EkonomiGenelGündem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: Çocuklarıma bina yaparken mezar yapmamam lazım

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Risk yönetimi dediğiniz şey nedir? Hep söylüyoruz ya 'Deprem öldürmez, bina öldürür.' diye. Yani ben fert olarak çocuklarıma bina yapar iken mezar yapmamam lazım." dedi.

Abone Ol  
 
59 / 100

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Risk yönetimi dediğiniz şey nedir? Hep söylüyoruz ya ‘Deprem öldürmez, bina öldürür.’ diye. Yani ben fert olarak çocuklarıma bina yapar iken mezar yapmamam lazım.” dedi.

Oktay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlerle mücadele çalışmalarında geldiği noktayı anlattı, değerlendirmelerde bulundu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralı kurtulup hayatta olanlara ise hayırlı ve sağlıklı bir hayat dileyen Oktay, tekrarının yaşanmamasını temenni etti. Afetlerin unutulmaması yönünden 17 Ağustos’un mühim bulunduğunu bildiren Oktay, Marmara Depremi’ni Türkiye’nin afetle mücadelesinde bugüne kadar bir üstünlük olarak değerlendirdiklerini aktardı.

“17 Ağustos’tan bugüne görkemli bir fark var”

Marmara Depremi’nden bugüne kadar Türkiye’de çok şeyin değiştiğine ilgi çeken Oktay, şu şekilde konuştu:

“17 Ağustos’ta kendi Bakanlar Kurulu üyeleriyle bile irtibat sağlayamayan bir hükümetten ve depreme araya girmek manasında sahaya inemeyen bir hazırlıksız süreçten bugün dünyanın en iyi düzenine sahip olan, yalnızca Türkiye’deki kendi vatandaşına bir şey bulunduğu vakit değil, dünyanın neresinde olursa olsun hemen harekete geçebilen ve o bölgeye ulaşabilen bir Türkiye’den bahsediyoruz. 17 Ağustos’tan bugüne görkemli bir fark var. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın çok kuvvetli dirayetli liderliği, duruşu çok mühimiydi. Ben AFAD Başkanlığı yapan bir arkadaşınız olarak ifade ediyorum; Cumhurbaşkanımızın net talimatı, ‘Artık Türkiye birikimlerini bir büyük devlet aklına dönüştürmek zorunda’ şeklindeydi. Yani rastgele bir afet bulunduğunda hemen ona koşmaya çalışan ve elinden ne geliyorsa yapabilen değil, kuvvetli bir sistemi ve altyapısı olan, her bir afetten öğrenen ve çok sistematik bir şekilde sahada neye lüzum varsa onu karşılayabilen ve hem afet bölgesini hem de vatandaşını süratle ayağa kaldıran yapısal bir dönüşüme gereksinim vardı. Cumhurbaşkanımızın ‘Bu sistemi ya kuracağız ya kuracağız.’ dirayeti ve talimatıydı. Hamdolsun Türkiye, bugün bunu kurmuş halde. Bunu araya girmek boyutunda kurduk. Bugün Türkiye Cumhuriyetinin her bir vatandaşı Türkiye’de ya da dünyanın neresinde olursa olsun biliyor ki başına bir şey gelirse devleti beraberinde olur ve olacak.”

Afetin üstüne devletin merkezde ve ulusalda ki bütün imkanlarıyla gidildiğinde netice alınabileceğini kaydeden Oktay, bu halde ülkedeki bütün kaynakların, afet yönetiminde kullanılacak bir kaynağa dönüştüğünü, milyar dolarlar harcanmasına lüzum kalmadığını belirtti.

Oktay, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığında afet yönetiminin yanı sıra acil hallerin yönetimi konusu ile alakalı da iyi bir yetenek sağladıklarını dile getirdi.

Afet ve acil hal yönetiminde süratli karar almanın önemine ilgi çeken Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne atıfta bulunarak daha evvel yaşanan deprem, sel gibi afetlerde bulunduğu gibi bugün de yeni tip koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler noktasında süratli karar alınıp uygulamaya geçilebildiğini anlattı.

Kişilerin afetlere hazır duruma getirilmesinde eğitimin önemine işaret eden Oktay, afetlerle alakalı çalışmalarda son senelerde risk yönetimine odaklandıklarını belirtti. Oktay, “Merkezi ve ulusal yönetimlerimizle beraber yürüyeceğimiz çok ciddi bir yol var. Risk yönetimi dediğiniz şey nedir? Hep söylüyoruz ya ‘Deprem öldürmez, bina öldürür.’ diye. Yani ben fert olarak çocuklarıma bina yapar iken mezar yapmamam lazım.” ifadelerini kullandı.

“Yönetmeliklere ideal bina yapıldığında afetlerden çekinmeye lüzum yok”

Daha evvel yayımlanan deprem yönetmeliklerine değinen Oktay, son çalışmayla Türkiye’nin başka ülkelerden daha ileri boyutta bir yönetmeliğe sahip bulunduğunu, rastgele bir bina yapacak birinin buna uyması halunda afetlerden çekinmesine lüzum kalmadığını söyledi.

Japonya’nın 9 şiddetinde depremlerle sarsılmasına karşın ciddi bir hasar görmediğine işaret eden Oktay, bunun, risk yönetimini doğru  gerçekleştiğini, ulusal yönetimler ve fertler nezdinde bu bilincin sağlanması gerekliliğinin altını çizdi. Oktay, “Kendi çocuğuma bir ev satın alıyorken ya da bir ev yapıyorken ilk ilgi etmem lüzum en evin görünümü olmamalı. Evin genişliği, metrekaresi, şu ya da bu olmamalı. Bu bina depreme sağlam mıdır değil midir? Buna bakmamız lazım.” diye konuştu.

“Afet bulunduğunda bütün bilgileri ‘Atlas’tan görebileceğiz”

Türkiye Deprem Tehlike Haritası üzerinden fay hatlarını gösteren Oktay, rastgele bir yapının inşa edileceği alanın koordinatları girildiğinde o bölgenin depreme sağlamlığıyla alakalı bilgilerin alınabildiği bir düzenin bulunduğunu anlattı.

Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu içeriğinde afetlerle alakalı büyük veriye götürecek değişik bir çalışma bulunduğunu açıklayan Oktay, şunları söyledi:

“Siz valisiniz, kaymakamsınız ya da belediye başkanısınız. Herhangi bir afet bulunduğunda neye lüzum var? Hastaneler, okullarla alakalı halleri ya da kaynaklarınızı, ulaşımı görmek istiyorsunuz. Tamamını tek bir veri düzeninden ‘Atlas’tan görebileceksiniz. Merkezden baktığınızda da merkezi yönetim olarak lüzum bakanlıklar lüzum Cumhurbaşkanlığı boyutunda baktığınızda bütün Türkiye’deki halin net resmini çekeceğiz. Sadece afetleri konuştuk burada ama bu bütün alanlarla alakalı. Bu sistemi kullanmaya başladık. Bir kenti bütün her şeyiyle görebiliyorsunuz. Bir binanın koordinatını görebiliyorsunuz. Koordinatları girilmiş halde. Yani rastgele bir binada o binanın ne vakit yapıldığını, kim doğrulusunda yapıldığını, depreme sağlamlığına kadar işleyebileceğimiz boyutlarını göreceğiz ve oradan simülasyon yapıldığında da esasen ne kadar hasar olma ihtimalini eskiden görebileceğiz. Risk yönetimi bunun amacıyla mühim. Yağış yağdığında sizin bulunduğunuz bölgenin ne kadarlık bir sele maruz kaldığını fiilen simülasyonla göreceksiniz. Yani sizin binanız etkileniyor mu etkilenmiyor mu, tespit edilen dere bunu kaldırabiliyor mu kaldıramıyor mu?”

“Herkesin üstüne düşeni yapması lüzum”

Kamunun üstüne düşeni yaptığına fakat her ferdin depreme karşı kendi evinde yapması lüzumlu olanlar de bulunduğuna ilgi çeken Oktay, şu şekilde devam etti:

“Bizim ünlü koca koca gardıroplarımız olur değil mi? Tam bir ölüm makinasıdır. Deprem bölgesindeyseniz bunları sabitlemek zorundasınız ki rastgele bir olayda üzerinize düşmesin. Basit gibi gözüken ama çok ciddi neticeler doğuran şeyler bunlar. Yerel yöneticisiniz, ‘Benim beldem, ilçem ne kadar hazır?’ demelisiniz. Bir birey çok şeyi değiştirebilir. Bizim bu fertlere lüzum var. ‘Afetler olmadan evvel afetlerin önüne geçebilirim.’ diye tanımladığımız bu. Riskin yönetimiyle alakalı.Herkesin buna odaklanması gerekiyor.”

“Afete sağlam bir Türkiye’yi inşa edeceğiz”

Beyrut Limanı’nda ortaya gelen patlamayla sarsılan Lübnan’a ziyaretini anımsatan Oktay, patlamanın yaşandığı bölgedeki arama kurtarma çalışmalarının AFAD, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve detaylı sivil toplum kuruluşlarının ekiplerince yapılmasının, Türkiye’ye güvenin ifadesi bulunduğunu söyledi.

Burada Türkiye’nin numune teşkil edebileceğini kaydeden Oktay, “İnşallah biz afete sağlam bir Türkiye’yi de inşa edeceğiz ve bunu günbegün yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, insanla alakalı en mühim konunun bilinçlenme bulunduğunu, Kovid-19 ile mücadelede de kamu olarak üzerlerine düşenleri yerine getirdiklerini, yurttaşların da temizlik, maske ve fiziki uzaklık kurallarına riayet etmeleri gerekliliğini kaydetti.

Etiketler

Admin

Ajans Haberlerini Naklen Sizlere Aktarıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri