GenelSağlık

Kış mevsimi için nar önerisi

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Homeopati Eksperi Dr. Yegane Özcan, "Kovid-19 pandemisi ve grip endişesi hayat sürdüğümüz kış mevsiminde bağışıklığı sağlamlaştırmak için narın iyileştirici gücünden yararlanmalıyız. Nar, suyundan çekirdeğine, meyvesinden kabuğuna kadar tam bir deva deposu." ifadelerini kullandı.

Abone Ol  
 
67 / 100

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Homeopati Eksperi Dr. Yegane Özcan, “Kovid-19 pandemisi ve grip endişesi hayat sürdüğümüz kış mevsiminde bağışıklığı sağlamlaştırmak için narın iyileştirici gücünden yararlanmalıyız. Nar, suyundan çekirdeğine, meyvesinden kabuğuna kadar tam bir deva deposu.” ifadelerini kullandı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verdiği Dr. Özcan, binlerce senedir hastalıkların tedavisinde kullanılan narın Kovid-19 pandemisine ek olarak grip ve soğuk algınlığı riski taşıyan kış mevsiminde hastalıklara karşı koruyucu özelliklerine dair bilgilendirmede bulundu.

Narın en az meyvesi kadar kabuğunun deva deposu bulunduğunu belirten Özcan, “Bu yüzden narın kabuğunu çöpe atmayın. Kabuğu kurutup rondodan geçirerek hazırlayacağınız toz, ciltte yara ve kesiklere karşı kullanacağınız etkili bir merhem olacaktır. Meyveyi soyduktan sonra kabuğu kaynatarak gerçekleştireceğiniz çay soğuk algınlığı ve uykusuzluk problemlerine devadır. Güçlü büzücü etkileri olan nar kabuğu ishalin doğal ilacıdır. Alkaloit içeriğiyle antihelmentik tesire sahip olan nar kabuğu, parazitlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Nar kabuğu solüsyonu ağız çalkalamada kullanıldığında diş eti kanamalarına, stomatit, diş eti iltihaplanmasına iyi gelir.” dedi.

– “Grip, tansiyon ve tiroide yararlı”

Özcan, nar meyvesinin içinde C,P, B6 ve B12 vitaminlerinin bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir. P vitamini kan damarlarını güçlendirir. B6 sinir sistemini ve B12 kan üretimine yardımcı olur. Nar ilaveten çoğu lif ve tanen içeriyor, aynı vakitte çok etkili bir doğal dezenfektan. Verem, dizanteri ve Koli Basili’ye karşı etkili bulunduğu seneler süresince kanıtlandı. Nar, kan damarlarının duvarlarını, sinir sistemini ve genel olarak kan dolaşımını kusursuz şekilde güçlendirir. Ama, yaşlılar ve ameliyat olmuş kişiler ilgi etmeli, zira nar kan pıhtılaşma hızını arttırabiliyor. Soğuk algınlığı tedavisinde ve önlenmesinde, tiroid bezi, kalp hastalıkları için de yarar sağlıyor. Düzenli olarak yetişkin nar meyvesi tüketimi, hipertansiyon hastalarında doğal olarak kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor”

Narın düzenli olarak tüketilmesinin mide kanserinin gelişmesini engellediğini açıklayan Özcan, “Nar yolu ile vücudumuza giren doğal amino asitler, hücresel düzeyde patolojik hücrelerle savaşır, olumsuz süreçlerin engellenmesine yardımcı olur. Nar, bronşiyal astımı ve kansızlığı olanlar için de yararlıdır. Meyve özü ve meyve suyu, radyasyonun vücuttan atılmasına yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.

– “Yemeklerinize nar suyu katın”

Nar ile yapılan detaylı yemek tariflerinin var bulunduğunu anımsatan Özcan, “Ama vitamin ve mineral etkilerinden yararlanmak için bu meyveyi tazeyken tüketmek önemli. Birçok yemeğe ekşisi için nar ekleyebilirsiniz. Hem de nar bölmelerinin yararlı faydalarını unutmayınız. Kurutulmuş bölmeler kurutulur ve çaya eklenir. Bu çay, sinir sistemini normalleştirir ve sakinleştirici bir tesire sahip bulunduğu gibi uykusuzlukla baş eder.” ifadelerini kullandı.

Özcan, narda bol miktarda tespit edilen antioksidanlar vasıtası ile bedenin temizlediğini belirterek, “Nar suyunda 15 tür aminoasit var, bu da narı insanlar için en yararlı ve zengin amino asit kaynaklarından biri yapıyor. Genellikle tatillerden sonra, beslenmemize ilgi etmediğimiz ve kaçamak yaptığımız durumlardan sonra mide aktivitesini normalleştirmeye yardımcı oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Böbrek ve akciğer hastaları bilhassa tüketmeli”

İştah ve hemoglobin üstünde narın olumlu etkileri bulunduğunu ifade eden Özcan, “Solunum yolu enfeksiyonları, öksürük, boğaz ağrısı, idrar yolu enfeksiyonları, gastrointestinal bozukluklara iyi gelir. İdrar söktürücü ve antiseptik tesire sahiptir. Kan basıncını normalleştirmeye yardımcı olur. Karaciğer, böbrekler, akciğer hastalıkları için kullanılması tavsiye edilir. Alzheimer hastalığının önlenmesine yardımcı olur. Diyabet hastaları dozunu kaçırmamak şartıyla nar suyu tüketebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Nar çekirdeğinin ihtiva ettiği yağda çözünen F ve E vitaminleri vasıtası ile cildi gençleştirdiğini açıklayan Özcan, “Öğütülmüş nar çekirdeği baş ağrılarına ve tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Vücudun hormonal aktivitesine de olumlu katkılarda bulunur. Nar çekirdeklerinden uçucu yağlar ve kozmetik ürünlerin yapılmasında kullanılıyor.” yorumunu yaptı.

İnsan bedeni üstündeki yararlı etkilerinin yanı sıra narın bir grup kontrendikasyonları bulunduğu uyarısında tespit edilen Özcan, şunları kaydetti:

“Nar suyu, yüksek asitli gastrit ve peptik ülser gibi süreğen mide hastalıkları olan kişiler için kontrendikedir. Hemoroit ve süreğen kabızlıktan muzdarip insanlar için meyve suyunun kullanılması tavsiye edilmez. Bunun dışında 1 yaş altındaki çocuklara nar suyunu önermiyoruz. 4-7 yaşına kadar nar suyu, suyla seyrelterek içilmeli. Meyve suyunu iç hastalıkları için alırken diş doktorlarının tavsiyelerine uymak çok önemli. Taze sıkılmış nar suyu, içeriğindeki detaylı asitler nedeniyle diş minesine zarar verebilir. Bunu önlemek için nar suyu, suyla seyreltilebilir. Bütün vitamin deposu bu halde da korunur. Meyve suyunu içtikten sonra ağzınızı suyla çalkalayabilirsiniz.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri