Spor

Fatih Terim: Artık transfer meselesine karışmak istemiyorum

Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim'in yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamaların ikinci bölümü yayımlandı. Röportajın ikinci alanında Fatih Terim, transfer çalışmaları, gelecek hayalleri, takımının genel ve oyuncularının bireysel performansı ve idareler arasında problem bulunduğu şeklindeki iddialarla alakalı değerlendirmede bulundu.

Abone Ol  
 
98 / 100

Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim’in yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamaların ikinci bölümü yayımlandı. Röportajın ikinci alanında Fatih Terim, transfer çalışmaları, gelecek hayalleri, takımının genel ve oyuncularının bireysel performansı ve idareler arasında problem bulunduğu şeklindeki iddialarla alakalı değerlendirmede bulundu.

Geride kalan transfer döneminde orta saha transferinin gerçekleşmediğinin söylenmesi üstüne Terim, bir transferin olabilmesi için 20’ye yakın faktör saydı.

Terim, Galatasaray’da 8 yıl önce kurdukları scout ekibinin başına Emre Utkucan’ı getirdiğini belirterek, “Müthiş bir ekip kurduk. Bunların görevi kabiliyet avı ve ihtiyaç analiziydi. Ya yatırım yapılacak oyuncu olacak ya da sahaya süreceğimiz. Geçen sezon geleceğine yatırım yapmamız gereken oyuncular ile sahada deneyiminden faydalanacağımız oyuncular olması gerekliliğini söyledim. Scout, aylar süren çalışma gerçekleştiriyor, liste hazırlıyor. Burada scout futbolcuyu hocaya önerir, hoca da tercih yapar. Liste gelir, hayal ettiklerinizi saatinde yaşama geçirmek için para lazım. Sadece beceri, istemek yeterli değil.” diye konuştu.

UEFA Finansal Fair Play anlaşması gereği bonservis bedeli elde etmeden oyuncu alamayacaklarını anımsatan sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, şu ifadeleri kullandı:

“Almak istediğimiz ya da aldığımız oyuncularla yapılan sözleşmeler mali yönden kuvvetli olmadığımız için oyuncu lehine. İkna etmek, getirmek için ciddi tavizler veriliyor. Bu yalnızca Galatasaray için değil çoğu kulüp için bu tür. Ekonomik olarak rahat değilseniz maalesef bu tavizleri veriyorsunuz. Planınız içinde yer almasa da şayet oyuncu standartlarını değiştirmek istemiyorsa kulübünde kalmayı tercih ediyor. Zor bulunduğunu biliyorum ve kabul ediyorum ama biz Galatasaray’ız. Buraya 2017 Aralık’ta geldim. Oradan bu tarafa iyi ya da kötü, isteyerek ya da mecbur kalarak, doğru ya da hatalı tercihlerle 6. transfer dönemini geride bıraktık. Detaya girmeyeceğim ama tek gerçek planlamamız dahilinde ihtiyaçlarımızı karşılaşmadan Ocak ayına kadar yürüyeceğiz. Gönül isterdi ki saatinde yapalım, lige birlikte başlayalım ve Avrupa sürecinden bu kadar erken kopmayalım. Açıkçası bundan sonra transfer problemine karışmak da istemiyorum. Aşağı yukarıya ihtiyaç duyulan mevkiler belli. Başkanımız ve idaremiz, alakalı profesyoneller ve scout ekibiyle makul gördükleri şekilde yapabilirler.”

“Arkadaşlarıma güveniyorum”

Fatih Terim, sezonun geri kalan alanı için kadrodaki futbolcularına güvendiğini söyledi.

Rakiplerinin bol alternatifli kadro kurduğunun söylenerek sahip olunan Galatasaray kadrosunu değerlendirmesi dilenen Terim, şunları kaydetti:

“Gönlünüzdekiyle gerçekler pek uyuşmuyor ama biz Galatasaray’ız. Karalar bağlayacak halimiz yok. Mevcut kadromuzu en iyi şekilde organize edip, en yüksek performansı alabilmek için elimizden geleni yapacağız. Her oyuncuma güveniyorum. Biraz daha çok çalışıp, biraz daha çok özverili bir proses bekliyorum. Bu proseste yalnızca sahip olunan kadroyla gideceğimiz düşüncesi de çok doğru olmayabilir. Futbol, çok hareketli bir oyundur. Yarın sabah ya da 2 saat sonra ne olacağını bilemezsiniz. Bazı planlamalarımda en kötüsünü hesap ederim. Daha geniş ve derin bir bakış açısını uyguladım. Böyle bir prensibim var ve bundan çok memnunum. Bu yüzden kimsenin başına gelmeyen olaylarla karşılaşmamıza karşın onun altından bir şekilde kalkıyoruz. Ben, arkadaşlarıma güveniyorum.”

Galatasaray Teknik Direktörü Terim, transfer listesindeki birtakım futbolcuları rakiplerine kaptırdıkları iddiasıyla alakalı, “Bu hususta daha önceki dile getirdiğim görüşümü hatırlatmakta fayda var. Yerli oyuncu piyasasında her ne olursa olsun Galatasaray aniden çok grup içinde alternatif olamaz. Tek tercih değilse biz de o oyuncu için ısrarcı olamayız.” ifadelerini kullandı.

“Yeni transferler kamuoyundan onay aldı”

Galatasaray Teknik Direktörü, yeni transferler Fatih Öztürk, Emre Kılınç, Omar ElAbdellaoui, Oghenekaro Etebo’nun Galatasaraylılardan onay aldığını, geleceğe dönük transfer edilen Oğulcan Çağlayan ve Kerem Aktürkoğlu’nda da memnun bulunduğunu söyledi.

Fernando Muslera’nın yaşadığı sakatlıktan ötürü yerli kaleciyi tercih ettiklerini belirten Terim, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Muslera’nın durumundan ötürü bir kaleci almamız gerekiyordu. Bunun Türk olmasında ısrarcı oldum. Fatih Öztürk de daha önce düşündüğümüz ama alamadığımız bir kaleciydi. 12 yabancıyı yazdığınız, her yabancıyı ilgiyle ve özenle belirlediğiniz bir ortamda ekonomik halleri da düşünecek olursak Fatih bize lazımdı. Onu bonservissiz şekilde başardık. Emre Kılınç da uzun vakittir takip ettiğimiz bir oyuncuydu. O da bize sıfır olarak katıldı. Omar ElAbdellaoui, çok uzun vakit önce prensipte anlaştığımız, sözleşmesi bittikten sonra imza atmasını istediğimiz bir oyuncuydu. Onu da bonservissiz aldık. Oğulcan Çağlayan ve Kerem Aktürkoğlu genç, gelecek vaadeden, takip ettiğimiz oyunculardı. Orta saha gereksinimimizin bir bölümünü da Etebo ile gidermeyi düşündük. O da çok ufak bir kiralık ücretle kadroya dahil oldu. Hepsi şu ana kadar Galatasaraylılardan, yazılı ve görsel basından onay aldı gibi görünüyor. Oğulcan ve Kerem’i de yavaş yavaş hazırlıyoruz. Buna Ali Yavuz da katıldı. Sekidika’ya da bakacağız. Gençler, her gün üstüne biraz daha katarak gidiyorlar. Büyük bir kulübe adapte olmak basit değil ama müthiş bir öz veriyle çalışıyorlar. Hepsinden memnunum.”

Kiralık oyuncuya bakış açısını açıklayan Terim, “Kiralık oyuncu bizim gibi ekonomik problem çeken kulüpler için olmazsa olmaz. Her oyuncu için söylemiyorum ama futbolcu performansını etkileyen şeylerin başında aidiyet gelir. Oraya ait bulunduğunu hissetmeyen ve nasıl olsa gideceğini düşünen bir oyuncu markayı, armayı sahiplenme mevzusu ile alakalı tereddüt yaşar. Bir oyuncu bilhassa kendi kulübünde düşünülmüyorsa ve kiralanmak isteniyorsa muhakkak bir nedeni vardır. Onu da iyi araştırmak lazım. Arada sırada mecbur kalıyorsunuz ve o problemleri yapıyorsunuz. Kadroda yer bulamayacak futbolcu kiralanıyor. Çok memnun bulunduğum kiralık oyuncularım da var ama bir savaşa çıkarken kendi askerlerinizle daha güvende hissedersiniz.” değerlendirmesini yaptı.

Arda Turan ve Falcao yorumu

Fatih Terim, 9 yıl sonra Galatasaray’a dönen kaptan Arda Turan ve geçtiğimiz sezon beklentilerin uzağında kalan Radamel Falcao ile alakalı görüşlerini dile getirdi.

Arda’nın sahada ve grup içendeki liderliğinden beklentileri bulunduğunu altını çizen deneyimli teknik adam, şunları kaydetti:

“Arda’nın iyi bir Galatasaraylı bulunduğunu biliyorum. Saha içinde ve dışındaki öncülük için şu ana kadar ciddi çaba harcadığını görüyorum. Uzun vakittir maç oynamıyor. Kondisyon eksiği olmasına karşın arayı kapamak için mücadele ettiğini görüyorum ve çok mutlu oluyorum. Bana göre bu çabası, becerisiyle birleşince Arda kendi küllerinden doğacaktır. Falcao, yöntemi ve deneyimi iyi olan, kendine ve mesleğine profesyonelce yatırım yapmasını bilen bir futbolcu. Kariyerine bakıldığında beklentinin yüksekliğini ve gerçekleşenin beklentileri karşılamayacak düzeyde olmasını anlayabiliyorum. İyi niyetle çaba harcıyor ve hazırlanıyor. Düzenli bir oyun grafiğiyle hem özgüvenini yerine getirecek hem de beklentileri karşılayacak bir performansı olur diye düşünüyorum.”

Terim, yaşadığı sakatlıklardan ötürü uzun vakit sahalardan uzak kalan Emre Akbaba’nın kendileri için mühim bulunduğuna değindi. Deneyimli teknik adam, Emre’nin iyi çalıştığını ve kendilerine çok katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

“Muslera’nın teknik ekipte olacağına inanıyorum”

Terim, Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’nın futbolu bıraktıktan sonra sarı-kırmızılı kulüpte kaleci antrenörü olarak devam edeceğine inandığını bildirdi.

Galatasaray Teknik Direktörü, sakatlığı tespit edilen Fernando Muslera’nın Ocak ayından önce dönmesinin kendilerini mutlu edeceğini vurgulayarak, “Muslera, şu anda Uruguay’da ve çalışıyor. Tarih olarak Ocak ayından erkene çekebilirsek ve hazır duruma gelirse çok mutlu oluruz. Fernando Muslera, Galatasaray için bir oyuncudan, grup kaptanından daha çoğunu ifade eder. Çok memnun bulunduğum bir futbolcu. Her şeyiyle bizde simge olmuş isimlerin arasına girdi. İnşallah grupa dönüşü  Ocak ayından erken olur ama olmazsa Ocak ayını bekliyoruz. O bile bizim için sevindirici bir haberdir. Bu mevzuyu Muslera ile konuştum. İleride ekibimde bulunduğundan da büyük mutluluk duyarım. Kendi kalesinde en iyisini vermek için çalışıyor. Taffarel mühim bir isim ama Fadıl Koşutan hocamız da çok mühim bir görev devraldı. Başarıyla yürütüyor. Kaleci antrenörlüğü bizde bir departman durumunu aldı. Birçok arkadaşımız var. Muslera’nın da o departmanda olacağına, bizimle devam edeceğine inanıyorum. O da kendisini yarı yarıya Türk gibi hissediyor. Ailesini de kendisini de çok seviyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yönetim ile problem yaşadığı iddiası

Fatih Terim, idare kurulu ile aynı düşünmeyip, aynı davranmasalar bile ortak değerlere sahip olduklarını söyledi.

Kendisiyle çalışmanın hem basit hem de zor bulunduğunu dile getiren Terim, şu ifadeleri kullandı:

“Bugüne kadar çoğu isimle çalıştım. Çoğuyla dostluğum bulunuyor. Ben, bir arada çalışılması hem basit hem de zor bir insanım. Kolaydır zira başkalarının hayatını kolaylaştırırım, emeğimi paylaşırım, çözüm üretirim, çok alışırım. Çünkü burası benim kulübüm. Taşı, toprağı, çiçeği, çöpü benim problemim olmalı. Sahip çıkmalıyım. Sahasını, bütçesini düşünmek zorundayım. Bugüne kadar kendi ücretimle alakalı bir kez mevzu açmadım, gündem oluşturmadım. Parayla pulla bireysel bir işim olmadı. Ben, bu ülkede Çocuk Esirgeme Kurumuna tarihi bir bağış yaptım. Bırakın bir plaket vermeyi, ‘Niye teşekkür etmediler.’ diye problem bile etmedim, bir tek sözcük bile söylemedim. Bugünden konuşmuyorum ama genellikle pek çok yönetici, başkan için kendi kredimden harcadım. Helal olsun, tekrar yaparım. Diğer yandan benimle çalışmak zordur. Çünkü beklentilerim yüksektir. Bu beklentiler de şahsım için değil kulübüm için. Oyuncunun performansı kadar tesisin düzeni, temizliği, çim beklentim yüksektir. Maça hazırlandığım ekibimin katkısından, akademideki çocukların ailelerinin nerede oturup, bekleyeceğine kadar beklentim yüksektir. Mücadele etmeden kaybetmeyi hiç sevmem ve kabullenemem. Kulübümün başarısı için elimden gelenin çoğunu yaparım. Burada anahtar iki sözcük var. Bunu yapar iken de iki şey ararım. Birisi güven, öteki samimiyet. Bu ikisi varsa her şeyi üstlenirim, yoksa mesafemi koyarım. Galatasaraylılığı ve Galatasaray değerlerini Metin Oktay, Selahattin Beyazıt, Turgay Şeren, Coşkun Özarı, Mustafa Pekin gibi sayacağım çoğu isimden öğrendim. Galatasaray’ın seçilmiş başkanına ve idareme yaklaşımım da bu öğrendiklerim kapsamındadir. Diğer yandan Galatasaray kültüründe saygı kapsamında değişik fikirlerle bir arada olabilmeyi bilmek de vardır. Kimi hususta aynı düşünmüyor olabilir, aynı davranmıyor da olabiliriz yalnız fikri hür bireyler olarak kültürlerimiz değişik da olsa değerlerimiz ortaktır.”

“Hayalden vazgeçmiyoruz ama mecburen erteliyoruz”

Fatih Terim, UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefinden vazgeçmediklerini yalnız mecburen ertelediklerini söyledi.

Hayalinin Galatasaray’da UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmak bulunduğunu açıklayan Terim, “Bundan 20 yıl önce ‘UEFA Kupası şampiyonu olabiliriz. Bu yıl tüm kupaları alabiliriz.’ dediğimde gülenler, inanmayanlar olmuştu ama en iyi futbol oynayan grup ilan edildik, dünya listelenmesinde 1 numaraya çıktık ve UEFA Kupası şampiyonu olduk. Şimdi makas çok açıldı. Avrupa kulüpleri ile aramızda finansal, idari, teknoloji ve kurumsal olarak fark çok büyük. Bu farkı kapatacak ciddi projeler var. Bu farklar yalnızca parayla alakalı değil ama ne yazık ki bugünü kurtarmaktan geleceğe yatırım yapamaz durumdayız. Hayalden vazgeçmiyoruz ama mecburen erteliyoruz.” şeklinde görüş belirtti.

Sarı-kırmızılı grupta daha önce görev yapan futbolcuları teknik ekibine almasını değerlendiren Terim, şu şekilde devam etti:

“Çok uzun vakittir uygulamak istediğim bir şeydi. Genellikle sahada bize hizmet etmiş arkadaşlarımızın büroya ya da sahada emek vermeleri için hem teknik hem de idari birtakım eklemeler yaptık. Futbolun içinde kalmaları için teşvik ediyoruz. Çünkü, pek çok görüşün ve yorumun bulunduğu bir sistemde karar alabilmek çok daha sağlıklı. Dünyada bilhassa uzmanlık her geçtiğimiz gün artıyor ve futbol kulüplerimizde etkili oluyor. Bundan 15 yıl önce her şeyi teknik direktör yaptırırdı. Milli grupta ilk Piontek ile çalıştığımızda A Milli Takım antrenmanından çıkıp Ümit Milli Takım antrenmanına gidiyordum. Her şeyi ben yaptırıyor, kalecileri bile ben çalıştırıyordum. Sonra Rasim Kara’yı kaleci antrenörü olarak aldık. Şimdi mevki antrenöründen tutun taç antrenörüne, atletik performanstan özel sporcu beslenmesine, psikolojik performans danışmanından koşu antrenörüne kadar pek çok disiplinde eksperler var. Takım ve oyuncu performansında bunların da katkısı bulunduğunu düşünüyorum.”

Geçen sezon koronavirüs salgını döneminde Süper Lig’de görev yapan teknik direktörlerle gerçekleştirdiği çevrim içi toplantıyı tekrarlamak istediğini açıklayan Terim, “Bir tarafa bir mesaj ya da diğer yere rastgele bir şeyi iletme toplantısı değildi. Teknik adamların mühim bulunduğunu ifade eden, kendi aramızda bu diyaloğun olmasını isteyen ve gerekliliğini düşünen bir teknik adam olarak bu tür bir program yaptım. Bir sonrakini organize etmek için o gün gönüllü olan arkadaşımdan da haber bekliyorum.” diye konuştu.

“Milli takımımızı çok beğeniyorum”

Fatih Terim, A Milli Futbol Takımı’nı çok beğendiğini dile getirdi.

Avrupa’nın büyük kulüplerindeki milli futbolcuları görmekten mutluluk duyduğunu, bunda kendi Türkiye Futbol Direktörlüğü döneminde çıkarılan yabancı oyuncu kuralının da etkili bulunduğunu izah eden Terim, “Milli takımımızı çok beğeniyorum. Hayalim, milli grup futbolcularının büyük çoğunluğunun Avrupa’daki büyük kulüplerden çağrılmasıydı. Allah’a şükür bugün öyle oldu. Dün, ‘Stoper yok, kaleci yok’ derken Avrupa’nın en iyi 4-5 oynayan stoperine sahibiz. Bu değişimler milli grupta çok doğaldır, olmalıdır. İnşallah iyi sonuçlar da alacağız. Geniş bir havuzumuz ve kabiliyetli oyuncularımız var. 1990’larda İsviçre’nin bulunduğu gruba düştüğümüzde 15-16 oyuncunun Avrupa kulüplerinden çağrıldığını gördüğümde bu dilekte bulunmuştum. Şimdi de Avrupa’nın büyük kulüplerinde oyuncularımızın bulunduğunu görmekten mutluluk duyuyorum. Bunda bir nebze yabancı oyuncu kuralının faydalı bulunduğunu düşününce içimi bir mutluluk kaplıyor.” şeklinde konuştu.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri