GenelGündemHaber

Gülen’in örgüt üzerindeki gölgesi Mustafa Özcan

"Başyüceler" ya da "istişare kurulu" de denilen bu kurul üyelerinden "Gülen'in teşkilat üzerindeki gölgesi" sözde "Türkiye imamı" Mustafa Özcan'ın ismi ilgi çekiyor.

Abone Ol  
 
68 / 100

Darbe girişiminin sonrası çözülmeye başlayan FETÖ’de güç mücadelesi baş gösterirken elebaşı Fetullah Gülen’den sonra yerine kimin geçeceği tartışması, gözleri teşkilat yöneticilerinden meydana gelen “karanlık kurul üyeleri”ne çevirdi.

“Başyüceler” ya da “istişare kurulu” de denilen bu kurul üyelerinden “Gülen’in teşkilat üzerindeki gölgesi” sözde “Türkiye imamı” Mustafa Özcan’ın ismi ilgi çekiyor.

AA muhabirinin dava dosyalarından derlediği bilgiye göre; 1975 senesinde Diyanet İşleri Başkanlığı yapısında vaizliğe başlayan Özcan, 1977’de müftü muavini olarak atandığı İzmir’de elebaşı Gülen ile tanıştı.

O günden sonra teşkilat hiyerarşisinde yer alan Özcan, 1992’de vaiz olarak vazifelendirildiği Kartal’da aynı vakitte teşkilatın “İstanbul imamlığı”nı yaptı.

Kısa sürede FETÖ ortamında süratle artan Özcan, daha sonra “hususi hizmetler” kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı imamlığı, sonrası Balkan ülkeleri imamlığına getirildi.

Sık sık Pensilvanya’ya giderek teşkilat elebaşının talimatlarını alan Özcan, Gülen’in ilk öğrencilerinden olmasının avantajıyla 2003’te “Türkiye imamı” oldu.

Diyanet İşleri Başkanlığındaki vazifeinden 2006’da emekli olan Özcan, sonrası teşkilatın finans kaynaklarından Kaynak Holding’de Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Bu vazife adı altında Türkiye’deki para havuzunu denetim eden Özcan, aynı vakitte FETÖ doğrultusundan amaç alınan, kamuoyunun yakından tanıdığı isimlere kurulan kumpasları yönetti.

Kumpas tahkîkatlarını planladı

Özcan, aynı vakitte teşkilatın güven mahrem imamı “Kozanlı Ömer” kod isimli Osman Hilmi Özdil ile Balyoz, Ergenekon, İzmir casusluk davaları ile 17/25 Aralık kumpas tahkîkatlarını planladı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce karara bağlanan “FETÖ çatı davası” iddianamesinde, Özcan’ın teşkilat mensupları da dahil çok sayıda bireyin özel hayatına dair bilgi ve görüntüleri gerektiğinde kullanmak üzere arşivlediğine yer verildi.

Bu etkinliklerinden ötürü teşkilatın sözde belirleme ve atamaların yanı sıra kumpas operasyonlarının ayrıntıyı ile para akışı gibi konular Özcan’ın mesulluğuna verildi.

Bu kapsamda Türkiye’deki para kasasının başına getirilen Özcan, kendisinden evvel Gülen’e talebelik yapan ve teşkilatın “gelenekçi” kanadını temsil eden, aralarında değişik ülkelerde firari haldeki Mehmet Ali Şengül, İsmail Büyükçelebi, İsmet Aksoy, Şerif Ali Tekalan gibi isimlerin tepkisini çekti.

Hem de dünyanın çoğu yerinden Pensilvanya’ya gönderilen teşkilatın mali kaynaklarını, kendisine yakın şahıslara aktardığı meydana çıkan Özcan’ın amaç alınması üstüne döneme giren elebaşı Gülen, yolsuzluk tatışmalarının üstünü kapattı.

Her seferinde Gülen doğrultusundan aklanan Özcan, kendisine muhalif çoğu teşkilat yöneticisinin de ayağını kaydırdı.

Kapatılan Zaman gazetesinin eski yayın yönetmeni Hüseyin Gülerce, mahkeme dosyasına giren beyanında, Özcan’ın teşkilat içersindeki gücüne ilgi çekmek amacıyla “Örgüt içersinde bu arkadaşa (Mustafa Özcan) kim toslamışsa hepsi gitmiştir. Mustafa Özcan’a toslayıp da ayakta kalan kimse olmamıştır.” ifadesini kullandı.

Uzun seneler teşkilat ortamında tespit edilen yazar Latif Erdoğan da dava dosyasına giren beyanında Özcan’ın, Gülen’den sonra teşkilatın ikinci adamı bulunduğuna ilgi çekerek, “Özcan, Gülen Amerika’ya gittiği ilk günden itibaren Türkiye’deki yapının organizesini yapar. Hem de mali anlamda da kasadır. Örgütte bulunmadığı mevki yoktur.” dedi.

Çatı davası kapsamında şahit olarak dinlenen teşkilatın eski güven imamı Kemalettin Özdemir ise Özcan’ın Gülen’in gölgesi gibi hareket ettiğine işaret ederek, “Gülen ile ilgili vatan içersinde ve vatan dışında açılan davaların ve mali işlerin takibinden, basın ve yayından, Gülen’in kitaplarının basılıp dağıtılmasından, vatan dışı ve vatan içi etkinliklerin yürütülmesinden mesul, ‘başyüceler divanında’ en yetki sahibi şahıstır.” değerlendirmesini yaptı.

Bir başka şahit gazeteci Nurettin Veren, Özcan’ın FETÖ adına Türkiye çapında mali konularda en yetki sahibi birey bulunduğunu, para koordinasyonunun yalnızca onunla Gülen arasında yönetildiğini vurguladı.

Gülen’den sonra en etkili birey

Savcı Serdar Coşkun’un hazırladığı “FETÖ çatı iddianamesi”nde Özcan’ın, Gülen’in ilk talebelerinden ve ondan sonra gelen ikici isim bulunduğu, mütevelli kurulu ortamında yer aldığı ifade edildi.

Özcan’ın her türlü belirleme, terfi ve yönlendirmenin yapıldığı teşkilatın belirleme kurulunde varbulunduğu belirtilerek, şu tespite yer verildi:

“Gülen’in operasyon ekibi ortamında yer aldığı, son olarak ‘Türkiye imamı-teşkilatın ikinci adamı’ olarak etkinlik gösterdiği, teşkilatın elindeki ekonomik kaynakların yönetiminden mesul bulunduğu, toplanan paranın harcanması, değerlendirilmesi, nemalandırılması, kullanılacağı yerlerin belirlenmesi işlerini yönetim ettiği, Gülen’den sonra teşkilatte en etkili en üst yönetici bulunduğu anlaşılmaktadır.”

Türkiye’nin değişik illerinde ile ilgili tahkîkat açılan firari Mustafa Özcan ile ilgili, “silahlı terör teşkilatı yöneticiliği” ve “anayasal düzeni zarar verme girişimine teşebbüs” başta olmak üzere çoğu suçtan yakalama kararı bulunuyor.

Mustafa Özcan, İçişleri Bakanlığının Terörden Arananlar Listesi’nde 10 milyon lira ödülle kırmızı kategoride yer alıyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri