Genel

Kovid-19 salgını sigarayı bırakma motivasyonunu artırdı

Yeşilay'ın "Sigara Kullanım Alışkanlıkları ve Bırakma Eğilimi Araştırması", yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının sigarayı bırakma motivasyonunu artırdığını ve son 6 ayda her 10 kişiden 1'inin salgın nedeniyle sigarayı bıraktığını meydana koydu.

Abone Ol  
 
73 / 100

Yeşilay’ın “Sigara Kullanım Alışkanlıkları ve Bırakma Eğilimi Araştırması”, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının sigarayı bırakma motivasyonunu artırdığını ve son 6 ayda her 10 kişiden 1’inin salgın nedeniyle sigarayı bıraktığını meydana koydu.

Araştırma, 26 ilden, yüzde 62’si erkek, yüzde 38’i kadınlardan oluşan, yüzde 95’i aktif sigara içicisi, yüzde 5’i ise sigara kullanmayı bırakmış 15 yaş ve üzeri aşağı yukarı 2 bin 500 kişi üstünde yapıldı.

“Sigara Kullanım Alışkanlıkları ve Bırakma Eğilimi Araştırması”, Türkiye çapında sigarayı ilk deneme yaş ortalamasının 18,6 bulunduğunu, kullanıcıların yüzde 21’inin 15 yaş öncesinde sigarayla tanıştığını gösterdi.

Sigaraya başlayanların, bırakılan dönemler haricinde 15 seneye yakın vakit bu alışkanlıklarını devam ettirdikleri kaydedilen incelemede, erkeklerin bayanlara göre daha erken sigaraya başladığı ve daha yoğun tükettiği anlatıldı.

Araştırmada, 15-19 yaş arası sigara içen gençlerin evinde sigara kullanan kişi miktarının başka yaş gruplarına kıyasla yüksek bulunduğuna, bundan dolayı ebeveynlerin devam eden tüketiminin bu noktada ailedeki genç bireyleri tetiklediğine ilgi çekildi.

Her 5 kişiden 4’ünün yakınlarının pasif içici olmasını engellemek adına şuurlu davrandığı ve evde yakınlarının yanında sigara içmediği belirti edilen incelemede, çocukların oluşturduğu titizlikte evli ve çocuklu ailelerin yalnızca yüzde 14’ünün aynı ortamda sigara kullandığı, diğerlerinin çoğunluklu olarak balkonu tercih ettiği kaydedildi.

Her 10 kullanıcıdan 1’i sigarayı bırakma konusu ile ilgili kararlı

Her 10 kullanıcıdan 1’inin sigarayı kısa vakitte bırakma konusu ile ilgili kararlı bulunduğu aktarılan incelemede, kullanıcıların bırakma motivasyonunun olabildiğince yüksek bulunduğu durumda ilk aşaması atamadıklarının görüldüğü, evli ve çocuklu ailelerin bırakma motivasyonunun daha yüksek bulunduğu ifade edildi.

Sigara içenlerin yüzde 26’sının bırakmayı düşünmediği, yüzde 16’sının kararsız bulunduğu kaydedilen incelemede, her 10 aktif kullanıcıdan 6’sının daha önce sigarayı bırakmayı denediği, ortalama 1,5 ay sigara içmediği yalnız devamını getiremediği belirtildi.

Araştırmada, son 6 ayda sigarayı bırakmış olanların yüzde 62’sini tek başına karar verip harekete geçenlerin oluşturduğuna ilgi çekildi.

Son 6 ayda her 10 kişiden 1’i Kovid-19 nedeniyle sigarayı bıraktı

Araştırmada, son 6 ayda sigarayı bırakan her 10 kişiden 1’inde Kovid-19 salgınının etkili bulunduğu vurgulandı.

Kısa vakit ortamında sigarayı bırakacağını ifade eden kişilerin Kovid-19 salgını döneminde sigara tüketimini azalttığı ifade edilen incelemede, her 4 kişiden 1’inin de salgın döneminde sigara tüketimini azalttığına ilgi çekildi.

Araştırmada, evde yapılacak şeylerin kısıtlı olması ve yoğun stresin sigara tüketimini artırdığı, sigaranın virüs kaynaklı hastalığa yakalanma tehlikesini artırmasının ve hastalıkla mücadelede oluşturduğu dezavantajın ise sigarayı azaltmayı tetiklediği ifade edildi.

Salgın esnasında sigara tüketimini azaltanların yüzde 85’inin sigaranın koronavirüs tedavisini olumsuz etkilediğine inandığı aktarılan incelemede, salgın döneminde sigara ile arasına uzaklık koyan bu kişilerin, hastalığın sigara ile tümleşen olumsuz etkilerine dair lüzumlu bilgiye sahip bulunduğu ve salgın döneminin sigarayı bırakmak için doğru vakit olma ihtimalini düşündüğü kaydedildi.

“KOAH Günü’nde sigarayı bırakın” çağrısı

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 Kasım’ın Dünya KOAH Günü bulunduğunu anımsatarak, KOAH’ın en ölümcül üçüncü hastalık bulunduğunu söyledi.

KOAH’dan korunmanın olası bulunduğunu dile getiren Öztürk, KOAH’ın çoğunlukla akciğerin tahribatına bağlı geliştiğini, yüksek miktarda da tütün ve tütün ürünleri tüketimi ya da pasif içicilikle ilgili bulunduğunu belirterek, “KOAH Günü’nde sigarayı bırakın ve sağlığınıza kavuşun.” davetinde bulundu.

Koronavirüsün yerleştiği ve hastalığı ölümcül yapan merkez organın akciğer bulunduğuna işaret eden Öztürk, şu şekilde konuştu:

“Bu süreçte bilhassa tütün ve tütün ürünleri kullanan vatandaşlarımızın bir an önce bırakmaları ve esasen risk altında olan akciğerlerini temiz tutmaları lüzumtiği tarafında mesajlar verdik. Bu noktada lüzum sosyal medyada lüzum medyada kamu spotlarıyla büyük kampanyalar düzenledik. Bunlar da karşılığını buldu. Korona ile akciğer arasındaki bağlantının, direkt olarak korona ile tütün ve tütün ürünleri arasında da bulunduğunu anlatmaya çalıştık. Pandemi sürecinde çevrimiçi hatlarımızın miktarını artırdık. Genellikle yaptığımız bilgilendirme çalışmalarıyla tütün ve tütün ürünlerini bırak isteyen vatandaşlarımızdan çok sayıda telefon almaya başladık. 9-10 kat daha çok telefon aldık. 15 bin kişiye ulaştık ve destek verdik.”

Öztürk, tütün ve tütün ürünlerini bırakmak isteyenlere “10 adımda sigarayı bırakma” önerisinde bulunduklarını, birebir çevrimiçi psikolojik destek verdiklerini ve olumlu geri dönüş aldıklarını anlattı.

“Sigarayı bırakmak isteyenlerin seviyesi yüzde 58’lere yükseldi”

Yeşilay Genel Başkanı Öztürk, incelemede insanların pandemi sürecinde sigara tüketimi konusu ile ilgili alışkanlıklarını ne yönde değiştirdiğini incelediklerini ve bırakma eğilimlerini ele aldıklarını dile getirerek, “Araştırmamızda Kovid-19 salgınının insanların sigarayı bırakma motivasyonunu artırdığını gördük. Bu çok mühim bir bulguydu. Çünkü demek ki insanımız sağlıkla ilgili direkt bir ilinti kuruyorsa sigara bırakma konusu ile ilgili daha motive oluyor.” verisini paylaştı.

Araştırmada, sigara kullananların mühim bir kısmının bırakmak istediklerini gördüklerini dile getiren Öztürk, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“2017’de yapılan bir incelemede sigarayı bırakmak isteyenlerin seviyesi aşağı yukarı yüzde 37 iken, bu araştırmamızda miktar yüzde 58’lere çıktı. Oldukça yükseldi. ‘Kısa vakitde bırakacağım.’ diye kararlılık gösteren aşağı yukarı 10 kişide 1 kişi. Biz bu seviyesin artmasını istiyoruz. Bırakma talebi var ama bırakma olayının başlangıcında ne gerçekleştireceğini bilememe, karar ve eyleme geçme noktasında sıkıntılar var. İşte biz tüm çalışmalarımızda bunları nasıl yapacaklarını öğretiyoruz. ‘Ertelemeyin, sonra bırakırım demeyin, bir an önce bırakın.’ diyoruz.”

Öztürk, salgın sürecinde pasif içicilik konusu ile ilgili da bilgilendirme çalışması gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Yaptığımız incelemelerde bilhassa genç ve orta yaş nüfusun bu hususta çok bilgilendiği, mühim bir kısmının kendisine göre daha korunaklı alanlarda, insanların pasif içici olmamalarını sağlayacak şekilde tütün kullandıklarını gözlemledik. Yine mühim bir kısmının aşağı yukarı yüzde 25-30’unun da kullanma sıklığını azalttığını gördük.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sağlık eşittir bağımlılıktan uzak kalmak”

Genellikle erken yaşta sigaraya başlayanların daha uzun vakit kullanmaya devam ettiklerini belirten Öztürk, bu noktada çocukları ve gençleri korumanın önemine işaret ederek, okullarda “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı” uyguladıklarını ve çocukları erken yaşlarda bilgilendirdiklerini dile getirdi.

Bağımlılıklarla gerçekleştirdikleri tüm çalışmalarda sağlıklı yaşamın tercih edilmesini öncelediklerini ifade eden Öztürk, Vücudunuza aldığınız bir maddenin, alkolün ya da tütün ürününün yalnızca sağlığın bir alanda etkileri yok. Genelde tütün eşittir akciğer diye değerlendirilir. Hayır, tütün bedenin çoğu organına zarar veren bir madde. Bu anlamda bir şuur artışı bulunduğunu gözlemledik. Biz de ‘Nice sağlıklı nesillere.’ diyerek gerçekten ‘Sağlık eşittir bağımlılıktan uzak kalmak.’ fikrini insanlarımızın zihnine yerleştirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Prof. Dr. Öztürk, elektronik sigara ve nargilenin tütünden daha masum gibi gösterilmeye çalışıldığına yalnız bunların tütünden daha riskli ve tehlikeli bulunduğuna ilgi çekti.

“Kamuya açık alanlarda sigara yasağı, bırakmayı düşünenleri destekleyecek bir karar”

Halka açık alanlarda sigara içmenin, pasif içicilik tehlikesinin yanında maskenin çıkarılması nedeniyle koronavirüsün bulaşma tehlikesini de artırdığını belirten Öztürk, sözlerini, “Kamuya açık alanlarda sigara içilmemesine yönelik birtakım düzenlemeler yapıldı. 81 ilde kamuya açık alanlarda sigara içilmesi kısıtlamasının döneme girmesinin sigarayı bırakmayı düşünenleri destekleyecek bir karar bulunduğunu söyleyebiliriz. Hem halk sağlığı hem de iyi ve sağlıklı bir gelecek için atılan bu adımların desteklenmesi gerekiyor.” diye tamamladı.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri