Dolar
Euro
Sterlin
Gram Altın
Çeyrek
Gümüş
8.0789 9.6656 11.1259 453.14 743.43 6.60
Hava Durumu
17 ºC

Haber / Ekonomi


Tarih : 12/3/2020 12:00:00 AM   Güncelleme : 12/3/2020 12:00:00 AM

Sinav gruplariyla ilgili "motivasyon kaygiyi yener" degerlendirmesi

Sinav gruplariyla ilgili "motivasyon kaygiyi yener" degerlendirmesi


Sinav gruplariyla ilgili

Ugur Okullari PDR ve Ar-Ge'den Sorumlu Genel Müdür Yardimcisi Baris Sezgin, disiplinli olmanin ve sistemli çalismanin yolu aydinlattigini belirterek, "Bireyi endiseden uzak tutacak en mühim neden motivasyondur." ifadelerini kullandi. Ugur Okullari'ndan yapilan açiklamada görüslerine yer verdigi Baris Sezgin, geçtigimiz yil edinilen tecrübeler isiginda, bu egitim ögretim yilini kayipsiz hem de yeni yetenek ve kazanimlar edinerek tamamlamanin olasi oldugunu ifade etti. Kayginin en büyük düsmaninin motivasyon oldugunu açiklayan Sezgin, sunlari kaydetti: "Geçen mart ayindan bu yana yasanan süreçte en çok imtihan kümeleri endiseye kapildi. Disiplinli olmak ve sistemli çalismak yolumuzu aydinlatir. Bireyi endiseden uzak tutacak en mühim neden motivasyondur. Ögrenciler kendilerine öncelikle kisa süreli amaçlar koymali. Bu amaçlara ulasildikça içsel motivasyon artacaktir. Unutmayalim ki motivasyon her vakit endiseyi yener. Öte yandan ögrencilerin hayatinin bundan ileri sürecinde etkili olacak bu dönemde endise yasamalarini da normal karsiliyoruz. Fakat endise korkuya, korku dehsete dönüsürse bu hal ögrenmenin önüne geçer. Kriz hallerinde rutinler, insanin kendini güvende hissetmesini saglar. Aileler günlük rutinini olusturmali. Kahvalti saati, ders saati, film saati gibi günlük ya da haftalik planlar yapilmali. Bu rutin içinde ders programinin ögrenci ve aile dogrultusundan ortak gündem ile takip edilmesi olabildigince ehemmiyet tasiyor. Bu ögrencinin hem kendini daha güvende hissetmesine hem de akademik verimliliginin yükselmesine yardimci olur."

- "Anne ve baba dijital dünyada çocuga rol model olmali"

Sezgin, ögrenci için olabildigi kadar yalin ve dis etkenlerden arinmis bir çalisma ortami olusturulmasi gerekliligini vurgulayarak, "Ögrencilerin ders esnasinda lüzumlu bütün kitap defter tablet gibi vasita gereçleri yeterli düzeyde yanlarinda olmali. Unutmayalim ki ev özel hayat merkezi, okul ya da is yeri ise kamusal hayat merkezidir. Bu iki alan birbirine karistirilmamali. Hatta çocuklarin ruhsal sagligini desteklemek adina ev kiyafetleriyle de çevrimiçi derse katilmanin dogru olmadigini düsünüyorum." degerlendirmesinde bulundu. Anne ve babanin dijital dünyada çocuga rol model olmasi gerekliligini belirten Sezgin, su ifadeleri kullandi: "Ebeveynler çocugun kendi öz planlama yeteneklerini gelistirmesine destek olmali. Çocugun bir gününü planlayip, o günü yasayip, günün sonucunda degerlendirmesine ve ertesi gün için kendisine amaç koymasina, kendi mesuliyetlarini yerine getirmesine, bununla alakali kendisine motivasyon olusturmasina öz planlama denir. Öte yandan anne ve baba evde bir ögretmene dönüsmemeli. Yönlendirici, tesvik edici ve motive edici olmali. Eger tamamiyla bir ögretmene dönüsürse bu anne-baba ve çocuk temasina zarar verir. Küçük yas kümelerina mesuliyet vermek çocuk gelisimini olumlu destekliyor. Genellikle pandemi sürecinde ufak yas gruplarinda 'regresif' tavirlarla karsilasiliyor. Ebeveynler çocuklarin mesuliyetlarini üstlendikçe, çocuklarda istedigini aglayarak yaptirma ya da kendi problemlerini anne-babasina çözdürme gibi davranislar meydana çikiyor. Hatta anne ve babayla birlikte uyumaya baslayan çocuklar var. Bu tip hallerde anne ve babanin bu davranislari denetim altina almasi gerekiyor. Çünkü ‘regresyon’ kar tanesiyle baslayip bir kar topuna dönüsebilir. Küçük çocuklara odasini toplama, birlikte yemek hazirlama, tamirat gibi mesuliyetlar verilmeli. Öte yandan bulug çagindaki gruplara ise istiklal kismi saglanmali. Bireysel istiklallere saygi gösterilmeli. Birbirine saygi gösteren kisilerin pandemi sürecini daha saglikli geçirdigini gözlemliyoruz." Sezgin, çocuktaki merak duygusunu uyandirarak ufak yas kümeleri ile daha saglikli etkilesim kurulacagini aktararak, "Çocuk ne kadar çok merak ederse o kadar hizli ögrenir. Ögretmen bir konuyu uzun uzun anlatmak yerine çocuklara sorular sorarak merak duygusunu uyandirabilir. Bu amaçla ögretmenlerimize ‘bol bol anlatmayin, bol bol sorun’ önerisinde bulunuyoruz. Çocuklarin meslegi oyunculuktur ve uzaktan egitimin içinde de kesinlikle oyun olmalidir. Böylece ögrenme eylemini bir çekim merkezi haline dönüstürebiliriz. Uzaktan egitim sürecinde ufak yas kümelerini sosyallesme konusu ile alakali da desteklemek gerekiyor. Çünkü en çok sosyal gelisim açisindan eksik kaliyorlar. Ögretmenlerimiz ders aralarinda çocuklarin arkadaslariyla sohbet etmesi için konular olusturabilir, ya da birlikte oyunlar oynanabilir." degerlendirmesinde bulundu.

Yorum Yazın (Üye Olmadan'da Yorum Yazabilirsiniz)
Hava Durumu


Yorumlar

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Tüm Haberleri Gördünüz

Hızlı Anket


Düşünceniz Nedir?

Önümüzdeki Günlerde Cumhurbaşkanlığı Seçimi Olsa Kime Oy Verirsiniz?