vardır. Bu, tedbirlere uyan ve devletine net itimat duyanların da hakkıdır.

Onlar adına konuşacağım. Her şeyden evvelce kelimeleri yerli yerinde kullanmak gerekir. Salgınla beraber hayatımıza giren birtakım kelimeler oldu. Aşı hususu ile alakalı katedilen yol, bu kelimelerde birtakım değişikliklere yol açtı. Artık dalgalardan, piklerden değil, tedaviden, bağışıklıktan bahsediyoruz. Testten ve vakadan bahsederken, şimdi daha çok taşıyıcıdan, hastadan, ağır hastadan söz ediyoruz.

Şunu bilmemiz gerekiyor. Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı durumda hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoğunluğu şunlar oluşturuyor. İz sürücüler olan filyasyon ekiplerimiz ağırlıkla şunları teşhis ediyor. Bu şahıslara asemptomatik pozitifler diyoruz. Bunların salgın yönünden ehemmiyeti, bulaştırıcı yani taşıyıcı olmalarıdır. Eğer teşhis ve izole edilmezlerse, salgının büyümesine yol açarlar. Gerekli destekle izole edildiklerinde, bu bireylerin testi, ortalama 1 hafta sonra temelen negatif çıkmaktadır.”

“Test neticesi pozitif çıkanların her biri bir vakadır”

Söz hususu şartlar yerine getirildiği için bu gruptakilerin salgın yönünden bundan sonra birinci derece ehemmiyeti olmadığını dile getiren Koca, “Bu durum, salgının rutini olmuştur. Asemptomatik koronavirüs pozitifleri, sürecin birinci dereceden meselesi görmek, salgına bakışta hala mart ayında kalmış olmak demektir. Küresel ölçekte geçerli bakış açısı da budur. Yukarıdaki açıklığa ek olarak, kolaylıkla bilmemiz gereken diğer şey, semptom gösteren bireyin taşıyıcı bulunduğu gerçeğidir.” ifadelerini kullandı.

Koca, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Salgının gelişmiş aylarında, sayıca biriken ve salgınla mücadelede ehemmiyet arz eden şahıslar, hastalar şunlar arasından çıkmaktadır. Artış gösteren hasta adedine karşı, öne çıkan konumuz, sağlık düzeneğinin gücünü korumasıdır. Her gün sendromlar ve üstünde durduğumuz ‘Yeni Hasta Sayısı’ asıl ilgi hususu olmalıdır.

O durumda halin özü şudur. Test neticesi pozitif çıkanların her biri bir vakadır. Bunların büyük alanı sendrom göstermeyen taşıyıcılardır. Kalan alanı ise hastalık bulgusu olup tedavi altına alınan hastalardır. Bir bölümünü evde, mühim bir bölümünü da hastanede takip ve tedavi ediyoruz. Hastanede tedavi altına aldıklarımızı bunun dışında yatan hasta olarak raporluyoruz.”

“Kayıplarımıza saygı gösterin”

Ağır hasta tarifini da yapan Koca, “Kovid-19’un viral solunum yolu enfeksiyonu olmanın ötesine geçip, sistemik hastalık durumunu alması ve hastayı dış desteğe gereksinim duyar duruma getirmesi halinde, hastayı ‘ağır hasta’ olarak tanımlıyoruz. Kan oksijen seviyesi belli seviyesin altında olan ya da entübe edilen hastalarımızı bu şekilde rapor ediyoruz.” dedi.

Koca, sendromu ister olsun ister olmasın, testi pozitif çıkmış herkesi ifade eden vaka sözcüğü ile hasta sözcüğünün anlamının aynı olmadığının altını çizdi. Hastayla ağır hasta arasındaki farkın açık bulunduğunu dile getiren Koca, şu açıklamalarda bulundu:

“Sahadaki mücadele ile hastanedeki mücadele de bundan sonra kısmen ayrıdır. Salgının altıncı ayında öne geçtiğimiz, sağlık düzeneğinin kendisidir. Bunlar anlaşıldığı vakit her şey ehemmiyet esnasında konumunu bulur.

İkinci ve son derece mühim bir konumuz var. Bu konu, ahlakın, üstünde spekülasyon gerçeklştirmeyi men ettiği bir konudur. Ölüm rakamları hakkında enteresan iddialar var. Bu konudan bir münakaşa galibiyeti bekleyenlere sesleniyorum. Sayısal bir galibiyet arıyorsanız, lütfen ruhaniyeti çiğnemeyin. Kayıplarımıza saygı gösterin. Ölüm rakamlarıyla skor arayışında olanlar, rakamları gerçeğinden yüksek göstermeye çalışanlar nerede dayanak arıyor?”

“Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni değildir”

Türkiye’de ölüm bilgilerinin iki kaynakta toplandığını, şunlardan birisinin belediyelerin defin kayıtları, diğerinin ise Türkiye İstatistik Kurumu bulunduğunu belirten Koca, iki ayrı veritabanının beraber tüketiminin hatalı bulunduğuna işaret etti.

Ayrıca ölüm raporlarında teşhis edilen birtakım kategorik bulguların hatalı yorumlandığına ilgi çeken Koca, ölüm rakamları içeriğine açıklık getirmek istediğini ifade etti.

Bakan Koca, “Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni değildir, 2013’ten beri kullanılmaktadır.” diye konuştu.

Belgede yer alan, “ölüm şekli” ile “ölüm sebebi” hanelerinin mühim bulunduğunu belirten Koca, ‘ölüm şekli’ hanesinde, bir bireyin örnek olarak silahlı hücum gibi adli bir vakada mı yoksa normal şekilde mi hayatını kaybettiğinin cevabının yer aldığını söyledi.

Bu hanede, hastalığa bağlı doğal ölümün izahı için “bulaşıcı hastalık” ya da “bulaşıcı olmayan hastalık” açıklamasının da eklendiğini ifade eden Koca, şu bilgileri paylaştı:

“Kayıtlar bu yılki toplam ölümlerin aşağı yukarıya onda 1’inde ölüm şeklinin bulaşıcı hastalık neticesi doğal ölüm bulunduğunu göstermektedir. Onda 9’u ise bulaşıcı olmayan hastalık, yaşlılık ve aynısı şeklinde işaretlenmiştir. Bu hanedeki bilgi ölümün unsurunu hastalık bir grupta göstermez. Buradan Kovid-19 ölüm rakamları anlaşılmaz. Bulaşıcı tek hastalığın Kovid-19 bulunduğunu düşünen varsa yanılıyor. Raporda ‘ölüm sebebi’ hanesi asıl bilgi veren kısımdır. Bu hanede hastayı takip eden doktorun kaydı ikinci bir doktor doğrultusundan onaylanarak kesinleşmektedir. Defin ardından alınan kesim ölüm raporunda hastanın onaylanmış ölüm sebebi bu hanede yer almaktadır. İstatistiklerde Kovid-19’un ölüm sebebi olarak gösterilebilmesi buradaki veriye dayanır.”

Vefat rakamlarına dair yanıltıcı iddiaların, birtakım belediyelerin açıklamalarına dayandığını altını çizen Koca, belediyelerin e-devlet veritabanında da yer alan “mezarlık bilgi sistemi”nde söz hususu ildeki defin adetlerinin yer aldığına ilgi çekti.

Defin raporlarının ise bireylerin öldüğü ilde verildiğini açıklayan Koca, ölen bireyin ya öldüğü ilde ya adeta ikametinin bulunduğu ilde ya da ailesinin ideal gördüğü ilde defnedildiğini söyledi.

“Belediyelerin bilgileri, kendi illerindeki defin adetlerini meydana koyar”

Üç ayrı yer ve ilin söz hususu bulunduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:

“Belediyelerin bilgileri, kendi illerindeki defin adetlerini meydana koyar. Türkiye İstatistik Kurumu bilgilerinde dağılım, ölen bireylerin ikamet adresine göre yapılmaktadır. Yani şahıs İstanbul’da yaşadığı durumda ikamet adresi şayet Sivas ise TÜİK onu Sivas olarak kaydeder. Dolayısıyla belediye ile TÜİK bilgileri arasında bir fark oluşur. Bu farkı senenin 9. ayında görürsünüz. Ancak 31 Aralık’tan yeni seneye devrettiğinizde toplam vefat rakamları iki kaynakta eşitlenir. 11 il belediyesi bilgilerine bakıp netice çıkarmak ya da bu iki kaynağı nedenini kavramak hatalıdır. Yılın sonu beklenirse TÜİK bilgileri ile diğer bilgilerin çakıştığı temelen görülecektir. Şu bilinmelidir, devletin ve salgınla mücadelenin itibarını zedelemek isteyen, kendi itibarını zedeler. Birinin ölümünü saklamaya ise imkân yoktur. 2020 yılındayız. Hayatta olanı ölmüş gösteremeyeceğiniz gibi öleni de hayatta göstermeniz olası değildir. TÜİK bilgilerine göre geçtiğimiz senenin ilk 9 ayında ölüm adedi 329 bin 274’tür. Yıllık öngörülen yüzde 2,2 artışla bunun şimdi 336 bin 518 olması beklenmektedir. Şu ana kadar Kovid-19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleşmiştir. Aradaki fark 7 bin 244’tür. Kovid-19 kaynaklı teşhis edilen ölüm adedi ise 8 bin 62’dir. Daha az ya da daha çok değildir.”

Ölüm nedenlerinin TÜİK doğrultusundan Dünya Sağlık Örgütü’nün standart sınıflamasına göre yayınlandığını açıklayan Koca, bu sınıflamada enfeksiyon ve parazit hastalıkları başlığı altında 21 alt başlık ve 932 hastalık bulunduğunu belirtti.

Bunlar arasında bağırsak enfeksiyonları, hepatit, tüberküloz, AIDS’in yer aldığını dile getiren Koca, Kovid-19’un ise şu an için en çok akla gelen bulunduğunu belirtti.

Geçtiğimiz senenin ilk 9 ayında 21 başlık altındaki 932 hastalık sebebiyle 8 bin 977 bireyin öldüğünü, bu yıl ise Kovid-19 hariç 8 bin 785 bulunduğunu ifade eden Koca, “Geçen seneye göre üstelik daha azdır. Kovid ölümlerinin bulaşıcı hastalık başlığı altında verilmediği açıktır. Bunları sırf ‘bulaşıcı hastalık sebebiyle ölüm’ diye Kovid-19 hanesine yazan varsa yanılıyor.” diye konuştu.

Bakan Koca, bu tür açıklamaları gerçekleştirme mecburiyetinde bırakıldıkları için üzgün olduklarını da vurguladı.

“Yolun en güç bölümünü aştığımıza inanıyorum”

Koca, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Salgınla mücadele sürecinde devletimiz, halkının sağlığı kadar mahalli çıkarlarını da korumaktadır. Çünkü bu virüsün hücumu yalnızca insan bedenine değildir, eğitimedir, hayatın tüm alanlarınadır. Salgın, devletin vatandaşlarına karşı yükümlülüklerini de amaç almaktadır. O yüzden mesuliyeti olmayan birtakım bireylerin tenkitleri fotoğrafın bir noktasına mercekle bakıp leke aramaktan farksızdır. Yolun en güç bölümünü aştığımızda inanıyorum. Tedbirleri titizlikle devreye soktuğumuzda korkunun konumunu özgüven alıyor.”

Son 3 hafta içinde oluşturulan çevresel müdahalelerin neticelerini gördüklerini belirten Koca, yüksek artışlardan söz edilen çoğu ilde başarı sağladıklarını söyledi.

Diyarbakır, Van, İzmir ve Samsun’a değerlendirme ziyaretleri yaptıklarını hatırlatan Koca, şu açıklamaları yaptı:

“Değerlendirmelere seviye illeri de dahil ettik. Bir haftayı da İstanbul’da oluşturulan çalışmaları gözden geçirmeye ayırdık. Böylece toplam 23 ilimizin sağlık altyapısını ve yürütülen faaliyetleri ayrıntılı bir şekilde masaya yatırma fırsatı bulduk. 2 hafta önceki toplantımızda Ankara’daki hali değerlendirmiş, rakamlarda artışın yüksek olduğunu ifade etmiştim. Bu artış yalnızca Ankara ile sınırlı değil, Anadolu’nun çoğu bölgesini etkileyen bir durumdu. En çok ilgi çeken yer Ankara’daydı. Ankara’da hasta adedi son 2 hafta içinde yarı yarıya azaldı. Bunu hastanelerimizdeki yoğunluğun azalışından da kavramak olasıdır. Testlerin erken sonuçlanması, tedaviye daha erken başlanması, filyasyon ekiplerinin arttırılıp filyasyon süresinin kısaltılması, ilişkili takibi ve izolasyon,temaslılardan hızla örnek alınması ve izolasyon etkili olan ve tanınan unsurlardır. Aile doktorlarının yanı sıra Ankara özelinde kurulan davet sisteminde 110 görevli evleri arayıp semptom takibi yapıyor. Son bir ayda oluşturduğumuz 120 şahıstan meydana gelen doktor ekipleri evlere giderek hasta takibi yapıyor. Üçer şahıstan meydana gelen 780 filyasyon ekibimiz sahada, yalnızca Ankara için söylüyorum. Bu tedbirlerle son 10 gün içinde günlük hasta adedi yüzde 60’a yakın oranda azaldı. İstanbul’un iki katı olan vaka adedi, İstanbul’un da altına indi. Buna paralel olarak yoğun bakımda yatan hasta sayımız da ağır hasta sayımızda da azalmış oldu.”

“Ortalama temaslıyı teşhis etmemizin süresi 8 saate kadar indi”

Aşı hususu ile alakalı denemelerin çok ötesine geçildiğini, Türkiye’nin tedarik girişimlerine başladığını altını çizen Koca, “Yaş ve süreğen hastalık önceliğini gözeten bir programımız olacak. Bağlantılı bulunduğumuz ülkeler aşıdan netice aldıklarını rapor etmektedir. Bu sürece paralel olarak yerli aşı çalışmalarımız devam ediyor. Halen 13 çalışma var. Bunlardan faz 1 deneylerine başlamak üzere olanlar var. Hayvan deneyleri büyük ölçüde tamamlanmıştır. Çok yakında kendi aşımızın üretimine başlayacağımıza inanıyorum.” diye konuştu.

Her gün yayımlanan koronavirüs tablosuna yeni bir sütunun daha eklendiğini belirten Koca, yeni sütunda yer alan bilgileri açıkladı.

Yatak doluluk seviyesinin yüzde 49,3, yetişkin yoğun bakım doluluk seviyesinin yüzde 67,1, ventilatör doluluk seviyesinin yüzde 32,3, aile doktoru izleme seviyesinin yüzde 82 bulunduğu verisini paylaşan Bakan Koca, “Ortalama filyasyon iz sürme süremiz 13 saate kadar düştü. Ortalama temaslıyı teşhis etmemizin süresi 8 saate kadar indi.” dedi.

Yeni eklenen sütunun daha çok sağlık kuruluşlarındaki doluluk seviyesini gösterdiğini dile getiren Koca, şu şekilde devam etti:

“Sahada daha aktif olmak istiyoruz. Şu dönemde yaygın filyasyon gerçekleştirme istiyoruz. Genellikle bunun son derece netice bildirici bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Dünyada yapılmayan filyasyonu her geçtiğimiz gün daha da etkin duruma getirerek, bilhassa erken dönemde daha yoğun test yapan, filyasyonu kuvvetli kılan ve izole eden bir yaklaşımın pandemide netice alacağına inanıyoruz.”

Vaka ve zatürre miktarını gösteren bir tabloyu da paylaşan Koca, tabloya göre 10-12 ilde vaka adedinde biraz artış bulunduğunu, 1 ilde de pnömoni seviyesin biraz yükseldiğini ifade etti.

Türkiye’deki yatak doluluk seviyelerine dair de bilgi veren Koca, servis yatak doluluğunun 234 bin 316, yoğun bakım doluluğunun 40 bin 850, ventilatör doluluğunun ise 24 bin 299 bulunduğunu kaydetti.

“Doluluk oranlarında yalnızca kovid hastalarından bahsetmiyoruz”

İllerde vaka rakamlarına dair ise Koca, “İstanbul’da vaka adedi yüzde 2,8 seviyesine düştü.” dedi.

Koca, İstanbul’da servis yatak doluluk seviyesinin yüzde 51,1, yoğun bakım doluluk seviyesinin yüzde 61,3, ventilatör doluluk oranının ise yüzde 35,8 bulunduğunu aktararak, “Doluluk oranlarından bahsederken yalnızca kovid hastalarından bahsetmiyoruz. Kovid hastaları dışında tüm hastaların doluluk oranından bahsediyoruz.” verisini verdi.

Ankara’da servis yatak doluluk seviyesinin yüzde 50,1, yoğun bakım doluluk seviyesinin yüzde 76,5, ventilatör doluluk seviyesinin ise yüzde 25,8 bulunduğunu belirten Koca, Ankara’da son haftada vaka adedinin yüzde 24,8 düştüğünü, 3 hafta evveline göre ise vaka sayısındaki düşüşün yüzde 60 seviyesinde bulunduğunu söyledi.

İzmir’de vaka adedinin yüzde 26’ya düştüğünü ifade eden Koca, servis yatak doluluk seviyesinin yüzde 47,9, yoğun bakım doluluk seviyesinin yüzde 74,5, ventilatör doluluk seviyesinin ise yüzde 46,6 bulunduğunu kaydetti.

Konya’nın da vaka adedinde yükselişin bulunduğu illerden biri bulunduğuna ilgi çeken Koca, ilde son günde vaka adedinin yüzde 43,5 seviyesinden düştüğünü belirtti.

Bakan Koca, Konya’da servis yatak doluluk seviyesinin yüzde 46,6, yoğun bakım doluluk seviyesinin yüzde 73,8, ventilatör doluluk seviyesinin ise yüzde 29,9 bulunduğunu aktardı.

“Tablodaki tüm veriler, tüm rakamlar doğrudur”

Futbol müsabakalarının seyircili oynanmasına dair Bilim Kurulu’nun Türkiye Futbol Federasyonu ile bir görüşmesinin olup olmadığına dair soru üstüne Koca, konunun bu hafta gündeme gelmediğini söyleyerek önümüzdeki haftalarda salgının seyrine göre gerektiğinde localardan başlamak üzere gündeme alabileceklerini söyledi.

Koca, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in bir evraka dayandırarak dile getirdiği toplam vaka adedi ile alakalı iddialara dair şu ifadeleri kullandı:

“Belge diye iddia edilen evrak üstünde bir tarih yok, hangi tarih aralığında alındığına dair bir not yok, bunun dışında bizim SİNA olarak kullandığımız program programımızda bu tür bir ara yüz yok. 10 Eylül bulunduğu söylenen gün oluşturulan test adedi 112 binlerde. 112 bin testin yapıldığı gün için 152 bin bulunduğu söyleniyor. Neresinden bakıp yorum yapacaksınız? Ben konuşmamda da ifade etmeye çalıştım. Genellikle salgının seyrinde oluşturulan mücadele son derece mühim. Biz sahada teşhis edilen her bireyin bilhassa filyasyonunu yapıyoruz, ilişkili takibini yapıyoruz. Herhangi bir vatandaşımızı gizleyerek ilişkili takibi yapmıyoruz ve burada ilişkili takiplerini tüm vakalar için yapıyoruz. Ben vaka ve hasta tarifini da konuşmamda izah etmeye çalıştım ve bunun dışında tüm vakalar bunun dışında güvenli alan oluşturma noktasında devrede olan HES sistemimizin içinde. Yani tüm vakalar HES’te söz hususu. Dolayısıyla siz vakayı gizleyerek filyasyonu önleyebilir misiniz? Vakayı gizleyerek HES kodunda güvenlikli alanı örttüğünüzde, ortadan kaldırdığınızda bu salgınla mücadele edebilir misiniz? Eğer denilen şekilde olmuş olsaydı şu dönemde bu kadar vakanın iddia edildiği bir ortamda hastanedeki yatak doluluk oranlarımız halen niye yüzde 50’nin altında? Yoğun bakımlardaki doluluk oranlarımız halen niye yüzde 66’larda? Dolayısıyla vatandaşımız şunu bilsin, bizim sunduğumuz tablodaki tüm bulguların hepsi, tümünün doğru bulunduğunu söylemek istiyorum. Altını bilhassa çiziyorum, tablodaki tüm veriler, rakamlar doğrudur. Mücadelede de bilhassa şu dönemde oluşturulan mücadelede de gizlenerek rastgele bir şey yapılmıyor. Mücadele hem filyasyon hem HES kodu dahil olmak üzere hem ilişkili takibi dahil olmak üzere tüm pozitif teşhis edilen vakalar üstünden yapılıyor. Siz şayet bunu yapmazsanız Ankara gibi bir ilimizde, 2-3 hafta evvelce İstanbul’un iki katı kadar olan bir ilimizde yüzde 60’a yakın vaka oranını düşünebilir misiniz? Gizleyerek bu yapabilir mi?”

Koca, vaka rakamlarına dair açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Ben doluluk oranlarını söylerken hastanede yatan vakaların toplam yatak içindeki seviyesini kastediyorum. Yoğun bakım yatak sayımız ne kadar? Yoğun bakım yatak sayımız 28 bin. Sadece salgın döneminde ek ettiğimiz yoğun bakım yatak adedi 3 bine yakın oldu. Ağır vaka sayımız ne kadar? 1500’lerde. Yani ek ettiğimiz 3 bin yatağın yarısını fakat ağır hastalarımız oluşturmakta. Dolayısıyla yalnızca Kovid-19’lu hastalarla alakalı değil, tüm hastaların seviyesi olarak yüzde 66 olarak doluluk oranlarını söylüyoruz. Sadece Kovid-19’lular için söylemiyoruz. Kovid-19’lular, 28 bin ağır hastanın yüzde 66’sını ve bunun da aşağı yukarıya yüzde 5’ine yakınını ağır hastalar oluşturuyor. Denilen olmuş olsa bu tür mi olur diyorum?”

“Her vakanın hasta kabul edilmediğini söylediniz. Tablodaki yeni vaka adedi, yeni hasta adedi olarak değiştirilmişti. Bu asemptomatik pozitifler bu rakam ortamında değil mi? Eğer değillerse Türkiye’de kaç asemptomatik pozitif vaka var ve şunlar da tabloya eklenebilecekler mi?” sorusu üstüne Koca, 29 Temmuz’dan itibaren günlük hasta adedi olarak verdiklerini ifade etti.

Koca, sağlıkta istihdama dair başlatılan çalışmanın devam ettiğini söyleyerek, “Önümüzdeki haftalar bununla alakalı rakamlar ve hangi alanlarda alım uygulanacağı netleşmiş olacak. Bunun çok uzun süreceğini düşünmüyorum. Bu alımın bu yıl içinde gerçekleşeceğini bilhassa yeni açılan hastanelerimizle alakalı olacağını da söylemek istiyorum.” dedi.

Virüs bulaştırma katsayısı R0 sayısal değerinin şu anda kaç bulunduğuna dair soruyu Koca, “R0 sayısal değeri şu anda düşüyor. Genellikle son 2 hafta içinde giderek azaldığını ve 1’in altına doğru düştüğünü söylemek istiyorum. Bundan ileri dönemde daha çok 1’in altında seyrederek bu vaka adetlerinin azalacağını ifade edebilirim.” diye yanıtladı.

“Vaka rakamları, hasta adetlerinin ortalama ne kadar üstünde?” sorusuna ise Koca, “Hasta adedi, yalnızca hastaneye yatan hasta adedi değildir. Hasta derken semptomu olan şahıslardan bahsediyoruz. Semptomu olan hastanede yatan ya da yatmayan kişileri günlük hasta adedi olarak vermiş oluyoruz.” karşılığını verdi.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri