EkonomiGenel

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan: Yatırım ortamını iyileştirici yapısal reformlar gerçekleştireceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile alakalı ve bağlı kuruluşların 2021 senesi bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaptı.

Abone Ol  
 
71 / 100

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile alakalı ve bağlı kuruluşların 2021 senesi bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaptı.

Ülkelerin, salgının ekonomileri üstündeki tesirlerini sınırlamak için yürüttükleri politikalara ilgi çeken Elvan, geniş çaplı mali destek paketleri niçiniyle 2020 senesinde bütün dünyada bütçe açığı ve borç stokunun artış eğilimine girdiğini söyledi.

Elvan, gelişmekte olan ülkelerin bütçe açığının milli gelire seviyesinin bu dönemde yüzde 10,4 civarına, borç stokunun milli gelire seviyesinin ise yüzde 61,4 düzeyine yükselmesinin beklendiğini belirterek, “Ülkemizde ise aynı dönemde bütçe açığı ve borç stokunun milli gelire seviyesinin sırayla yüzde 4,9 ve 41,1 ile gelişmekte olan ülke ortalamasının olabildiğince altında kalması beklenmektedir.” diye konuştu.

Dünya ekonomisinin 2020 senesinde, 2008 küresel krizinden bu yana ilk defa ve o devreye miktarla çok daha çok daralacağını ifade eden Elvan, “2021 senesi için ise salgının belli ölçülerde üstesinden gelindiği varsayımı yapılıyor. Bunun yanında salgın ardından iş yapış şekillerinde ortaya gelen değişimler, sektörel tercihlerdeki kaymalar ve yapısal değişimler bir taraftan belirsizliğin yükselmesine niçin olurken başka taraftan da fırsatları beraberinde getirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin rekabete dayalı piyasa ekonomisi geleneğine sahip olduğunun altını çizen Elvan, iktisadi politikaları bu bakış açısını merkeze alarak ve güçlendirerek oluşturduklarını dile getirdi. Elvan, şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap vermenin bu anlayışın en mühim öğeleri olduğuna işaret ederek makro ekonomi ve kalkınma politikalarını da bu tarafta uyguladıklarını söyledi.

Bu yıl salgına yönelik alınan kısıtlayıcı tedbirler ve buna bağlı olarak üretim faaliyetlerinin yavaşlamasının ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilediğini belirten Elvan, Türkiye’nin bu dönemde AB ve OECD ortalamasından daha iyi performans sergilediğine ilgi çekti.

Elvan, salgın ile mücadelede en mühim destek öğesinin AK Parti iktidarları döneminde bütçe disiplini ile elde edilen kamu mali kısmının büyüklüğü ve kamu borcunun düzeyi olduğunu ifade ederek, “Bu niçinler salgınla mücadelede ülkemize mühim bir manevra kısmı sağlamıştır. Bunun değerinin bilincindeyiz ve salgın ile mücadelenin derhal ardından bu manevra kısmını tekrar tesis için dikkatli çaba sarf edeceğiz.” dedi.

“Normalleşme süreci ekonomik aktiviteyi destekledi”

Lütfi Elvan, mayıs ayının ikinci %50 sinden itibaren kısmi, haziran ayından itibaren ise kapsamlı bir normalleşme sürecine geçilmesinin ekonomik aktiviteyi desteklediğini vurgulayarak, “Sanayi üretimi, emniyet endeksleri ve kapasite kullanım seviyesi gibi lider bilgiler, ikinci çeyrekteki daralmanın ardından kuvvetli bir toparlanmaya işaret etmektedir. Yılın ikinci %50 sinde tüketim, yatırım ve ihracattaki toparlanma eğiliminin büyümeyi pozitif etkilemesini öngörüyoruz. Böylece, büyümenin bu yıl yüzde 0,3 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

Bu büyümeyi küresel ekonominin yüzde 4,4, gelişmekte olan ülke ekonomilerinin ise yüzde 3,3 daralmasının beklendiği bir dönemde sağlamayı öngördüklerini belirten Elvan, şu şekilde devam etti:

“2020 seneninin ikinci %50 sinde ekonomik aktivitede görülen toparlanma eğiliminin devam ederek 2021 senesinde da devam etmesi ve büyümenin hem yurt içi talep hem de yurt dışı talep kaynaklı dengeli bir görünüm sergileyerek yüzde 5,8 civarında gerçekleşmesini hedefliyoruz. Bu dönemde mal ve hizmet ihracatındaki artış neticesinde endüstri katma değerindeki büyümenin gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesini aşması bekliyoruz. İç talepteki toparlanma, dış talepteki iyileşmenin devamı ve ihracatı destekleyen büyüme tercihimiz ile 2022 ve 2023 senelerinde istikrarlı bir büyüme dönemine gireceğiz. Bu büyüme süreci makroekonomik istikrarı koruma ve enflasyon ile mücadele çabalarımız ile çelişmeyecek şekilde kurgulanacak ve denetim edilecektir.”

Elvan, salgının etkisiyle şubat-nisan döneminde istihdam kaybı yaşandığını, normalleşme sürecinin başlaması ve istihdama yönelik alınan tedbirlerin etkisiyle mayıs-ağustos döneminde kayıpların kayda değer bir bölümünün geri alındığını ve 1,3 milyonluk istihdam artışı görüldüğünü dile getirdi. Ekonomideki toparlanma süreci, istihdam artışını desteklemeye yönelik teşvikler ve yapısal reformların işsizlik seviyesinde kademeli bir iyileşme sağlayacağını açıklayan Elvan, işsizlik seviyesinin büyüme ön görüleriyle tutarlı olarak Yeni Ekonomi Programı dönemi sonucunda yüzde 10,9’a gerilemesinin beklendiğini söyledi.

Salgın sürecinde büyülenen ihracatın, normalleşme sürecinin etkisiyle haziran ayından itibaren hızlı bir toparlanma sergilediğine işaret eden Elvan, “Bu suretle ihracat, 2020 seneninin üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 33,9 seviyesinde artış göstermiştir. Ekim ayına dair geçici bilgiler ihracattaki toparlanmanın devam ettiğini göstermektedir. Ekim ayında 17,3 milyar dolar ile aylık ihracat bugüne kadarki en yüksek civarına ulaşmıştır. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama seviyesi yüzde 87,9’a, altın hariç tutulduğunda ise yüzde 95,3’e yükselmiştir.” diye konuştu.

“Doğal gaz ekonomiye 2023’ten itibaren kazandırılacak”

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, Karadeniz’de keşfedilen 405 milyar metreküp doğal gaz kaynağını 2023 senesinden itibaren ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi.

Enerji bölümündeki atılımların yanı sıra yüksek katma kıymetli üretim ve ihracat artışıyla ithalata olan bağımlılığı azaltmayı, cari işlemler dengesini uzun vadede kalıcı olarak tedaviyi hedeflediklerini ifade eden Elvan, “AB başta olmak üzere ticaret ortaklarımızın öngörüldüğü gibi toparlanması ve turizm gelirlerinde gizlenen düzeylere ulaşılması durumunda, Yeni Ekonomi Programı’nda öngörüldüğü üzere cari işlemler açığının kademeli olarak azalacağını ön görü ediyoruz.” diye konuştu.

Salgın dönemindeki zorlu şartlara karşın bankacılık sektörünün, kuvvetli sermaye ve likidite yapısı ile aktif niteliği kaynaklı riskleri kolaylıkla yönetebilecek civarda olduğunu açıklayan Elvan, şunları söyledi:

“Sektörün sermaye yeterlilik seviyesi 2020 senesi eylül ayı itibarıyla yüzde 19,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu miktar, amaç miktar olan yüzde 12’nin olabildiğince üstünde, meşru sınır olan yüzde 8’in iki katından yüksektir. Önümüzdeki dönemde ekonomi politikalarımız, sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışı ana hedefi ile kurgulanmıştır. Bu ana amaç tarafında finansal istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonun aşağı çekilmesi, mali disiplinin tam manasıyla tesis edilmesi, üretim kapasitemizin ihracata dönük, dijital dönüşümü içselleştirmiş yenilikçi bir yapıya dönüşmesi tarafında kararlı adımlar atılacaktır.”

Salgınla mücadele kapsamında bütçe politikasının etkin şekilde uygulandığının altını çizen Lütfi Elvan, “Küresel salgının ortaya getirdiği yavaşlama ve ekonomik faaliyetteki zayıf düşmeye karşın, aldığımız vakitli ve etkili önlemler vasıtası ile ekonomik ve sosyal yaşam normalleşme sürecine girmiş, böylelikle 2020 senesi Ocak-Ekim döneminde vergi gelirleri geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 21,4 seviyesinde artmıştır.” dedi.

Elvan, yapılması plan edilen ek harcamaların da etkisiyle bu yıl sonu itibarıyla bütçe açığının geçici olarak artacağı yalnız gelirlerdeki kuvvetli performans ile bütçe açığının GSYH’ye seviyesinin programda öngörülen yüzde 4,9 düzeyinin bir miktar altında gerçekleşeceğini ön görü ettiklerini belirtti.

“Tüm taraflarla iş birliği durumunda olacağız”

Elvan, vergi politikalarının belirlenmesi, lüzumlu düzenlemelerin yapılması ve vergi programlarında başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere alakalı bütün taraflarla iş birliği durumunda olacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bir yandan salgınla mücadele eder iken başka yandan ülkemizin büyüme potansiyeline ve istihdama katkı sağlayacak yatırımları artırmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda 2021 senesinde, altyapıya yönelik kamu yatırımları aracılığı ile özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımlarına mühim katkı sağlanacaktır. Nitekim bir önceki yıl sermaye giderlerine bütçemizden 56,6 milyar lira ayırmışken bu yıl söz hususu rakamı yüzde 83 artışla 103,7 milyar lira seviyelerine taşıyoruz. Hem yerli hem de uluslararası girişimciler tarafından yatırım bölgesinin iyileştirilmesi, kamu gider ve gelirlerinin niteliğinin yükseltilmesi hususu ile alakalı yapısal reformları da yadım geçireceğiz. Yatırım ödeneklerinde artırılan kaynaklar başta demiryolu, sulama, eğitim, sağlık, Ar-Ge ve OSB yatırımları olmak üzere üretimi, verimliliği ve istihdamı destekleyecek sabit sermaye yatırımları için kullanılacaktır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, sağlıktan eğitime, tarımdan endüstriye, emniyetten ulaştırmaya kadar her alanda devletimizi ve ekonomimizi güçlendirecek, vatandaşlarımızın refahını artıracak yatırımları birer birer yadım geçirmeye devam edeceğiz.”

“29,4 milyar lira vergi ödemesiyle 40 milyar liralık sosyal emniyet prim ödemesini erteledik”

Elvan, ekonominin kuvvetli yanlarından biri olan düşük kamu borç stoku seviyesinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde kamu maliyesine katkı sağladığını ifade etti.

AB normlarına göre hesaplanan genel idare borç stokunun GSYH’ye seviyesinin 2020 senesi ikinci çeyrekte yüzde 39,4 civarına gerileyerek Maastricht kriterlerinin ve AB ortalamasının olabildiğince altında kaldığını dile getiren Elvan, AB tanımlı genel idare borç stokunun faiz, kur ve likidite risklerine karşı olan duyarlılığını mühim ölçüde azalttıklarını, bu duyarlılığı tartmak suretiyle gerçekleştirdikleri analizlerin borç yapısının sağlamlığına işaret ettiğini belirtti.

Elvan, Kovid-19 salgını sürecinde mükelleflerin yanında olduklarının altını çizerek, başta yeme-içme, eğitim, konaklama, ulaştırma, sinema, tiyatro ve müze hizmetleri olmak üzere çoğu alanda sektörel Katma Değer Vergisi indirimlerinin yadım geçirildiğini anımsattı. Elvan, bu tarafta vergi ve prim ödemelerinde erteleme gerçekleştirdiklerini anlatarak “Salgının ekonomideki olumsuz tesirlerini gidermek suretiyle 29,4 milyar lira vergi ödemesi ile 40 milyar liralık sosyal emniyet prim ödemesini erteledik.” dedi.

Salgın sürecinde İnteraktif Vergi Dairesi programının ehemmiyetinin daha da iyi hissedildiğini altını çizen Elvan, 194 değişik hizmetin elektronik bölge üstünden mükelleflere sunulduğunu söyledi.

“Borçlanma maliyetlerini aşağı çektik”

Lütfi Elvan, borçlanma maliyetlerini de aşağı çektiklerini dile getirerek, pandemi sebebiyle yaşanabilecek muhtemel risklerin bertaraf edilebilmesini teminen Hazine nakit rezerv düzeyinin yüksek tutulması suretiyle da ek finansman gereksiniminin doğduğunu belirtti. Bu kapsamda bu yıl Ocak-Ekim döneminde yapılan net borçlanmanın 244,5 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade eden Elvan, 16 Ekim’de 308,2 milyar lira olarak teşhis edilen yeni borçlanma limitinin olabildiğince altında bir net borçlanma ile senenin kapatılacağını bildirdi.

Salgın sürecinin oluşturduğu belirsizlikler ve finansman gereksinimi artışına karşın 2020 senesi bölgesinde sabit getirili iç borçlanmanın senelik bileşik maliyetinin ciddi miktarda azalarak tek haneli civarlara indiğine ilgi çeken Elvan, “2019 senesinde yüzde 18,3 olan sabit getirili iç borçlanmanın ortalama maliyeti Ocak-Ekim 2020 döneminde yüzde 10,1 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, 2019 senesinde 30,1 ay olan iç borçlanmanın ortalama vadesi Ocak-Ekim 2020 döneminde 32,1 ay olmuştur.” diye konuştu.

Elvan, Hazine garantili kredilerden üstlenim seviyesinin düşük seviyelerde seyrettiğini ifade ederek, “2002 senesinde bu miktar yüzde 51,9 iken 2020 senesi Eylül ayı sonu itibarıyla yüzde 3,1 civarına düşmüştür.” verisini verdi.

“6,5 milyar dolar tutarında dış finansman sağlandı”

Bakan Elvan, Hazine Finansman Programı kapsamında uluslararası sermaye pimeşruarından 6,5 milyar dolar tutarında dış finansman sağlandığına işaret ederek 2020 senesinde uluslararası sermaye pimeşruarında gerçekleştirdikleri borçlanma işlemlerine uluslararası yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiğini vurguladı.

Özellikle şubat ayında yapılan 4 milyar dolar tutarındaki 5 ve 10 yıl vadeli çift dilim ihracın, uluslararası sermaye pimeşruarında Türkiye doğrultusundan tek seferde yapılan en yüksek tutarlı ihraç olma özelliğini taşıdığını anımsatan Elvan, ekimde yapılan ihraçta ise salgın döneminde meydana gelen “riskten kaçınma” eğilimine karşın 300’ün üstünde yatırımcının, ihraç tutarının 3 katına yakın talep gösterdiğini belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, şeffaf, öngörülebilir ve istikrarlı bir biçimde uygulayacakları ekonomi politikalarıyla ülke risk priminin azaltılmasını sağlayacaklarının altını çizerek, “Yurt dışı borçlanmada maliyeti düşürüp daha uzun vadeli tahvil ihraçlarıyla toplam vade yapısını güçlendireceğiz ve ülkemizin düşük borç stokunun yanına vade uzamasını da ekleyerek daha kaliteli ve kuvvetli bir borç profiline ulaşacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Girişimcilik ekosistemine kaynak

Elvan, girişimcilik ekosistemini yeni finansman vasıtaları ve yollarla desteklediklerini aktararak sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Finansmana erişimde sorun yaşam sürdüren çekirdek, başlangıç ve erken adım şirketler için yeni finansal vasıtalar sunuyoruz. Melek yatırımcılık sistemini, fonlara kaynak transfer mekanizmasını ve girişim sermayesi fonlarına direk kaynak transfer mekanizmalarını yürütüyoruz. Girişim sermayesi fonlarına direk kaynak transferi kapsamında 2023 yılının sonuna kadar 2 milyar lira tutarında kaynak taahhüdünde bulunmayı amaçliyoruz. Bu bağlamda, ilk çalışmamız olan TECHINVESTR Programı’nı tamamladık ve 5 girişim sermayesi fonuna aşağı yukarı 300 milyon lira taahhütte bulunduk.”

“Katılım sigortacılığını yaygınlaştıracağız”

Katılım bankacılığını geliştirmeye devam ettiklerini izah eden Elvan, iyi program örnekleri ve uluslararası kabul gören faizsiz finans ilkeleri kapsamında, sektörün ihtiyaçlarını ve iştirakçilerin titizlikterini ehemmiyete alarak katılım finans bankacılığını geliştirmeye devam edeceklerini, katılım sigortacılığını yaygınlaştıracaklarını söyledi.

Sigortacılık ve özel emeklilik sektörünü geliştirmeye devam ettiklerini belirten Elvan, Türk sigortacılık sektörünü daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak suretiyle kamu sigorta ve emeklilik şirketlerini Türkiye Sigorta ve Türkiye Yaşam Emeklilik çatısı altında birleştirdiklerini hatırlattı. Lütfi Elvan, reasürans kısmının daha etkin yürütülmesi suretiyle kurulan Türkiye Reasürans AŞ’ye Türkiye içinde kurulan sigorta ve reasürans havuzlarının idaresi bilgilerek, risk idaresinde etkinliğin artırılması çalışmalarını başlattıklarını kaydetti.

“Çiftçilerimize yönelik destek tutarlarının 4,6 milyar liraya ulaşması beklenmektedir”

Çiftçi ve esnaf desteklerinin devam ettiğini ifade eden Elvan, düşük faizli kredi desteğinin 2020 senesi Eylül ayı itibarıyla Ziraat Bankasınca 58,2 milyar lira, Tarım Kredi Kooperatiflerince 3,5 milyar lira olmak üzere toplam 61,7 milyar liralık bakiyeye ve 840 bin çiftçiye ulaştığını belirtti.

Elvan, salgın bundan dolayı zarar gören tarımsal yapımcıların mayıs ve haziran aylarına denk gelen ve 6 milyar lirayı bulan taksitlerinin faizsiz 6 aylığına ertelendiğini ifade ederek, “Çiftçilerimize yönelik destek tutarlarının salgın niçiniyle kredi ertelemelerine ve kullandırımlarına bağlı olarak 2020 senesi sonucunda 4,6 milyar liraya ulaşması beklenmektedir. Bu niçinle 2021 senesi bütçesinde 5,5 milyar lira ödenek öngörülmektedir.” diye konuştu.

Halk Bankasınca esnaf ve sanatkarlara 2002 senesinde kullandırılan kredi bakiyesinin 150 milyon lira olduğunu belirten Elvan, “2020 senesi Eylül itibarıyla 67 milyar liraya, bu kredilerden faydalanan esnaf sayısı ise 64 binden 1,5 milyona ulaştı.” dedi.

“Özelleştirme programlarına devam ediyoruz”

Elvan, Bakanlık olarak ekonomide faaliyet ve verimlilik artışı esasında etkin bir piyasa mekanizması oluşturulması suretiyle özelleştirme programlarına devam ettiklerine ilgi çekti.

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) doğrultusundan uluslararası standartlara makul, kullanıcı merkezli ve sürdürülebilir bir istatistik sistemi kurma tarafında atılan adımların hızla güçlendirileceğini ve geliştirileceğini belirten Elvan, TÜİK’in AB uyum ve entegrasyon sürecine makul olarak istatistik kurumlarının bilimsel ve teknik bağımsızlığı ilkesine olumlu yönde katkı sağlayacak şekilde tekrar teşkilatlandırıldığını ve Kurum içeriğindeki idari işlevlerine daha etkin duruma getirildiğini belirtti.

Elvan, Devlet Malzeme Ofisinin de ülke kalkınmasında ihtiyaç duyulan sürdürülebilir kamu alım politikalarını destekleyen uluslararası ölçekte bir merkezi satın alma kurumuna dönüşümünü hedeflediklerini söyledi.

“Bütçe gelir performansının yükselmesi bekleniyor”

Bakan Elvan, Bakanlık olarak Sayıştay denetim raporlarına titizlikte yaklaştıklarına, belirtiler için lüzumlu çalışmaları yürüttüklerine işaret ederek, “Hazine ve Maliye Bakanlığınca kamu mali idaresi ve denetim düzeneğinin işleyişini olumsuz yönde etkileyen hususların belirlenmesi ve lüzumlu tedbirlerin alınmasını sağlamak suretiyle Sayıştay doğrultusundan düzenlenen bütün raporlar, Bakanlığımız içeriğinde ayrıntılı olarak incelenmekte, program hataları, mevzuat kusurları ve sistemsel hatalar teşhis edilerek eğitim faaliyeti, mevzuat değişikliği, program güncelleme ve tedavi ile iç denetim ve iç denetim bölümünde lüzumlu çalışmalar yapılmaktadır.” dedi.

Gelecek yıl salgın sürecinin ekonomi üstündeki olumsuz tesirlerini ortadan kaldırmaya yönelik alınan tedbirlerin kademeli gevşetilmesi ve ekonomik faaliyetlerde yaşanan iyileşmeye bağlı olarak bütçe gelir performansının yükselmesini beklediklerini belirten Elvan, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda, merkezi idare bütçe gelirlerinin bir önceki seneye göre yüzde 13,2 seviyesinde artışla 1,1 trilyon lira, vergi gelirlerinin yüzde 16,7 seviyesinde artarak 922,7 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yüzde 2,2 seviyesinde azalarak 178,4 milyar lira olması ön görü edilmektedir. Önümüzdeki döenemde küresel salgının tesirlerinin azalacağı ve yeni fırsatların oluştuğu bir toparlanma dönemine gireceğiz. Bu süreçte, fiyat istikrarını sağlayacak, mali disiplini koruyacak, para ve maliye politikalarında eşgüdümü artıracak, yatırım bölgeyi iyileştirecek, üretim merkezli gelir oluşturma potansiyelimizi yükseltirken salgının olumsuz tesirlerini giderecek ekonomik ve sosyal dönüşüm programlarını da yadım geçireceğiz. Politikalarımızın hazırlık ve program süreçlerinde alakalı bütün tarafların katkılarına ehemmiyet verecek, istişareye dayalı katılımcı bir anlayışla hareket edeceğiz.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri