DünyaGenelGündem

Lübnan Büyükelçisi Çakıl: Lübnan ekonomik olarak çok kötü bir dönemde patlamaya yakalandı

Büyükelçi Çakıl, Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos'ta 2 bin 750 ton amonyum nitratın infilak etmesiyle yaşanan felaketi ve bu zor halde Lübnan'ı yalnız bırakmayan Türkiye'nin desteklerini AA'ya anlattı.

Abone Ol  
 
61 / 100

Büyükelçi Çakıl, Beyrut Limanı’nda 4 Ağustos’ta 2 bin 750 ton amonyum nitratın infilak etmesiyle yaşanan felaketi ve bu zor halde Lübnan’ı yalnız bırakmayan Türkiye’nin desteklerini AA’ya anlattı.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos akşam saatlerinde çok büyük bir patlamanın ortaya yaklaştığını ifade eden Çakıl, “Uzmanların ifadelerine göre, 2. Dünya Savaşı’ndan beri sayılı kuvvetli patlamalardan biri yaşandı.” dedi.

Türk Büyükelçiliğinin resmi konutunun da patlama alanına aşağı yukarı bir buçuk kilometre uzaklıkta yer aldığını anımsatan Çakıl, itfaiye araçlarının siren seslerini duymasının sonrası elçiliğin ikametgahından Beyrut Limanı’nı izlediğini ve patlama anına şahitlik ettiğini belirtti.

Büyükelçi Çakıl, kuvvetli patlamanın sonrası halk arasında büyük bir korku ve paniğin yaşandığına ilgi çekerek, olayda “200’den çok bireyin öldüğü ve binlerce bireyin yaralandığının ifade edildiğini” kaydetti.

Lübnanlı makamların verilen bilgiye göre, Beyrut Limanı’nda 2014 senesinden beri bekletilen amonyum nitrat maddesinin bir kaza neticesi patladığını izah eden Çakıl, sorumluların bulunması amacıyla ise hükümet doğrulusunda tahkîkat başlatıldığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, patlamadan sonra Lübnanlı yetkilileri aradı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın patlamadan anında birkaç saat sonra Lübnanlı yetkilileri arayarak başsağlığı dileklerini iletmenin yanı sıra Türkiye’nin her alanda ve bilhassa de yaraların sarılması hususu ile alakalı Lübnan’ın beraberinde bulunduğunu ifade ettiğini ifade eden Çakıl, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Patlamanın üzerinden 24 saat geçmeden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Sağlık Bakanlığı UMKE ve Türk Kızılay ekipleri Beyrut’a gelerek arama kurtarma ve başka çalışmalarda yer aldı. Aynı vakitte Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca da Lübnanlı mevkidaşlarıyla konuşarak uygulanabilecek yardımlar hususu ile alakalı görüş alışverişinde bulundular. Türkiye, 3 gün üst üste 5-6-7 Ağustos tarihlerinde 3 askeri uçakla Lübnan’a tonlarca tıbbi malzeme yardımında bulundu.”

“AFAD ekibi, profesyonelliğiyle her bireyin takdirini kazandı”

AFAD ekibinin, olayın üzerinden şimdilik bir gün geçmeden evvel patlamanın ortaya geldiği alanda bir bölgeyi alarak arama kurtarma çalışmalarına başladığının altını çizen Çakıl, “AFAD ekibi, profesyonelliğiyle her bireyin takdirini kazandı. Patlamanın bulunduğu alan üçe bölündü, bir alan Türkiye, bir alan Fransa ve başka alan da Rusya’dan gelen ekiplere tahsis edildi.” diye konuştu.

Büyükelçi Çakıl, Türkiye’den Sadakataşı Derneği, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Deniz Feneri gibi yardım kuruluşlarının da Lübnan’da insani yardım faaliyetlerine yoğunlaştıklarını söyledi.

Çakıl, Türkiye’nin patlamanın yaşandığı daha birinci günden itibaren Lübnan halkının beraberinde yer almasının yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Dış işleri Bakanı Çavuşoğlu’nun birkaç gün sonra Beyrut’ta bulunmalarının Lübnan kamuoyunda çok olumlu biçimde yankılandığını dile getirdi.

Büyükelçi Çakıl, şu şekilde devam etti:

“Özellikle tüm Lübnan halkı, Türkiye’nin gönderdiği yardımlardan çok büyük memnuniyet duydu. Şunu da belirtmek istiyorum ki: Türkiye’nin Lübnan’a yaklaşımı tümcüldür. Biz baktığımız vakit karşımızda Lübnan’ı görürüz, ne Müslüman ne de Hristiyan, bizim amacıyla din ya da mezhep farkının hiçbir ehemmiyeti yok. Nitekim biz de yardımlarımızı dağıtırken buna çok ilgi ettik.”

Büyük cami ve tarihi kilisenin tamir talebi

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Beyrut ziyareti esnasında verilen talimatlar tarafında eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri’nin kabrinin anında yanı başında duran Muhammed Emin Camisi ve anında beraberinde yer alan tarihi Hristiyan Maruniler amacıyla ehemmiyet arz eden tarihi kiliseyi ziyaret ettiğini paylaşan Büyükelçi Çakıl, söz hususu patlama nedeniyle her iki dini mekanda birtakım hasarların oluştuğu ve Türkiye’nin bu hasarları gidermeye hazır bulunduğunu Lübnanlı alakalı makamlara ilettiğini kaydetti.

Çakıl, Türkiye olarak Lübnan halkının beraberinde yer aldıklarını ve yer almaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Lübnan toplumunda, basında ve sosyal medyada Türkiye’nin yaptığı yardım faaliyetleri büyük bir takdirle izlenmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Lübnan ekonomik olarak çok kötü bir dehemmiyetde patlamaya yakalandı”

Lübnan’ın, tarihinin en büyük ekonomik ve mali krizlerinden birini yaşadığına ve bu amaçla 17 Ekim 2019 tarihinden bu yana hükümet karşıtı gösterilerin detaylı Aralıklarla sürdüğüne işaret eden Büyükelçi Çakıl, “Lübnan ekonomik olarak çok kötü bir dehemmiyetde patlamaya yakalandı. Patlamanın gerçekleştiği liman, Beyrut’un vitrini olarak kabul edilen merkeze bir buçuk kilometre uzaklıkta. Ve o merkeze işlemiş senelerde tüm Lübnan hükümetleri doğrulusunda çok çok yatırımlar gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Limanın yakınında oteller, kafeler, restoranlar ve eğlence yerleri bulunduğunu anımsatan Çakıl, Lübnan ekonomisinin finans ve hizmet sektörüne dayandığını ifade etti.

Büyükelçi Çakıl, finans sektörünün aşağı yukarı 8-9 aydır çok ciddi bir kriz ortamında bulunduğunu ve hizmet sektörünün de bundan etkilendiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Şimdi bu çok büyük patlamayı yaşayınca şehrin merkezinde yer alan çoğu otel, kafe ve restoran çok ağır hasar gördü. Bunların bir takımlarının tekrar açılması çok uzun vakit alacak hem de belki bir takımları bir daha hiç açılmayacak. Şehir merkezinde yer alan çok muteber 5 yıldızlı oteller şimdi kapalı halde, zira çok ağır hasar gördüler.

Tabiatıyla bu otel ve işletmelerde çalışan şahıslar de şu anda işsiz kaldılar. Zaten patlama evveli yüzde 35’lere varan bir işsizlik vardı. Şimdi işsizliğin biraz daha yükselmesi bekleniyor.”

Finansal krizin esasen halkı derinden etkilediği ve bu patlamanın ekonomik krizi derinleştirerek işsizliği artıracağına vurgu yapan Büyükelçi Çakıl, kötüleşen ekonomik durumun bir tezahürü olarak patlamadan birkaç gün sonra başlayan protestolar üstüne hükümetin istifasını açıkladığını hatırlattı.

Resmi makamlar, Türkiye’nin izlediği politikadan memnun

Lübnan resmi makamlarının, Türkiye’nin patlamanın sonrası izlediği politikadan son derece memnun kaldığını bildiren Çakıl, ülkenin güneyinde tespit edilen Sayda Türk Hastanesi’yle alakalı de bilgi verdi.

Büyükelçi, “Sayda Türk Hastanesi, 2010 senesinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) inşa edilerek ve o tarihe göre son derece çağdaş teçhizatlar eklenerek Lübnan hükümetine verilmiştir. Ancak detaylı amaçlardan ötürü hastane o tarihten beri kapalıdır. Patlamada yaralananların bir alanı yanıktan muz daripti. Bu hastane açık olsaydı söz hususu yaralıların tedavi edilebilecekleri imkân olacaktı.” dedi.

Beyrut Limanı’ndaki kuvvetli patlama esnasında kentteki 4 hastanenin de ağır hasar gördüğü amacıyla şu anda kullanılamadığını anımsatan Büyükelçi Çakıl, bundan ötürü Sayda’daki Türk Hastanesi açık olsaydı sağlık hususu ile alakalı ciddi bir açığı kapatmış olacağına ilgi çekti.

Başkent Beyrut’un aşağı yukarı 70 kilometre güneyinde yer alan Türk Hastanesi’nin 100 yataklı bulunduğunu fakat tam kapasitesiyle 150 yatağa çıkabileceğini ifade eden Çakıl, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları tarafında bir sağlık heyetinin Lübnan’a gelerek ülkenin Sağlık Bakanı Hamad Hasan ile görüştüğünü ve hastanede araştırmalarda bulunduğunu belirtti.

Türk Hastanesinin açılması amacıyla bir eylem planı imzalandı

Hastanenin açılması hususu ile alakalı Lübnanlı makamlarla oluşturulan görüşmelerin son derece verimli geçtiğini dile getiren Çakıl, Lübnanlı yetkililerin de Türk Hastanesi’nin bir an evvel açılmasını istediklerini kaydetti.

Büyükelçi Çakıl, bir sorun olmaması durumunda birkaç gün sonra Türk Hastanesi’nin açılması çalışmaları kapsamında Türkiye’den bir teknik heyetin Lübnan’a geleceğini aktararak, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Sayda Türk Travmatoloji ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin bir an evvel hasta kabulüne başlamasını sağlamak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan doğrulusunda özel temsilci olarak görevlendirilen Sağlık ve Besin Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu’nun Lübnan’a ziyareti esnasında iki ülkenin makamları arasında bir eylem planı imzalandı. Bu eylem planı kapsamında bir çalışma takvimi ortaya getirildi ve bu kapsamda 15 gün ila 3 ay arasında geçecek bir vakit zarfında eksiklerin tamamlanarak hastanenin bir an evvel açılması planlanıyor.”

Etiketler

Admin

Ajans Haberlerini Naklen Sizlere Aktarıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri