DünyaGenelGündemHaber

İran-ABD arasındaki gerilim Trump döneminde doğrudan çatışma boyutuna taşındı

Trump, Obama devresininde imzanalan uyuşmayı yeterli bulmadı ve İran'ı roket uygulaması ve çevresel nüfuzunun da sınırlandırıldığı yeni bir uyuşmaya zorlayabilmek amacıyla her alanda baskı uygulamaya başladı.

Abone Ol  
 
65 / 100

ABD Başkanı Donald Trump’ın dört senelik başkanlığı zamanınce İran’a yönelik izlediği politikalar, İran’da büyük ekonomik ve toplumsal problemlere yol açarken bu dönemde Kasım Süleymani’nin ABD hücumunda öldürülmesi iki ülke arasındaki stres siyasetini direkt olarak çatışma boyutuna taşıdı.

İran, 2018’den bu yana Trump’ın tercihleri kaybedeceği ümidiyle baskılara direnmeye çalıştı. Her ne kadar ABD’deki tercihlerin kendileri amacıyla mühim olmadığını yinelasa da nükleer uyuşmaya geri döneceğini aktaran Demokrat Parti adayı Joe Biden’ın tercihleri kazanmasından en çok memnun olan ülkelerin başında İran geliyor.

Trump, Beyaz Saray’daki vazife zamanınin en başından beri Tahran’a karşı sert bir duruş sergiledi. ABD idaresinin, “azami baskı” ismini verilen İran’a yönelik siyasetinin en mühim adımlarından biri 8 Mayıs 2018’de Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer uyuşmadan tek doğrultulu çekilmesiydi.

Biden’ın ABD Başkan Yardımcısı bulunduğu dönemde imzalanan ve iki ülke arasındaki düşmanlıkları sona erdirme vaadini de taşıyan nükleer uyuşma, uluslararası yaptırımların kaldırılması karşılığında Tahran’ın nükleer uygulamasını mühim ölçüde sınırlarken, diyaloğun da kısmen genişlemesine katkı sağladı. Önceki Başkan Barack Obama ile bir nebze düzelen kırılgan ABD-İran ilişkileri, Trump’ın vazifeye gelmesi ile değişik bir yola girdi.

Trump, Obama devresininde imzanalan uyuşmayı yeterli bulmadı ve İran’ı roket uygulaması ve çevresel nüfuzunun da sınırlandırıldığı yeni bir uyuşmaya zorlayabilmek amacıyla her alanda baskı uygulamaya başladı.

ABD, İran ekonomisini amaç aldı

Trump idaresi, İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarının ilk adımını 7 Ağustos 2018’de adeta uygulamaya koydu. ABD’nin İran’a yönelik ilk yaptırım paketiyle İran hükümetinin, ABD doları satın alması, altın ve kıymetli madenlerle ticaret yapması yasaklandı.

Washington, 5 Kasım 2018’de ise İran’ın petrol ihracatını sıfırlamayı amaçlayan yaptırımları döneme soktu. Bu proses zamanınce Merkez Bankası dahil İran’a ait çoğu bankanın yaptırım kapsamına alınması Tahran’ın uluslararası ticaretine büyük zarar verdi. Ülkede senelik enflasyon seviyesi yüzde 52’ye kadar çıkarken, döviz kurlarında rekor artışlar yaşandı. Bu hal, İran’da yüzlerce bireyin öldüğü ekonomik kaynaklı protestolara yol açtı.

Tahran idaresi, ABD’nin nükleer uyuşmadan tek doğrultulu çekilmesine ve yaptırımları geri getirmesine rağmen Avrupa’nın İran’ın uyuşmadaki çıkarlarını koruyacak adımlar atması halunda uyuşmayı sürdüreceğini açıkladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu terör listesine alındı

Trump, 8 Nisan 2019’da İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ABD’nin “yabancı terör örgütleri” listesine eklendiğini açıkladı. Washington, bu sayede ilk kez bir ülkenin askeri gücünü terör teşkilatı olarak nitelemiş oldu.

Bu kararın anında sonrası İran Milli Emniyet Yüksek Konseyi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nı (CENTCOM) terör örgütleri listesine aldı.

Birbirini karşılıklı “terörist” ilan eden iki güç arasında Basra Körfezi’nde stres artınca Beyaz Saray, İran’a “net ve net bir mesaj” vermek amacıyla 5 Mayıs’ta bir uçak gemisi ile bombardıman filosunu Körfez’e yönlendirdi.

İran nükleer taahhütlerini azaltma kararı aldı

Avrupa ülkelerinden beklediği desteği alamayan İran, 8 Mayıs’ta uyuşmadaki çıkarları sağlanıncaya dek iki aylık Aralıklarla uyuşmadaki taahhütlerini azaltma vakitcine gideceğini açıkladı.

ABD Başkanı Trump da aynı gün, İran’a demir, çelik, bakır ve alüminyum sektörlerinde yeni yaptırımlar getiren başkanlık kararını imzaladı.

Körfez’deki tanker hücumları

İran ile ABD arasındaki stresi düşürmek amacıyla ara buluculuk rolüne soyunan devresinin Japonya Başbakanı Abe Şinzo, 13 Haziran’da Tahran’ı ziyaret etti.

Abe’nin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüşmesi esnasında Umman Körfezi’nde Japonya’ya yük taşıyan iki büyük petrol tankerinde patlama oldu. Saldırıyla alakalı İran, ABD’yi Abe’nin çabalarını sabote etmekle suçladı. Washington idaresi hücumların mayınla düzenlendiğini ve gerisinde İran’ın bulunduğunu iddia etti.

İran, ABD İHA’sını düşürdü, Trump hücumdan son anda vazgeçti

İran’ın Umman Körfezi kıyısındaki Kuhmubarek şehri sahilinde 20 Haziran’da ABD Hava Kuvvetlerine ait “RQ-4 Global Hawk” tarzı insansız hava aracının (İHA) Devrim Muhafızları Ordusu doğrultusundan düşürülmesi gerginliğin çatışmaya dönüşeceği endişelerini artırdı.

İran, İHA’nın hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle vurulduğunu açıkladı. ABD ise Hürmüz Boğazı üstünde uluslararası hava sahasında uçarken düşürüldüğünü savundu.

Beyaz Saray’da İran’a askeri hücum amacıyla Trump’ın başkanlığını yaptığı acil hal toplantısı düzenlendi. Trump 22 Haziran’da yaptığı açıklamada, “çok çok insanın öleceği gerekçesiyle” İran’a hücumdan son anda vazgeçtiğini söyledi.

ABD’li yetkililer, İHA’nın düşürülmesine karşılık 23 Haziran’da İran’ın askeri sistemlerine siber hücum düzenlendiğini açıkladı.

ABD, Hamaney ve Zarif’i yaptırım listesine aldı

Washington idaresi, İHA’nın düşürülmesinin sonrası 24 Haziran’da İran lideri Hamaney’i de kapsayacak şekilde Tahran’a yönelik yeni yaptırımlar getirdi. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de 1 Ağustos’ta ABD Hazine Bakanlığı doğrultusundan yaptırım listesine alındı.

Bunun üstüne İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD Başkanı Trump’tan gelen müzakere çağrılarına işaret ederek, bu hale “Ön koşulsun müzakere istediklerini söylüyorlar ama ertesi gün Büyük Devrim Rehberi’ne (Hamaney) yaptırım uyguluyorlar. Sonrasında Dışişleri Bakanı’na yaptırım uyguluyorlar. Kiminle müzakere edeceksiniz? Müzakerenin sorumlusu Dışişleri Bakanı’dır. Bir gün müzakere kararı alırsak sizinle konuşacak olan kendisidir.” ifadeleriyle reaksiyon gösterdi.

Cebelitarık ve Basra Körfezi’nde “tanker savaşları”

İngiliz donanmasının 4 Temmuz’da Cebelitarık Boğazı’nda İran’a ait bir petrol tankerine el koymasının sonrası İran da 19 Temmuz’da Basra Körfezi’nde bir İngiliz tankerine el koydu.

İran’ın bu hamlelerinden sonra ABD ve İngiltere’den stresi düşürmeye yönelik adımlar geldi. ABD’nin İHA hususu ile alakalı İran’a misillemede bulunmaması, İngiltere’nin de bir vakit alıkoyduktan sonra İran tankerini bırakması stresin bir vakitliğine düşmesine namacıyla oldu.

ABD, Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine hücumyla alakalı İran’ı suçladı

İran karşıtlığıyla tanınan ABD Ulusal Emniyet Danışmanı John Bolton’un Eylül 2019’da Trump doğrultusundan vazifeden alınması Tahran-Washington arasındaki ilişkilerin yumuşayacağı beklentisini doğurdu.

Bunun sonrası 14 Eylül’de Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Saudi Aramco’ya ait iki tesise, silahlı insansız hava vasıtalarıyla (SİHA) hücum düzenlendi. Yemen’deki İran destekli Husiler, ölen ya da yaralananın olmadığı hücumyı üstlendi. ABD, hücumyla alakalı İran’ı suçlarken Tahran suçlamaları kabul etmedi.

ABD’nin bölgedeki müttefiki Suudi Arabistan’a hücum ABD-İran ilişkilerindeki tansiyonu yine yükseltti.

İran ile ABD arasında tutuklu takasları

7 Aralık’ta ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını ihlal ettiği iddiasıyla ABD’de tutuklu tespit edilen İranlı bilim adamı Mesud Süleymani ile İran’da tutuklu Çin asıllı ABD vatandaşı Xiyue Wang tutuklu takası kapsamında eş vakitli olarak serbest bırakılarak ülkelerine gönderildi. İran’da tutuklu eski bir ABD askeri ile ABD’de tutuklu İranlı bir bilim insanı da 2 Mayıs 2020’de eş vakitli serbest bırakıldı.

ABD Başkanı Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İran’a teşekkür ederek, nükleer uyuşmanın yerine geçecek yeni bir uyuşma teklifini yineledi. İran ise Washington nükleer uyuşmaya dönmeden ABD ile müzakere etmeyeceğini açıkladı.

ABD idaresi Irak ve Suriye’de İran destekli milisleri vurdu

Kerkük’te 28 Aralık’ta ABD’nin K1 Askeri Üssü’ne roketlerle uygulanan hücumda, sözleşmeli bir personelin hayatını kaybetmesi ve bazılarının yaralanması stresi yine artırdı. ABD, hücumdan ötürü İran’a yakın Şii milis güçlerini amaç gösterse de bu iddialar milislerce kabul edilmedi.

ABD, 29 Aralık’ta Kerkük’teki hücumya misilleme olarak Hizbullah Tugayı’nın Irak ve Suriye’deki 5 üssünü amaç aldı. Saldırıda 25 birey öldü, 51 birey de yaralandı.

Saldırıdan iki gün sonra Şii milis güçleri, korunaklı Yeşil Bölge’de yer alan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğini bastı. Binaya zarar veren göstericiler, elçilik duvarına devresinin Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’yi kastederek, “Komutanımız Süleymani” yazdı.

Süleymani’nin ABD doğrultusundan öldürülmesi gerginliği direkt olarak çatışma boyutuna taşıdı

ABD, 3 Ocak Ayı Cuma gecesi Bağdat Havalimanı’nda İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi Mühendis’in vasıta konvoyuna hava hücumu düzenledi.

Saldırıda her iki komutanla Haşdi Şabi ve İranlı askeri yetkililerden toplam 10 birey öldü. Saldırının sonrası Hamaney başta olmak üzere üst seviye İranlı yetkililer, ABD’den intikam alacaklarını açıkladı. Trump ise ABD’ye tehdit meydana getirdiği gerekçesiyle Süleymani’yi öldürme talimatını kendisinin verilenni açıkladı.

Bu ilerlemelerle müzakere olsılığı ortadan kalkarken her iki doğrultu da direkt olarak çatışma noktasına geldi.

Trump’tan “İran kültürü yönünden çok mühim amaçlari vururuz” tehdidi

İran’da Hamaney’den ileri en mühim ikinci isim olarak tanınan Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ülkede öfkeye yol açtı. Trump, İran’dan gelen intikam tehditlerine karşılık 5 Ocak Ayı’ta Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “İran’daki 52 noktayı amaç almış bulunmaktayız. Bunlardan bazıları üst seviye ve İran ve İran kültürü yönünden çok mühim. Bu amaçlar ve İran’ın kendisi çok süratli ve çok sert bir şekilde vurulacaktır. ABD daha çok tehdit istemiyor.” ifadelerini kullandı.

Trump, 52 adedinin 1979 senesinde ABD’nin Tahran Büyükelçiliğinin basılmasından sonra rehin alınan ve 444 gün tutulan 52 Amerikalıyı temsil ettiğini söyledi.

İran, Avrupa ülkelerinin ABD’nin yaptırımlarına karşılık nükleer uyuşmayı koruyacak etkili adımlar atmaması üstüne daha evvel açıkladığu şekilde nükleer uyuşmadan kaynaklanan bütün taahhütlerini 5 Ocak Ayı’ta askıya aldı.

Ruhani, 6 Ocak Ayı’ta Twitter hesabından paylaştığı mesajında Trump’ın tehditlerine karşılık, “52 sayısına atıfta tespit edilenlar 290 miktarını da hatırlasın. Asla İran ulusunu tehdit etme.” ifadeleriyle ABD’nin, 3 Temmuz 1988’de bir sivil İran uçağını düşürerek 290 yolcuyu öldürmesine gönderme yaptı.

Süleymani suikastının sonrası İran Meclisi 7 Ocak Ayı’ta, ABD ordusu mensupları ile ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) çalışanlarını “terörist” olarak tarifleyen yasayı oy birliğiyle kabul etti. Kabul edilen yasada ABD güçlerine yapılacak her türlü yardım da “terör eyleminde iş birliği” olarak nitelendirildi.

İran’ın ABD üssüne hücumuyla iki ülke savaşın eşiğine geldi

İran Devrim Muhafızları Ordusu, 8 Ocak Ayı’ta Süleymani’nin öldürülmesine karşılık Irak’ta ABD kuvvetlerinin konuşlandığı Ayn el-Esed üssüne balistik roket hücumu düzenledi. İran, hücumya karşılık verilmesi halunda ABD’nin bölgedeki üslerine de saldıracağını açıkladı. Saldırı sonrası Beyaz Saray’da Ulusal Emniyet Konseyi ile bir toplantı yapan Trump, “Her şey yolunda.” diyerek, hücumda ABD askerlerinden ölen olmadığını açıkladı ve İran’a karşı hücum emri vermedi.

Daha ileri zamanlarda ise Pentagon 109 askerin hücum esnasında travmatik beyin hasarına uğradığını açıkladı. Saldırının gerçekleştiği saatlerde Ukrayna’ya ait bir yolcu uçağının Tahran üstünde İran hava savunma sistemleri doğrultusundan kruz roketsi sanılarak düşürülmesi sonunda 176 yolcunun hayatını kaybetmesi İran idaresini zor hale soktu.

Trump’ın yaptırımları İran ekonomisini felç etti

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bütçe ve Planlama Kurumu Başkanı Muhammed Bakır Nobaht, 2 Haziran’da Meclis’te yaptığı sunumda, vatanının 2011’de 119 milyar dolar olan enerji ihracatı gelirlerinin geçtiğimiz sene 8,9 milyar dolara kadar indiğini açıklarken petrol yaptırımlarından ülkenin gördüğü zararın boyutunu gözler önüne serdi.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani de 26 Eylül’de yaptığı bir konuşmada, ABD yaptırımlarından kaynaklanan zararın ülkeye maliyetinin 150 milyar doları bulduğunu belirterek, “Bu senelerde halkımızın hayatı daha rahat ve basit olabilirdi. Bu suçların bütün sorumluluğu Beyaz Saray’a aittir.” ifadelerini kullandı. Ruhani, ABD’deki tercihleri değerlendirdiği dünkü konuşmasında da Trump’ın başkanlık zamanı zamanınce İran’ın tarihindeki en zor günlerini geçirdiğini söyledi.

ABD’nin İran’a yönelik BM ambargolarını uzatma isteği kabul edilmedi

BM’nin İran’a 13 senedir uyguladığı silah ambargosunu yenileme girişimleri BMGK’da başarısızlıkla neticelenen ABD, İran’ın nükleer uyuşma kapsamındaki taahhütlerini askıya almasını gerekçe göstererek, 20 Ağustos’ta Konseyin 2231 saseneı kararı ile kaldırılan bütün yaptırımların yine uygulanmasına imkân tanıyan mekanizmayı (snapback) tetikledi.

ABD, BMGK üyelerinin uyuşmadan çekilen bir ülkenin söz hususu mekanizmayı yaşama geçiremeyeceğini açıklamasına rağmen İran’a yönelik BM yaptırımlarını 19 Eylül’de tek doğrultulu olarak uygulamaya başladı.

İran Dışişleri Bakanlığı, 18 Ekim’de yaptığı açıklamada, 2007’den bu yana ülkeye uygulanan silah ambargosunun 2015’te imzalanan nükleer uyuşmada belirtildiği üzere zamanınin dbulunduğu amacıyla kaldırıldığını açıkladı. Açıklamada, İran’ın bugün itibarıyla her türlü konvansiyonel silahı meşru kısıtlama olmaksızın alıp satabileceği belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da İran ile silah ticaretine giren birey ve kuruluşlara yaptırım uygulayacaklarını açıkladı.

İran idaresi, bu tür bir vakitcin sonrası ABD’deki başkanlık tercihlerinde zafer kazanan Biden’ın nükleer uyuşmaya dönmesini ve 3 senedir devam eden ağır baskılardan kurtulma ümidini taşıyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri