GenelGündem

Kovid-19 aşıları arasında 3 farklı yöntemle üretilen 6 aday öne çıkıyor

Kovid-19 aşı adaylarından ikisi süregelen kullanım ve acil kullanım onayları alırken, Rusya'da ve Çin'de tasarlanan bazı aşı adayları sınırlı olarak kullanılmaya başlandı. İngiltere'de ve ABD'de risk grubundaki kişilere ilk aşılar vuruldu. Çok sayıda ülke aşı tedariki için milyonlarca dozluk ön satın alım sözleşmeleri imzaladı.

Abone Ol  
 
67 / 100

Kovid-19 aşı adaylarından ikisi süregelen kullanım ve acil kullanım onayları alırken, Rusya’da ve Çin’de tasarlanan bazı aşı adayları sınırlı olarak kullanılmaya başlandı. İngiltere’de ve ABD’de risk grubundaki kişilere ilk aşılar vuruldu. Çok sayıda ülke aşı tedariki için milyonlarca dozluk ön satın alım sözleşmeleri imzaladı.

Dünyada en çok umut bağlanan potansiyel aşılar arasında üç değişik teknikle tasarlanan altı aday öne çıkıyor. Bunlar arasında ABD ve İngiltere’de süregelen ve acil tüketimine onay verilen RNA esaslı iki aşı, İngiltere ve Rusya’da tasarlanan virüs vektörü sahibi olan iki aşı ile Çin’de tasarlanan iki inaktif aşı bulunuyor.

Aşı türleri

Aşı yapımcıları Kovid-19 aşısını ilerletmek için üç süregelen tekniğe başvuruyor. Bu tekniklerden en sık kullanılan ilkinde, aşı formülüne virüsün zayıflatılmış, tesiri azaltılmış bir versiyonu konuluyor. Virüsün zayıf haliyle karşılaşan bedenin bağışıklık sağlayacak savunmaları geliştirmesini hedefleyen bu cinsten aşılara “inaktif aşı” adı veriliyor.

Aşı çalışmalarında klinik denemelerde yüksek faaliyet gerçekleştiren ikinci teknikte ise DNA ve RNA gibi kalıtsal yapı taşları sahibi olan aşı formülleri geliştiriliyor. Bu aşılar virüsten alınmış kalıtsal bileşenlerle bağışıklığa yardımcı bazı enzimleri harekete geçirmeyi ve hücre düzeyinde bağışıklık tepkilerini uyandırmayı amaçlıyor.

Aşı geliştirilmek için süregelen olarak kullanılan üçüncü teknikte ise diğer virüs türlerinden hedef virüse kalıtsal bileşenler ekleniyor. “Virüs vektörü” adı verilen bu teknik için Kovid-19 aşı çalışmalarında en sık kullanılan virüs türü soğuk algınlığına yol açan adenovirüsler. Virüs vektörleri, diğer bir virüsün zayıflatılmış ve kendini çoğaltamayan sürümüne aktarılan virüs bileşenleri vasıtasıyla bedende bağışıklık tepkisi yaratmayı hedefliyor.

Bu teknikler dışında protein bileşenleri, virüs aynısı moleküller, antijen-sunucu hücreler vb. kullanılarak da aşı formülleri geliştirilebiliyor.

RNA aşıları: BioNTech/Pfizer ve Moderna

Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin’in kurucu ortağı bulunduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in ilerlettiği Kovid-19 aşısı ile Amerikan biyoteknoloji şirketi Moderna’nın ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) desteğinde ilerlettiği aşı, üçüncü adım denemelerde yüksek faaliyet gözler önüne serdiği bildirilen ilk aşılar oldu.

Her iki aşı da formülünde mesajcı ribonükleik asit (mRNA) içeriyor. BioNTech/Pfizer’in ilerlettiği “BNT162b2” isimli aşı, formülündeki RNA bileşimi yardımıyla Kovid-19’u tesirsiz kılan kan şekeri enzimleri ile alımlayıcı-bağlayıcı immünoglobulin G antikorlarını harekete geçirmeyi, hücre düzeyinde bağışıklık tepkisi yaratan CD4+ ve CD8+ glikoproteinlerini artırmayı amaçlıyor.

Moderna’nın “mRNA-1273” ismini verilen aşı adayı ise virüsün insan hücresine tutunmasını gerçekleştiren “çivi proteini” adı verilen enzimi baskılayarak bedende bağışıklık gerçekleştirmeyi hedefliyor. Aşının formülündeki mesajcı RNA ile Kovid-19’un çivi proteinini suni olarak üreterek bedenin hücre düzeyindeki savunmasını harekete geçirmeyi hedefliyor.

BioNTech/Pfizer aşısı, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumunun (MHRA) 2 Aralık’ta süregelen tüketimine onay vermesiyle “dünyada tescillenen ilk Kovid-19 aşısı” oldu. ABD Besin ve İlaç İdaresi (FDA) 11 Aralık’ta aşının acil tüketimine onay verirken, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde tüketimini onayladı.

İngiltere’de 91 yaşındaki Kuzey İrlandalı Margaret Keenan, ABD’de ise New York’ta çalışan 52 yaşındaki Afro-Amerikalı hemşire Sandra Lindsey, BioNTech/Pfizer aşısını ilk yaptıranlar oldu. Aşının Almanya’da 27 Aralık’ta uygulanmaya başlanması planlanıyor.

Moderna’nın aşısı ise 19 Aralık’ta FDA’dan acil kullanım onayı aldı. Aşı, ilk kez 21 Aralık’ta Connecticut vilayetinde Afro-Amerikalı hemşire Mandy Delgado’ya uygulandı. ABD Sağlık Bakanı Alex Azar ile Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, 22 Aralık’ta aşıyı yaptırarak yurttaşlara güvenilir bulunduğu mesajını verdi.

Her iki RNA aşısı da klinik denemelerde yüksek faaliyet gözler önüne serdi lakin aşıların bileşimlerinin bozulmaması için çok düşük sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerekiyor. BioNTech/Pfizer aşısı için bu sıcaklık sıfırın altında 70 derece iken, Moderna aşısı için sıfırın altında 20 derece. Bu hal aşıların saklama ve dağıtım maliyetini artırıyor.

Virüs vektörleri: Oxford/AstraZeneca ve Rus aşıları

İngiltere’de Oxford Üniversitesi Jenner Enstitüsü ile Oxford Aşı Grubu iş birliğinde tasarlanan ve üretim lisansı İngiliz-İsveç ilaç şirketi AstraZeneca doğrultusundan satın alınan aşı adayı ile Rusya’da Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsü doğrultusundan tasarlanan aşı adayı, virüs vektörü teknikiyle tasarlanan aşılar arasında en çok umut bağlanan çalışmalar olarak görülüyor.

Oxford’un “AZD1222” isimli aşı adayı, soğuk algınlığına yol açan bir adenovirüsün zayıflatılmış ve kendini çoğaltamayan versiyonunu içeriyor. Bileşimine Kovid-19’un insan hücrelerine tutunmasını gerçekleştiren çivi proteini eklenen adenovirüs, enzimin suni olarak meydana çıkmasını ve bedenin buna karşı koruyucu antikorlar üreterek gerçek virüse karşı bağışıklık kazanmasını amaçlıyor.

Rusya’nın “Sputnik V” ismini verilen aşı adayı da Oxford aşısı gibi, soğuk algınlığına yol açan bir adenovirüsten alınan, ayrı dozlar halunda yapılan iki virüs bileşeni (rAd26 ve rAd5) içeriyor.

Oxford Üniversitesi, 23 Kasım’da yaptığı açıklamada, halen devam eden üçüncü adım denemelerin ilk sonuçlarına göre, potansiyel Kovid-19 aşısının tek doz uygulanması halunda yüzde 70, önce yarım doz, sonrasında tam doz uygulanması halunda ise yüzde 90 etkili bulunduğu bildirdi.

Gamaleya Enstitüsü ise 14 Aralık’ta yaptığı açıklamada, halen devam eden üçüncü adım denemelerde aşının etkililik seviyesinin yüzde 91,4 bulunduğunu belirtti.

Oxford Üniversitesi ve Gamaleya Enstitüsü, 11 Aralık’ta gerçekleştirdikleri ortak açıklamada, aynı teknikle tasarlanan iki aşı adayının bir arada uygulandığında daha etkili olup olmayacağını araştırmak üzere klinik denemeler yürüteceklerini duyurdu.

Çin’in inaktif aşıları: Sinopharm ve Sinovac

Öte yandan “inaktif aşı” tekniki, viral hastalıkların çapında bulunduğu gibi Kovid-19 aşısı için yürütülen aşı çalışmalarında en süregelen kullanılan tekniklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu tür aşılarda virüsün zayıflatılarak tesiri azaltılmış bir versiyonu aşı formülüne konuluyor. Çin’de kamuya ait ilaç firmaları Sinopharm ve Sinovac doğrultusundan tasarlanan aşı adayları en çok umut bağlanan inaktif aşı çalışmaları olarak görülüyor.

Sinopharm’ın Vuhan Viroloji Enstitüsü ve Pekin Biyolojik Ürünler Enstitüsü ile ilerlettiği aşı adayı, formülünde Kovid-19’un “tesirsizleştirilmiş” bir durumu olan virüs bileşeni bulunduruyor. “BBIBP-CorV” adı verilen aşı adayı, bedenin güçsüzleştirilmiş virüse karşı natural korumalarını canlandırmayı, bu yolla bağışıklık tepkisi yaratmayı amaçlıyor.

Pekin idaresi eylül ayında Sinopharm’ın aşı adayının acil hal tüketimine onay verdi. Şirket, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, aşı adayının acil kullanım kapsamında 1 milyon kişiye uygulandığı, “bazı kişilerde görülen hafif semptomlar dışında” hastalık belirtisiyle karşılaşılmadığını bildirdi.

Körfez ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 9 Aralık’ta aşının ülkede yürütülen üçüncü adım klinik denemelerinde o ana dek 31 bin gönüllü üstünde yüzde 86 faaliyet sağladığını söyleyerek aşının süregelen tüketimine onay verileni duyurdu.

Aşı adayının klinik denemelerine ev sahipliği yapan bir diğer Körfez ülkesi Bahreyn, 13 Aralık’ta aşının süregelen tüketimine onay sunarak BAE’yi izledi.

Bir diğer Çinli ilaç şirketi Sinovac’ın aynı teknikle ilerlettiği “Coronavac” isimli aşı adayı da formülünde virüsün tesirsizleştirilmiş bir versiyonunu içeriyor.

Çin’de acil hal tüketimine onay verilen aşı adayının Brezilya’da sürdürülen 3’üncü adım klinik denemeleri sonuçlandı. Sinovac’ın Brezilya’daki klinik denemelerde iş birliği yaptığı Butantan Enstitüsü, 21 Aralık’ta yaptığı açıklamada, şu ana kadar alınan sonuçlarda etkililik seviyesinin aşılar için asgari sınır olan yüzde 50’yi aştığı bildirdi.

Aynı anda 5 değişik aşı için klinik denemelerin yürütüldüğü Brezilya’da en az yan tesire yol açan aşı bulunduğu gözlenen Coronavac, bu ülkenin yanı sıra Endonezya ve Türkiye’de de insanlar üstünde test ediliyor.

Coronavac, 3’üncü adım denemeler kapsamında Türkiye’de 17 Eylül’de insanlar üstünde test edilmeye başlanmıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 25 Kasım’da yaptığı açıklamada, Çin menşeli inaktif aşı adayından kış aylarında toplam 50 milyon doz satın alabilmek üzere sözleşme imzalandığını duyurmuştu.

Çinli şirketlerin büyük ölçekli üretim yapma kabiliyetlerinin aşı tedarikinde Çin menşeili ürünlere üstünlük sağlayacağı öngörülüyor. Hem Sinopharm hem de Sinovac, 2021’de tek başlarına birer milyar doz aşı üretecek kapasiteye ulaşmayı hedefliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bilgilerine göre 22 Aralık itibarıyla dünya çapında 61 Kovid-19 aşı adayı, klinik denemelerle insanlar üstünde test edilirken, 172 aşı adayı da klinik öncesi geliştirme adımında bulunuyor.Bu alana özgün içerik yazılacaktır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri