Dolar
Euro
Sterlin
Gram Altın
Çeyrek
Gümüş
8.0745 9.7126 11.1758 451.65 740.97 6.61
Hava Durumu
18 ºC

Haber / Politika


Tarih : 12/3/2020 12:00:00 AM   Güncelleme : 12/3/2020 12:00:00 AM

Adalet Bakani Gül: En iyi reform, Anayasa metinlerinden, kanunlardan ziyade uygulamadir

Adalet Bakani Gül: En iyi reform, Anayasa metinlerinden, kanunlardan ziyade uygulamadir


Adalet Bakani Gül: En iyi reform, Anayasa metinlerinden, kanunlardan ziyade uygulamadir

Adalet Bakani Abdulhamit Gül'ün katildigi TBMM Insan Haklarini Inceleme Komisyonunda, milletvekilleri, insan haklarinin gelistirilmesine dair somut tavsiye ve degerlendirmelerini aktardi. Komisyon Baskani ve AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavusoglu, komisyonun, kuruldugu günden beri hak ihlalleriyle alakali basvurulari kabul ettigini ve alt komisyonlar marifetiyle görüs ve düsünceleri sahibi olan rapor eder tanzim ederek, kontrol fonksiyonunu etkin bir sekilde yerine getirdigini söyledi. 27. Yasama Döneminde komisyona yapilan basvurularin 4'te 1'lik bölümünün adil yargilanma hakkinin ihlali iddiasiyla yapildigini belirten Çavusoglu, "Basvurularin genel olarak suçsuzluk karinesinin ihlal edilmesi, yargilamalarin uygun sürelerde bitirilememesi, tutukluluk sürelerinin uzunlugu, tutuklamaya seçenek koruma tedbirlerinin uygulanamamasi ve savunma hakkinin engellenmesi iddialarini içerdigi görülmektedir." diye konustu. Çavusoglu, bu problemlerin halledilmesi için birtakim hususlarda planlama yapilmasi gerekliligi olmakla beraber programdan kaynaklanan problemlerin da yapilacak farkindalik çalismalariyla giderilecegini belirtti. Komisyonumuza yapilan basvurularin asagi yukari 4'te 3'lük bölümünü ise ceza ve infaz kurumlarinda yasandigi iddia edilen problemlerin olusturdugunu ifade eden Çavusoglu, "Bu basvurularda belirti edilen sikayetlerin büyük bölümünü da istege bagli nakil taleplerinin reddedilmesi, lüzum revir lüzum dis hastane sevklerinin saatinde yapilmamasi, muayenelerde hekim ve hasta mahrumiyetini önleyecek sekilde görevli nezareti, kelepçeli muayene programi, görüs sürelerinin fiilen kullandirilmamasi, görüs saatlerinin çocugu olan hükümlü ve tutukluluklar bakimindan bu mevzusu göz önünde bulundurmaksizin düzenlenmesi, hükmün infazinin ertelenmesi müessesesinin uygulanmamasi, asli ihtiyaç maddelerinin tedarik edilmemesi, süreli ve süresiz yayinlardan yararlanma hakkiyla radyo ve televizyon yayinlarindan yararlanma hakkinin keyfi olarak engellenmesi, annesiyle barindirilan çocuklarin yasadigi zorluklar seklinde siralamak olasidir." diye konustu.

Çocuk haklarina dair planlama talepleri

Komisyonun üç alt komisyonla çalismalarini sürdürdügünü izah eden Çavusoglu, sözlerini su sekilde sürdürdü: "Çocukla kisisel temas kurulmasina dair ilamlarin yerine getirilmesi mevzusunu düzenleyen Icra ve Iflas Kanunu hükümlerinde degisiklik yapilmasi gerektigi düsüncesindeyiz. Bu hususta problemin en mühim boyutunu mahkeme kararlarinda yer verdigi kisisel temas kurulmasina dair hükümlerin her vakit infaz edilememesi olusturmaktadir. Kisisel temas temini suretiyle velayet sahibi dogrultusundan çocugun teslimi gerçeklestirilmediginde teslim için Icra Iflas Kanunu hükümleri uygulanmakta ve çocuk tesliminin icra iflas yolu ile yapilmasi gündeme gelmektedir. Icra Iflas Kanunu hükümlerine göre, kisisel hak sahibi anne ya da baba, hakki düzenleyen mahkeme ilaminin infazinin saglanmasi için icra dairesine takip talebinde bulunmaktadir. Bu proses ele alindiginda çocuk teslimi esnasinda icra müdürlügünce yapilacak islemlerin çok çok ve tekrara muhtaç bulundugu ilgi çekmektedir. Bu durum, çocugunu görmek isteyen anne ya da baba için hem parasal hem de manevi açidan agir külfetlere niçin olmaktadir. Ancak çocuk teslimin icra yolu ile yapilmasindan kaynaklanan en mühim problem, hiç kuskusuz çocugun bizatihi kendisinin icraya mevzu edilmesidir. Zira icra müdürlükleri yapmis olduklari isin geregi olarak esya ve mal haczetmektedirler. Buna ragmen kisisel dairin düzenlenmesine dair kararin icrasinda teslim edilecek olan bir esya degil, bir insan, hem de korunmaya ihtiyaç duyan çocuktur. Her ne kadar birtakim icra müdürlüklerinde çocugun içinde bulundugu ortamdan daha az etkilenmesi için birtakim özel programlar gerçeklestirilebilmekte ise de icra müdürlügü çalisanlarinin lüzum aldigi egitim, gerekse is deneyimleri bakimindan çocuk teslimi esnasinda çocugun üstün faydasi ilkesini ön planda tutacak donanima sahip olmadiklarini da kabul etmek gerekir. Dolayisiyla tanimadigi kisiler dogrultusundan zorla bir ebeveyninin yanindan alinarak baska ebeveyne teslimi öngören icra sisteminde çocugun üstün faydasinin korunmasi hiçbir sekilde olasi degildir. Çocugun tasinir bir mal gibi teslimini öngören icra yolu, çocugun üstün faydasi ilkesiyle bagdasmayan bir programdir, çocugun icra sisteminden çikarildigi yeni bir planlama yapilmasi gerekmektedir."

Ceza Muhakemesi Kanununda yapilmasi gereken degisikliklere de isaret eden Çavusoglu, tutukluluk sürelerine dair sunlari kaydetti:

"Tutuklamaya seçenek olan adli kontrol tedbirlerinin devaminin gerekip gerekmediginin belli süreler sonucunda arastirmasina dair bir planlama bulunmamaktadir. Adli kontrol müessesesinin tutuklamaya seçenek olarak getirilen bir koruma tedbiri olmasi hasebiyle, tutuklulugun belli Araliklarla arastirmasina dair hükme benzer bir hükmün adli kontrol tedbiri bakimindan da düzenlenmesinin isabetli olacagini düsünüyoruz." Suça sürüklenen çocuklara yönelik uzlastirma proseslerinde bu hususta egitimi olan eksper uzlastirmacilarin görev almasi gerekliligini altini çizen Çavusoglu, bu sayede suça sürüklenen ya da bir suçun magduru olan çocuklarin uzlastirma sürecinde yipranmamasinin da saglanacagini kaydetti. Hükümlü ve tutuklularin nakil islemlerine dair basvurularina da deginen Çavusoglu, "Hükümlü ve tutuklularin nakil islemlerinde, bilhassa ailevi niçinler gibi hassasiyetlerin daha çok gözetilmesine dair kanuni planlama yapilarak bu hususta yasanan magduriyetlerin önüne geçilmesi ve Türk toplumunun asli diregi olan aile birliginin saglanmasi için adim atilmasi gerekliligini düsünmekteyiz." dedi. Türkiye'nin dünyada en çok siginmaciya ev sahipligi yapan ülke konumunda bulundugunu belirten Çavusoglu, Kasim 2020 tarihi itibariyla Türkiye'de 3 milyon 635 bin 410 Suriyelinin geçici koruma statüsüyle yasadigini kaydetti. Göç sürecinin yönetilmesi ve geçici ve kalici uyum politikalariyla entegrasyon sürecinin saglikli bir sekilde yürütülmesine dönük hususlara ilgi çeken Çavusoglu, "Her türlü medyada Suriyeli siginmacilara dönük olarak imal edilen ve onlari ötekilestirmeyi hedefleyen yanlislarin olgusal dogrular gibi propaganda edilmesinin önüne geçmek için farkindalik olusturacak faaliyetlerin yani sira nefret suçlarina dair yaptirimlarin artirilmasi ve çesitlendirilmesi yerinde olacaktir. Bu çerçevede program Islam karsitligi ve Türkiye'deki azinliklara dönük nefret söylemini içerecek sekilde de etkinlestirilmelidir." diye konustu.

"Eksiklikleri gidermek için ellerinden gelen gayreti gösterdiler"

CHP Istanbul Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya paylasimlari için sikayet süresinin, 6 ay ya da 1 yil gibi bir süre ile sinirlandirilmasini istedi. Internet üzerinden basin faaliyetinde belirleme edilen kisilerin gazeteci sayilmadigini ifade eden Tanal, burada islenen bir suç varsa Basin Kanunu'na tabi olunmasi ve bu kisilere basin kimligi verilmesi gerekliligini belirtti. Tanal, sahipli, sahipsiz ayrimi yapilmaksizin hayvanlarin öldürülmesi, hayvanlara zarar verilmesinin kabahat kapsamindan, suç kapsamina alinmasini önerdi. HDP Mus Milletvekili Gülüstan Kiliç Koçyigit, cezaevlerinin kalabalik olmasini probleminin halledilmesi, çocuk bakanliginin kurulmasi, cezaevleri, tutukevlerindekiler dahil çocugun üstün faydasinin gözetilmesi gerekliligini söyledi. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioglu, linç suçlariyla alakali 10 yildan az olmayacak sekilde ceza verilmesini istedi. AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ibrahim Yurdunuseven, komisyon olarak cezaevleri ziyaretlerinde bulunduklarini animsatarak, cezaevlerinde, sistematik bir iskencenin mutlaka olmadigini gördüklerini belirtti. Yurdunuseven, "Bazi cezaevlerinde sikinti, hata olabilir. Bunlari da yerinde belirleme ettik. Bu belirlemelerimizi alakali genel müdürlügümüze ilettigimizde, en hizli sekilde kusurlari gidermek için elinden gelen gayreti gösterdiler." diye konustu. Yurdunuseven, 2002'den sonra, AK Parti hükümetleri döneminde ifade özgürlügü, dini inanis, ibadet özgürlügü alanlarinda çok ciddi adimlar atildigini animsatarak, terör sevici, teröre destek olucu ifadelere, bunlara dair tiyatro, kitap, yürüyüslere hiçbir sekilde devlet olarak izin veremeyeceklerini bildirdi. Bagimsiz Istanbul Milletvekili Ahmet Sik'in, Içisleri Bakani Süleyman Soylu'ya yönelik elestirilerde bulunarak, Soylu'ya "Sayin" diyemeyecegini söylemesi üzerine, Komisyon Baskani Hakan Çavusoglu, kendisini uyardi. Çavusoglu, komisyon üyelerinin çok nezih sekilde görüslerini ifade ettiklerini ve çok yararli bulundugunu vurgulayarak, Meclis ve komisyon çalismalarina halel getirmeyecek üslubun meydana konmasi gerekliligini kaydetti. CHP Izmir Milletvekili Sevda Erdan Kiliç, bayana siddet ve bayan cinayetlerinin, kanayan yaralari bulundugunu ifade etti. Kadina yönelik siddetin, ayri bir suç olarak tanimlanmasi, cezalarin agirlastirilip, iyi hal ve haksiz tahrik indirimi uygulanmamasini talep eden Kiliç, egitim haklari elinden alinmayacak sekilde çocuklara özgü infaz düzeneginin düzenlenmesini, çocuklarin istiklallerinin kisitlanmasina son deva olarak basvurulmasini önerdi. AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, komisyon olarak 7-8 cezaevine gittiklerinde, genel müdüründen, müdürlere, infaz koruma memurlarina kadar demokratik, seffaf çalismalar yapildigini gördüklerini kaydetti. Kavuncu, insanin bulundugu her yerde problem olabilecegine isaret ederek, "Bunlarin çözümü için demokratik, seffaf, birlik, beraberlik içinde bulundugumuz sürece el birligiyle çözecegimize inaniyorum." dedi. AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, "Genç yasta evlilik yapanlarin problemlerinin bitirilmesi noktasinda Sayin Bakanimizdan istirhamim, bu mevzunun gündeme getirilip halledilmesidir. Çok çok magdur aile söz mevzusu. Anneler, çocuklar, evlatlar disarida; babalar içeride. Bunlar orantisiz, ciddi cezalar almis. Bu magduriyetin giderilmesi bakandan istirhamimdir." ifadesini kullandi. Adalet Bakani Gül: En iyi reform, Anayasa metinlerinden, kanunlardan ziyade programdir Milletvekillerinin konusmalarinin sonrasinda söz alan Adalet Bakani Gül, evrensel ilkelerin Türkiye'de yerlesmesi gerekliligini, kamu kurumlarinda ortak bir farkindalik ve eylem birligi olmasi gerekliligini söyledi. Gül, "Her türlü tavsiye bizim için degerli. Bunlar, kanunda yazili bulundugundan ziyade cezaevinde rastgele bir memurun ya da kamu kurumunda bir kamu görevlisinin yaptigi bir davranisa bütün bu hedefler kurban edilemez. O hususta sifir toleransa devam edecegiz. En iyi reform, Anayasa metinlerinden, kanunlardan ziyade programdir. Bu da egitim, farkindalik gibi çalismalarla olacaktir, bunlari yogunlastiracagiz." dedi. Gül, "Güvenlik, istiklal bir dengedir. Dolayisiyla hem güvenligi saglayacagiz hem de özgürlügü. Terörle mücadele, ayni vakitte bir insan hakki mücadelesidir. Dolayisiyla bu hususta da basari ile mücadele eden Içisleri Bakanimiz Süleyman Soylu'nun hukuktan, hukuk çerçevesindeki yaklasimindan süphemiz yok. Hem emniyet hem istiklal olacak. Türkiye, özgürlügü de artirici adimlari buradaki fikirlerden de istifade ederek yoluna devam edecek." diye konustu. Adalet Bakani Gül, Insan Haklarini Inceleme Komisyonu toplantisinin sonrasinda Adalet Komisyonu üyeleriyle de bir araya geldi. Gül, Adalet Komisyonu üyelerinin de görüslerini dinledi.

Yorum Yazın (Üye Olmadan'da Yorum Yazabilirsiniz)
Hava Durumu


Yorumlar

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Tüm Haberleri Gördünüz

Hızlı Anket


Düşünceniz Nedir?

Önümüzdeki Günlerde Cumhurbaşkanlığı Seçimi Olsa Kime Oy Verirsiniz?