Genel

Medine’yi savunan ‘Çöl Kaplanı’: Fahreddin Paşa

Medine'yi, İngiliz destekli isyancılara karşı büyük bir kahramanlıkla savunan Fahreddin Paşa (Ömer Fahreddin Türkan), vefatının 72. senesinde anılıyor.

Abone Ol  
 
62 / 100

Medine’yi, İngiliz destekli isyancılara karşı büyük bir kahramanlıkla savunan Fahreddin Paşa (Ömer Fahreddin Türkan), vefatının 72. senesinde anılıyor.

AA muhabirinin kaynaklardan derlediği verilere göre, 1868’de, bugün Bulgaristan sınırları içindeki Rusçuk’ta dünyaya gelen Fahreddin Paşa’nın babası Mehmed Nahid Efendi, annesi Fatma Adile Hanım’dır.

Asıl adı Ömer olan, Soyadı Kanunu’ndan sonra Türkkan soyadını alan Fahreddin Paşa, 93 Harbi’nden sonra ailesiyle İstanbul’a geldi, 1888’de Harp Okulu’nu, 1891’de kurmay subayların yetiştirildiği okul olan Erkan-ı Harbiyye’yi bitirdi ve kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı.

Balkan Savaşı esnasında görev aldığı Çatalca savunmasındaki başarısıyla Edirne’nin geri alınmasında rol oynayan Fahreddin Paşa, Osmanlı Devleti 1914’te 1. Dünya Savaşı’na girdiği vakit miralay rütbesiyle 4. Ordu’ya bağlı 12. Kolordu kumandanı olarak Musul’da bulunuyordu.

Fahreddin Paşa, 25 Kasım 1914’te mirlivalığa terfi ettirildi.

26 Ocak Ayı Ayı Ayı 1915’te 12. Kolordu’daki görevinin yanı sıra 4. Ordu kumandan vekilliğine getirilen Fahreddin Paşa, aynı dönemde çoğu Ermeni ayaklanmasını bastırdı.

Şerif Hüseyin İsyanı

Bu sırada İngilizler’le anlaşan Mekke Şerifi Hüseyin’in diğerldırıa hazırlandığı haberinin alınması üstüne Fahreddin Paşa, 4. Ordu kumandanı Cemal Paşa doğrultusundan 28 Mayıs 1916’da Medine’ye gönderildi.

Medine’ye ulaşan Fahreddin Paşa, Şerif Hüseyin’in birkaç gün içinde isyan edeceğini Cemal Paşa’ya bildirdi. Şerif Hüseyin ve dört oğlu, 3 Haziran 1916’da Medine etrafındaki trenyolunu ve telgraf hatlarını tahrip ederek isyan başlattılar. 5-6 Haziran gecesi Medine karakollarına saldırdılarsa da Fahreddin Paşa’nın aldığı tedbirler vasıtası ile geri püskürtüldüler.

Başlangıçta asilerin sayısı 50 bin, tüm Hicaz bölgesindeki Osmanlı askerinin sayısı 15 bin civarındaydı. Fahreddin Paşa derhal karşı harekata başlayarak 27 Haziran 1916’da Bi’riali, el-İlave, Bi’rimaşi mevkilerindeki asileri yenilgiye uğrattı.

Arkasından Fahreddin Paşa, 15 Temmuz 1916’da yeni birliklerle takviye edilen Hicaz Kuvve-i Seferiyyesi kumandanlığına belirleme edildi.

Asiler, Mekke Valisi Galib Paşa’nın tedbirsizliği sebebiyle 9 Haziran’da genel saldırıya geçerek 16 Haziran’da Cidde’ye, 7 Temmuz’da Mekke’ye, 22 Eylül’de de Taif’e girdiler.

Fahreddin Paşa’nın savunduğu Medine dışındaki derhal tüm büyük merkezler asilerin eline geçti. Bu sırada Kanal Harekatı tüm şiddetiyle devam ettiğinden Hicaz’a asker gönderilemiyordu.

Fahreddin Paşa, elinde tespit edilen son derece kısıtlı imkanlarla Medine’yi 2 yıl 7 ay süresince kenti müdafaa etti.

Önce Medine ve etrafında bir güvence hattı ortaya getirmek için Aşar Boğazı, Bi’riderviş, Bi’riabbas ve Bi’rireha mevkilerini asilerden temizleyen Fahreddin Paşa, 29 Ağustos 1916’da Medine etrafında 100 kilometrelik bir güvence şeridi ortaya getirilmiş oldu.

Fahreddin Paşa, Medine’yi savunabilmek için İstanbul’dan sürekli takviye gücü istiyor, Osmanlı hükümeti de onun isteklerine yanıt verebilecek durumda olmadığını bildiriyordu.

Kutsal emanetleri yağmaya karşı İstanbul’a gönderdi

Osmanlı hükümetinin Hicaz’ı kısmen boşaltma kararı alması üstüne Fahreddin Paşa, rastgele bir yağmaya karşı Medine’de Hz. Peygamber’in mezarında tespit edilen mukaddes emanetlerin İstanbul’a nakledilmesini öneri etti. Sorumluluk kendisinde olmak şartıyla öneriyi hükümet doğrultusundan kabul edildi.

Fahreddin Paşa bir komisyon kurarak tek tek denetim ettirdiği 30 parçadan meydana gelen mukaddes emanetleri 2 bin askerin koruması altında İstanbul’a gönderdi.

Bedeviler, Şerif Hüseyin ve İngiliz’lerin safına geçince Medine’yi Suriye’ye bağlayan trenyolunun korunması güçleşti. Meşhur İngiliz casusu Lawrence trenyolu süresince dolaşarak rayları dinamitle parçalattı.

Çölün ortasında etraf ile irtibatı kesilmiş bir kale haline gelen ve iaşesi de azalan Medine’nin tahliyesine karar verildi. Mekke Emiri Şerif Haydar Paşa ve 3-4 bin kişilik yerli halk Medine’den ayrıldı.

Fahreddin Paşa, elinde kalan az sayıdaki kuvvetle hem bu çöl yolunu hem de Medine’yi müdafaaya devam etti. Fakat Hicaz trenyolunun Medine’ye yakın olan Tebük-Medain arasındaki Müdevvere İstasyonu’nun düşman eline geçmesinden sonra Medine Kalesi isyancılar doğrultusundan kuşatıldı.

Hiçbir yerden yardım alamaz hale gelen kentte kalmış olan halk ve asker arasında açlık ve hastalık hüküm sürmeye başladı. Bu güç şartlara karşın Fahreddin Paşa kentin müdafaasını sürdürdü hem de kuşatmadan önce kaleyi tahliye etmesini öneri eden İstanbul hükümetine, “Medine Kalesi’nden Türk bayrağını ben kendi elimle indiremem, şayet kesinlikle tahliye edecekseniz buraya diğer bir kumandan gönderin.” cevabını verdi.

Fahreddin Paşa ve askerleri bir taraftan düşmanla, diğer taraftan açlık ve hastalıkla mücadele eder iken İngilizlere karşı 2. Kanal Harekatı felaketle sonuçlandı, Filistin elden çıktı ve en yakın Osmanlı kuvvetleri Medine’den 1300 kilometre uzakta kaldı.

Bu sırada Osmanlı Devleti yenik oldu ve 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzaladı. Mütarekenin 16. maddesine göre teslim olması gereken Fahreddin Paşa buna yanaşmadı. İstanbul Hükümeti’nin Mondros Mütarekesi’ni tebliğ etmek üzere gönderdiği yüzbaşıyı hapsederek İstanbul’u yanıtsız bıraktı.

Bir yandan İngilizler, bir yandan Medine’yi kuşatmış olan Şerif Hüseyin’in kuvvetleri Medine’nin bir an önce teslim edilmesini istedilerse de Fahreddin Paşa bu isteklerine karşılık vermedi. Babıali İngilizler’in de baskısı üstüne bu defa padişahın imzasını taşıyan bir teslim emrini Adliye Nazırı Haydar Molla ile Medine’ye gönderdi. Fahreddin Paşa bu emri de dinlemedi. Askerlerin çoğunun hasta olmasına, cephane, ilaç ve giyecek stoklarının bitmesine karşın direnmeyi sürdürdü. Fakat sonucunda kendi subaylarının da baskısı ile teslim olmaya rıza gösterdi.

Kabul edilen teslim şartlarının başında, kumandan Fahreddin Paşa’nın 24 saat içinde Haşimi kuvvetleri karargahında konuk edileceği ifadesi yer aldığı durumda Fahreddin Paşa Ravza-i Mutahhara (Hz. Muhammed’in mezarından minberine kadar olan yer) yakınındaki bir medreseye giderek yatağına girdi ve bir yere gitmeyeceğini bildirdi. Fakat 10 Ocak Ayı Ayı Ayı 1919’da kendisiyle görüşmeye gelen kumandan vekili Necib Bey ve etrafındakiler doğrultusundan tutulup Haşimi karargahında hazırlanmış olan çadırına götürüldü.

Şerif Abdullah’ın kuvvetleri antlaşma gereğince 13 Ocak Ayı Ayı Ayı 1919’da Medine’ye girdi. Böylece Mondros Mütarekesi’nden 72 gün sonra Medine teslim edilmiş oldu.

İngilizler doğrultusundan “Türk kaplanı” ve “Çöl Kaplanı” diye adlandırılan Fahreddin Paşa, 27 Ocak Ayı Ayı Ayı’ta savaş esiri olarak Mısır’a gönderildi, 5 Ağustos’ta Malta’ya sürgün edildi, sürgün esnasında, savaş suçlularını yargılamak üzere işgalci devlet doğrultusundan İstanbul’da kurdurulan ve başkanından ötürü halk arasında Nemrud Mustafa Divan-ı Harbi adı verdiği mahkemece ölüme mahkum edildi. Fakat Fahreddin Paşa, Ankara hükümetinin gayretleriyle 8 Nisan 1921’de Malta’dan kurtuldu, Berlin’de denk geldiği Enver Paşa’nın daveti üstüne Moskova’ya geçti, burada İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı Kongresi’ne iştirak etti.

24 Eylül 1921’de Milli Mücadele’ye katılmak için Ankara’ya gelen Fahreddin Paşa, 9 Kasım 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kabil elçisi olarak belirleme edildi ve Türk-Afgan dostluğunun gelişmesinde mühim rol oynadı.

12 Mayıs 1926’da görevinin sona ermesi üstüne yurda dönen Fahreddin Paşa, 5 Şubat 1936’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nden tümgeneral rütbesiyle emekliye ayrıldı, 22 Kasım 1948’de vefat etti. Fahreddin Paşa’nın naaşı Aşiyan Mezarlığı’nda defnedildi.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri