Dolar
Euro
Sterlin
Gram Altın
Çeyrek
Gümüş
8.0745 9.7126 11.1758 451.65 740.97 6.61
Hava Durumu
16 ºC

Haber / Genel


Tarih : 12/4/2020 12:00:00 AM   Güncelleme : 12/4/2020 12:00:00 AM

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kara: Asi en erken 25-26 Aralik'ta yapilmaya baslanir

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kara: Asi en erken 25-26 Aralik'ta yapilmaya baslanir


Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kara: Asi en erken 25-26 Aralik'ta yapilmaya baslanir

Insanlik, ölümcül Kovid-19 virüsüne deva bulmak için yaris içinde. Salgindan çikisin umudu olan asi çalismalarinda önemli mesafeler kaydedildi. Türk bilim adamlari da asi çalismalarini bütün hiziyla sürüyor. Bir dogrultudan da asiyla alakali meydana atilan iddialar, kamuoyunun gündeminden düsmüyor. Türkiye'ye 11 Aralik'tan sonra gelmesi plan edilen Çinli SinoVac firmasinin ilerlettigi Kovid-19 asinin bilhassari ve itimat edilirligi de merak konusu. Saglik Bakanligi Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Tip Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ates Kara, , gelecek vakitlarda Türkiye'de uygulanmaya baslanmasi plan edilen asinin nitelikleri, tesirleri ve baska asi çalismalariyla alakali AA'nin sorularini su sekilde yanitladi:

Soru: Kaç tür asi türü var?

Canli ve ölü (inaktif) asilar var. Bazi mikroorganizmalari tembellestirebiliyor, bazilarini zayiflatabiliyoruz. Böyle olunca hastalik yapabilme kapasiteleri azaliyor. Daha dogrusu tamamiyla ortadan kalkiyor ya da yasamini devam ettirebiliyor. Nerede devam ettirebiliyor? Uygun bir ortamda. Ortam bozuldugu vakit da kendi kendisine ölebiliyorlar. Bunlar canli asilardir.

Soru: Canli asinin üstünlügü nedir?

Bir kere bile verseniz insan bedeninde arttirmaya çalistigi, hareket ettigi için bizim savunma sistemimiz onu aninda görüyor. Yabanci ve düsman olarak algiliyor. Çok ciddi bir yanit sagliyor. Ömür boyu nerdeyse koruyucu oluyor. Canli asilari zayiflatirken mikroorganizmalara su sekilde diyoruz. Siz mikroorganizma olarak ne istiyorsunuz? Onlarin da esas hedefi üremek ve çogalmak. Biz ona istedigi yiyecegi ve gidayi sundugumuz anda da hizla arttirmaya basliyor. Böyle olunca da ihtiyaç duymadigi, lüzum görmedigi seyleri vakit içinde yitiriyor. Çünkü onlari tasimak bir yük getiriyor. Nedir o? Bizde hastalik yapabilme kapasitesi. Bunlari yitiriyor ve zayiflamis oluyor. Biz onlari canli asi olarak uyguluyoruz.

Soru: Inaktif asi nedir?

Bazi mikroorganizmalari zayiflatamiyoruz. Ne yaparsak yapalim o mikroorganizmalar hastalik yapma özelliklerini devam ettiriyor. Böyle bir durumda da bu mikroorganizmayi öldürerek sagliyoruz. Mikroorganizmayi canli vermiyoruz ama insan bedenine ölü olarak sagliyoruz. Buna da inaktif durumda diyoruz. Ölü olarak sundugumuzda bizim esas olarak istedigimiz; asida hastalik yapabilme kuvveti olmayan ama bedenin savunma sistemi dogrultusundan taninacak, bagisiklik sistemimiz dogrultusundan ögrenilecek ve ona yanit verecek bir sekilde immün yanitimiz olsun istiyoruz. Savunma askerimiz onu görsün, ögrensin istiyoruz. Asilarda da olasi bulundugu kadar mikroorganizmalari tanitmak istiyoruz. Canli sundugumuzda hareket ettigi ve kimildadigi için immün sistem onu çok iyi taniyor, çok güçlü yanit sagliyor ve belki bir kere asi gerçeklestirmek yetiyor. Ölü olarak verdiklerimizdeki problemimiz, bu mikroorganizma hareket etmiyor, ölü. Vücut görüyor ama bazi hallerde almiyor. O vakit da birkaç doz gerçeklestirmek gerekiyor. Çocukluk çagindaki asilarimiza ilgi edecek olursak üç doz yapiyoruz. Hatta arada da hatirlatiyoruz. O mikroorganizmayi öldürerek insan bedenine rastgele bir sekilde zarar vermeyeceginden emin olduktan sonra vermemiz, Louis Pasteur'dan itibaren herkezin bildigi ve bugün de çok süregelen yapilan bir teknoloji. Buradaki problem nedir? Öncelikle bu mikroorganizmayi üretmeniz gerekiyor. Ürettikten sonra öldürmeniz lüzumiyor. Böyle bir problemimiz var yeterli sayida üretebilmek için. Inaktif asida bir bütünü vermekten ziyade yalnizca, insan bedeni olarak düsünün, bas bölümünü göstersek taninabilir mi? Taninabilir. Böyle bulundugu hallerde da yalnizca o kisimlari sagliyoruz. O kisimlari vermenin yolu, onu disarida üreteceksiniz. Virüslerde de bizde de bütün bilgi bir koda yazilmis vaziyette. O kodlanan alani versek, bizim bedenimiz da o parçayi üretse, bedenimizin da immün alani onu görüp yanit verse olur mu? Olur. Ya bütün virüsü öldürüp, verip tanitacagiz ya da bunu yapan bulguyu insan bedenine verecegiz. Bilgi diye tanimladigimiz kisim; mRNA. Insan bedeninde bu üretiliyor, buna yanit sagliyor. Inaktifte virüsü öldürüyoruz. Tamamen ölü sekliyle sagliyoruz. Bu yöntemlerden bugün için ülkemizde konusulan iki asi ön planda. Bu kodlamayi direkt degil de bir baska virüsün içine koyup onun bedenimizde bunu üretmesini saglamaya çalisirsak o da AstraZenaca'nin Oxford Üniversitesi ile ilerlettigi asi. Bunlarin üçü de inaktif asilar ama birisinde bütün mikroorganizmayi sagliyoruz, baskasinda bulguyu direkt mRNA olarak sagliyoruz, bir baskainde ise o mRNA'yi bir baska virüse, baska mikroorganizmaya verip onu insan bedeninde çogaltmasini saglayarak uyguluyoruz.

Soru: Inaktif asi ile mRNA arasindaki en büyük fark nedir?

Inaktif asinin en büyük dezüstünlügü, üretimi zor ve pahali. Neden? Çünkü sizin çok oranda bunu üretmeniz gerekiyor. Onu öldürüp ondan sonra da bunu asi durumuna getirmeniz gerekiyor. Çok orandaki virüsü ürettiginiz ortami meydana getirmek zor ve maliyeti çok yüksek. mRNA asisinin teknolojisi zor ama üretimi basit. Arada bu tür bir fark var. O amaçla maliyet üstünlügü mRNA asisinda ve o virüsün tasiyici bulundugu asilarda maliyet üstünlügü var.

Soru: Asilar degerlendirilirken hangi kistaslara bakiliyor?

Bu dönemdeki en büyük istegimiz, asiya erken ulasabilmek. Ana kriterimizin de güvenilirk olmasi gerekiyor. Genel olarak baktigimizda inaktif asi yillardir kullandigimiz, teknolojisini herkezin bildigi, ölü olarak sundugumuz için en üstünlüklüsü gibi görünüyor. mRNA asisinin üretimi basit, teknolojik olarak belki daha iyi yanit verecek, onu görüyoruz. Bugüne kadar aliskin bulundugumuz bir asi degil. Yeni bir teknoloji. Güvenlik tarafinda kesinlikle bulgularinin çok net olmasi ve bulgularin meydana konulmus olmasi gerekiyor. Asiya bakarken ilaç gibi düsünmemek lazim. Asilar çok sik ve türlü incelenir. Çünkü saglikli kisiye yapacaksiniz. Sadece bugün degil 3, 6 ay ya da 1 yil sonra da rastgele bir tesirlerinin olmadigindan emin olmamiz gerekiyor. Bu bakimdan degerlendirdigimiz vakit, Türkiye'nin su dönemde kayiplari yükseliyor, önümüzdeki dönem de kayiplarin yüksek olma olasiligi bulundugu için öncelikle asiyi erisilebilir kilmak lazim. Bu bakimdan bütün üreticilerle görüsülüyor. Bundan ileri basamakta, asinin çok güvenilir olmasi lazim ya da güvenilirliginden sizin bir sekilde emin olabileceginiz bir dogrultuda durmaniz lazim. Sonra da faaliyetine bakmaniz lazim.

Soru: Bu bulgular isiginda asilar ne kadar güvenilir?

Dünya Saglik Örgütünün asi yüzde 50 bile tesirli olsa kabul edilecegine yönelik açiklamasi oldu. Böyle bir salgin döneminde asiyi uyguladiginizda ne kadar basari elde ediyorsaniz o kadar iyidir. Bugün için elde ettigimiz bilgiler ve arastiricidan gelen bulgular bu asilarin faaliyetinin yüzde 90'lar seviyesinde bulundugunu gösteriyor. En önemli kriterimizin güvenilir olmasi lazim. Ülkemiz her iki asi grubuyla dünyada önde olanlarla ilgileniyor. Temin ve güvenilir alanindan bakarak hareket ediyor.

Soru: Türkiye'ye gelecek asinin itimat edilirligi nasil test edilecek?

Türkiye bütün asi üreticileriyle görüsüyor. Ilk etapta tedarigi sigmeydana alinmis inaktif asi var. Ayni vakitde mRNA asisi var. Inaktif asinin tarihi ve gelis vakti belli. mRNA asisinin görüsmeleri de su anda devam ediyor. Bunlardan olasi bulundugu kadar da temin edilmeye çalisiliyor. Hizli temin kadar güvenilirk tarafi önemli. Türkiye su karari net olarak söylemis degil. "Bu asiyi aninda aliyorum." demedi. Türkiye, bulgularina bakiyor. Faz 3 çalismalarini Türkiye de yapiyor. Bu hususta çok yetkili bilim insanlari çalisiyor. Faz 3 çalismasindaki bulgularina bakacak. Bunlar çok olumlu geliyorsa, önümüzdeki günler içinde dünyadaki bulgulari de bu sekilde olumluysa o vakit "O asiyi bundan sonra bana gönderebilirsiniz." diyecek. Türkiye, ön görüsmelerini yapti ve ön sartlarini da ayarladi. Bunlari gördükten sonra onlarin gönderilmesine izin verilecek. Ilk gelebilecek asi, inaktif asi. Ilk degerlendirmelerde de her sey olumluysa Türkiye önümüzdeki hafta diyecek ki gelsin. Asi gelince aninda yapilacak mi? Hayir. Onun da esas sebebi hangi asi olursa olsun her ülke kendi testlerini ve programlarini kesinlikle yapiyor. Bütün testleri yapilmis olmasina karsin bir kere daha yapilacak. Bu standartlar saglandiktan sonra bu asi kullanilabilecek. Bu testlerin program süreyi 7 günden kisa degil. Bir bölümünün vakti 2-3 gün. Bu testi geçerse, bir ileri test yapilacak. Onun için de bu vaktin 14 günün altinda olmasi olasi degil. Türkiye'ye ilk asi 11 Aralik'ta gelebilecek gibi görünüyor. Geldikten sonra en az 14 gün testleri sürecektir. Bu vakit 15 gün ya da 20 gün olabilir. Aradaki testte bir problem çikarsa yeniden yapilir, degerlendirilir. Testin isleyisi esnasinda tereddütte kalinirsa o test yeniden yapilir. Bizim asi 11 Aralik'ta gelince en erken uygulanacagi tarih 25-26 Aralik gibi olur.

Soru: Asi geldikten sonra nasil bir yol izlenecek?

Türkiye hazirliklarini yapti, sözlesmelerini imzaladi, sartlarini belirledi. Herhangi bir problem çikarsa sözlesme feshedilir. Türkiye, girisimlerinde bulundu. Asi en erken ne vakit gelecek? Birisi 11'inde birisi belki 20'sinde gelecek. Bunlarin da hazirliklari yapildi. Kendi bulgularinde bir problem çikar ya da bir isaret gelirse o vakit "Göndermeyin." denilebilir. Her sey olumlu giderse, 11 Aralik'ta gelmesi plan edilen asi, inaktif asi. Çin'den gelecek asi. 11 Aralik'ta geldi, bu aninda Türkiye'ye dagitilacak, bütün noktalara gidecek. Testler yapilmaya devam edilecek. Testler sonucunda "tamam" denilirse "Elinizdeki asilari uygulayin." denilecek. Testlerde bir sey çikarsa, bütün asi geri alinip Çin'e ya da Moderna'ya geri gönderilecek."

Soru: Gönüllüler üstünde yapilan asilarda yan tesir görüldü mü?

Bu bir ön veriydi. Onun ayrinti bulgulari simdilik daha tam olusmadi. Önümüzdeki zamanlarda olusup da hepsi iyiyse, hiçbir problem yoksa o vakit "Asiyi gönderin." denilecek. Asi o vakit 11 Aralik'ta gelecek. O sonuçlarin da 7-8-9 Aralik gibi çikmasi planlaniyor. Her sey tamam denilirse fakat o vakit asi gelecek. Kendi güvenilir bulgularimiza bakilarak hareket ediliyor. Ayni degerlendirme BioNTech Pfizer asisi için de yürüyor. Onun için de girisimde bulunuldu. Oranin güvenilir bulgulari de ideal gelirse o sekilde oradan da istenecek. Inaktif asidaki oran biraz daha yüksek, buradaki oran biraz daha düsük olacak. Türkiye karar verip "ideal" derse bu asilarin itimat edilir bulundugunu söylememiz lazim. Soru: Asilar nasil saklanacak? Inaktif asi, ölü asi bulundugu için o normal buzdolabi kosullarinda saklanabiliyor. Daha rahat dagitimi var. 2-8 derecede saklanabiliyor. Onu kesinlikle degerlendirmemiz lazim. Öyle bir üstünlük var. mRNA asisi bulguyu tasidigi için, bu da çok basit yikildigi için eksi 70 derecenin altinda saklanmasi gerekiyor. Bu biraz lojistik yönden kisitlayicilik olabilir. Bunun altyapisi da yapabilir mi? Evet yapabilir. Türkiye için çok zor olmayacaktir.

Soru: Türkiye niçin Çin asisini kullanacak?

Türkiye nüfus olarak büyük bir yapiya sahip. Asi büyük bir gruba uygulanacak. mRNA teknolojisi, süregelen bir program degil. Verileri var, elimizdeki bulgulara baktigimiz vakit hepsi olumlu. Inaktif asi teknolojisine geldigimizde çok uzun yillardir uygulaniyor. Sonuç olarak ölü. Ölü bir mikroorganizmayi sagliyoruz. Orada olabilecek istenmeyen yan tesirleri biliyoruz. Ölü mikroorganizma bulundugu için kolda biraz agri, kizariklik olur. Bunun ötesinde çok büyük bir yan tesir bekler miyiz? Hayir beklemeyiz. Nadir istisnalar olabilir. Böyle bir fark bulundugu için güvenilirligi çok önemli. Etkinlikte de birbirlerine yakin olduklarini açikladilar.

Soru: Asilarin maliyeti nedir?

Çin asisinin, inaktif asinin maliyeti, mRNA asisindan bir oran daha yüksek. Asida "pahali" dememek lazim. Saglikli kisiye yaptigimiz bir program. Korumak hedefli yapiyoruz. Önceligin güvenilir olmasi, arkasindan da faaliyet gelmesi lazim. Güvenlikte çok emin, faaliyetinde de iyiyseniz onu tercih edebilirsiniz. Çok tesirli olabilir, çok yüksek koruyucu olabilir ama güvenilir tarafinda problemi varsa, istenmeyen tesirleri çoksa bu istenmeyen tesirler kizariklik, hafif atesse kabul edilebilir. Daha agir yan tesirlere niçin olabilme olasiligi varsa o vakit faaliyeti düsük de olsa "Bu tarafa kayabilirim." dersiniz. Erken dönem güvenilir bulgulari, classic üretim teknigi bulundugu için uzun. Marta ve nisana geldigimizde iki asida da uzun dönem bulgularini birbiriyle karsilastirabilir duruma gelebiliyoruz.

Soru: Asida öncelik hangi kriterlerle belirleniyor?

Koronavirüsün genis bir yelpazesi var. Bir taraf nerdeyse ayakta bulgusuz geçirebiliyor, bir taraf da çok agir. Öncelikle her iki tarafa hizmet edebilmesini saglayabilmek için saglik çalisanlarinin asilanmasi gerekiyor. Bütün dünyayi asilayabilecek kadar bir asiya sahip olunamayacak. Kisitli, basamak basamak ilerlenecek. Salginin en kötü gidecegi dönem bizim için önümüzdeki aylar olacak. Ne kadar asiya erken kavusursak o kadar iyi. Belirli sayida gelecekse bu kisitli olan oranla ben en çok kime üstünlük saglayabilirim? En kritik gruba. Salginin en basindan itibaren bilhassa büyüklerimizi korumaya çalistik. "Virüsü alirsaniz, hastaneye yatma olasiliginiz yüksek." dedik. Hep 65 yasin üstünden özveri istedik. O vakit asi geldigi vakit ilk korumamiz gereken, en yüksek riski olan o gruba asi yapmamiz lazim. Türkiye asiyi, olasi bulundugunca yüksek oranlarda elde etmeye çalisiyor. Bunu da olasi bulundugu kadar hizla, saglik çalisanlariyla ayni anda 65 yasin üstüne yapacak. Ikinci asamada kolluk kuvvetlerinin öncelikli olmasi gerekiyor. 65 yasin üstünde büyüklerimiz çok riskli ama ardindan genç ama altta hastaligi olanlari bunun içine aliyoruz. Bunun aninda arkasindan ögretmenlerimizin gelmesi gerekliligini düsünüyorum. Bizim gelecegimiz, Türkiye'nin gelecegi. Hepimiz için, çocuklarimiz için en önemlisi. Onlarin yasamini da bir an önce normal sartlara getirmemiz gerekiyor. Ögretmenlerimizin de bizim listelerimizde daha yukarida olmasi gerekiyor. Yasamin gerekliligi için tarim ve gidada çalisanlarla bu devam edecektir.

Yorum Yazın (Üye Olmadan'da Yorum Yazabilirsiniz)
Hava Durumu


Yorumlar

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Tüm Haberleri Gördünüz

Hızlı Anket


Düşünceniz Nedir?

Önümüzdeki Günlerde Cumhurbaşkanlığı Seçimi Olsa Kime Oy Verirsiniz?