GenelGündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakarya Sahası’nın Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi 405 milyar metreküpü buldu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih sondaj gemisinde incelemelerde bulundu.

Abone Ol  
 
100 / 100

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih sondaj gemisinde incelemelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Etkileşim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Fatih Gemisi’nde incelemelerde bulundu.

Erdoğan, Fatih Gemisi’nde Sondaj Yönetim Odası’nda çalışmaları yürüten personele seslenerek, Sakarya gaz sahasındaki sondaj hareketlerinin tamamlanması talimatını verdi.

“Sakarya gaz sahasında 20 Temmuz’da başladığımız sondaj faaliyetlerimizi bugün nihayetlendirdik. Hamdolsun Tanrı’a.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Milletimize senelerce hasretle beklediği müjdeyi sizlerin gayretli ve başarılı çalışmaları neticesi vermiş bulunuyoruz. Şahsım ve milletim adına hepinize teşekkür ediyorum. Barbaros’ta , Oruç Reis’te, Yavuz’da ve Kanuni’de çalışan ekiplerimize de bütün kalbimle teşekkür ediyorum. Bundan ileri görevlerinizde muvaffakiyetler diliyorum. Tanrı yar ve yardımcınız olsun. Tanrı’a emanet olun.”

Erdoğan, Fatih Gemisi’nde yerli ve milli imkanlarla imal edilen uzaktan kumandalı ileri teknoloji denizaltı robotu “KAŞİF”i de inceledi.

Sondaj hareketlerini yürüten ekip de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sundu.

‘Hedefimiz 2023 senesinde bu gazı milletimizin tüketimine sunmak’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisinde incelemelerde bulunmasının sonrasında yaptığı açıklamada, bugün hem Fatih sondaj gemisinin personelini kutlama etmek hem de keşfedilen rezervin yeni sayısını paylaşmak üzere yaklaştığını söyledi.

Fatih sondaj gemisini İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümü olan 29 Mayıs’ta Haydarpaşa Limanı’ndan Karadeniz’e uğurladıklarını anımsatan Erdoğan, Trabzon Limanı’nda kule montajı, bakımı ve ikmali yapılan geminin 20 Temmuz’da Sakarya sahasının şu anda bulunduğu yerdeki Tuna-1 kuyusunda sondaja başlandığını ifade etti.

Erdoğan, yapılan çalışmalar neticesinde deniz tabanının altındaki kuyunun ilk iki katmanında 320 milyar metreküplük doğal gaz bulunduğu müjdesini 21 Ağustos’ta ilan ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:

“Bu tarihten sonra da sondaj faaliyetlerine devam eden gemimiz, 4 bin 445 metre derinliğe kadar ulaştı. Test, analiz ve ayrıntılı mühendislik çalışmaları neticesinde keşfettiğimiz rezerve 85 milyar metreküp daha ek edildi. Böylece Sakarya sahasının Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi oranı 405 milyar metreküpü buldu. Bu kuyudaki çalışma önceden planlandığı şekilde 4 bin 775 metre derinliğe ulaşılmasıyla sona erdi. Fatih sondaj gemimiz Filyos Limanı’ndaki bakım, ikmal ve teknik hazırlık safhalarının sonrasında inşallah önümüzdeki aydan itibaren sondaj faaliyetlerine tekrar Sakarya sahasındaki Türkali-1 kuyusunda devam edecek. Türkali-1 kuyusundan da çok kısa sürede sevindirici haberler almayı bekliyoruz. Tuna-1 kuyusunda keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gazı burada kurulacak platform aracılığı ile topraklarımıza ulaştıracak ve ülkemizin tamamına hizmet veren sisteme birleşik edeceğiz. Hedefimiz 2023 senesinde bu gazı milletimizin tüketimine sunmaktır. Böylece Türkiye tarihindeki en büyük hidrokarbon kaynağına kavuşmuş olacaktır. İnşallah Karadeniz’deki ve Akdeniz’deki yeni sondajlardan alacağımız müjdelerle bu kaynağı daha da genişleteceğiz.”

“Denizaltı robotumuzu da yerli ve milli imkanlarla petrol sektörümüze kazandırdık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halen Yavuz sondaj gemisinin, Barbaros Hayrettin ve Oruç Reis sismik inceleme gemileriyle bir arada Akdeniz’de hareketlerini sürdürdüğünü ifade ederek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Kanuni sondaj gemimiz Karadeniz’deki sondaj etkinliği için yola çıktı. Yıl sonuna kadar fiilen kuyu açmaya başlayacak. Hepsi de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na ait sondaj gemilerimiz, dünyadaki toplam derin deniz sondaj filosunun aşağı yukarı yüzde 20’sini oluşturuyor. Sismik inceleme gemilerimiz de kendi alanlarının en çağdaş donanımlarına sahiptir. Fatih sondaj gemimiz, ekipmanın ve ekibin millileştirilmesi yolunda mühim bir adımdı. Şimdi yeni bir adım daha atarak uzaktan kumandalı ileri teknoloji ürünü denizaltı robotumuzu da yerli ve milli imkanlarla petrol sektörümüze kazandırdık. ‘Kaşif’ ismini sunduğumuz bu denizaltı robotu vasıtası ile yüzlerce metre derinlikteki ihtiyaç duyulan elektrik ihtiyacını ve video görüntülerini uzaktan kumandayla hiçbir rizikoya girmeden elde edebileceğiz. Denizaltı robotumuzun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Karadeniz’de keşfettiğimiz rezerv ülkemizin bugüne kadarki en büyük hidrokarbon kaynağıdır”
Erdoğan, keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının ekonomik değer olarak çok mühim bulunduğunu, Türkiye’nin bu konuta net ithalatçı bir ülke bulunduğunu söyledi.

Rusya, İran ve Azerbaycan’dan doğal gaz, Cezayir, Katar, Nijerya ve Amerika gibi yerlerden de sıvılaştırılmış doğal gaz ithal edildiğini ifade eden Erdoğan, “Ülkemizin çeşitli bölgelerinde ufak oranlarda petrol ve doğal gaz çıkıyor olmakla birlikte şunlar toplum olarak toplamda tüketimimiz içinde bir hayli yetersiz düzeydedir. Karadeniz’de keşfettiğimiz rezerv ülkemizin bugüne kadarki en büyük hidrokarbon kaynağıdır. Devamının da geleceğine inandığım bu keşiflerle inşallah ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığı mühim ölçüde azalacaktır. Bu aynı vakitte milletimize daha ucuz  doğal gaz hizmeti verebileceğimiz manasına da geliyor.” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin sahip bulunduğu kuvvetli alt yapısı vasıtası ile sondaj çalışmalarını dışarıdan kiralamaya göre aslında çok makul bir maliyetle ve güvenle gerçekleştirdiğini dile getirerek, gazın kalitesinin yüksekliğinin işletme maliyetlerinin de en az civarda olacağına işaret ettiğini kaydetti.

Kalkınma ve büyüme çabasının en büyük kalemini meydana getiren petrol ve doğal gazda dışarıya ödenen oran azaldıkça bu hizmetlerin millete daha hesaplı sunulabileceğini belirten Erdoğan, şu şekilde devam etti:

“Böylece ülkemizde kalan kaynağı da yatırıma, üretime, istihdama yönlendirme imkânına kavuşacağız. Fakat bu keşfin en az oranı ve sayısal değeri kadar mühim kabul ettiğim bir diğer konu da Türkiye’nin yürüttüğü tarihi özgürlük ve gelecek mücadelesi sürecinde milletimize büyük bir moral vermiş olmasıdır. Yıllarca gıptayla baktığımız hidrokarbon zenginliklerine bundan sonra ülkemizin de sahip olma ihtimalini görmemiz inşallah diğer alanlardaki mücadelelerimizin başarıya ulaşacağının da işaretidir. Dünyada son bir asırda yaşanan çatışmaların fazlası hidrokarbon kaynaklarına sahip olabilmek için çıkmış ya da çıkartılmıştır. Türkiye bu çatışmaların tamamiyle dışında kalarak kendi emeği ve gayretiyle bugün bulunduğu yere gelmiştir. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarını paylaşım mücadelesinden Türkiye’yi dışlama çabalarına rıza göstermeyerek yeni bir dönemin kapısını açtık. Ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını yok sayan hiçbir plana, hiçbir girişime, hiçbir oldubittiye izin vermemekte kararlıyız. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda bilhassa de toprağında gözümüz yoktur. Biz yalnızca kendi haklarımızın müdafaası içindeyiz. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak için diplomasinin bütün yollarıyla bir arada gücümüzün tamamını kullanmakta kararlıyız. Doğu Akdeniz’de barışı, huzuru, istikrarı egemen kılmanın yolu Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarına saygılı olmaktan, tanımaktan, teslim etmekten geçiyor. Bunun dışındaki hiçbir zorbalığa ve komedi düzeyine  varan oyunlara eyvallah etmeyeceğiz.”

“Avrupa Birliği’nin güvenilirliği esasen azalmıştı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliğinin (AB) bu konuta Yunanistan ve Rum kesiminin resmen esiri haline gelmiş olmasının en çok tekrar AB’ye zarar verdiğini dile getirerek, şu şekilde konuştu:

“Ülkemize bugüne kadar savunduğu bütün değerleri hiçe sayma pahasına uyguladığı çifte standart sebebiyle Avrupa Birliği’nin güvenilirliği esasen azalmıştı. Şayet durumu hazırdaki tartışmalarda Doğu Akdeniz’de adil bir tutum takınmaz ise bu hal bundan sonra Avrupa Birliği’nin sonunun yaklaştığının resmen ilanı olacaktır. Irkçılık ve İslam düşmanlığı bataklığında çırpınan, İngiltere’nin ayrılmasıyla güç kaybeden Avrupa Birliği, doğal kaynakların adil bölüşümü konusu ile ilgili dönem dışı kalmasının yükünü taşıyamaz. Biz her şeye karşın Avrupa ile kadim tarihi geçmişe sahip siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerimizi geliştirerek sürdürmekten yanayız. Burada yanıt bekleyen tek soru: Avrupa Birliği’nin bunu isteyip istemediğidir. Salgının da etkisiyle küresel ve çevresel düzeyde bir tekrar yapılanma sürecinden geçildiği şu kritik dönemde bunun cevabını Avrupa Birliği’nden diğer verebilecek merci yoktur.”

“Karadeniz’de ve Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları aramayı sürdüreceğiz”

“Türkiye olarak biz kendi işimize bakıyoruz.” diyen Erdoğan, bundan sonra da bu tür devam edeceklerini belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Karadeniz’de ve Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları aramayı sürdüreceğiz. Suriye’de, Libya’da, Azerbaycan’da, Hakk’ın ve haklının yanında durmayı sürdüreceğiz. Sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütleriyle mücadelemizi kesintisiz şekilde yürütmeyi sürdüreceğiz. Ekonomimizi, üretim, ihracat, istihdam merkezli olarak büyütmeyi sürdüreceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun gözünü ve kalbini ülkemize yöneltmiş bütün mazlumlara ve mağdurlara el uzatmayı sürdüreceğiz. Milletimize her alanda hak ettiği hizmetleri getirmeyi, dev projeleri yaşama geçirmeyi, yenilerini döneme almayı sürdüreceğiz. Bu uğurda gerek görülürse canımızı meydana koymak dahil, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Türkiye’yi girdiği bu yoldan döndürmeye ne darbeler ne ekonomik tuzaklar ne siyasi ayak oyunları ne de içi boş tehditler kafi gelir.”

Son yıllardaki girilen her mücadelede elde edilen başarıların gerisinde, milletin sergilediği dayanıklı birlik ve birliktelik ile devletin bütün kurumlarının ahenk içindeki çalışması bulunduğunu kaydeden Erdoğan, “İnşallah bu güzel tabloyu bozmaya kimsenin kuvveti yetmeyecektir. 2023 hedeflerimize ulaşana, bizden ileri nesillere 2053 vizyonunu yaşama geçirebilecekleri büyük ve kuvvetli bir Türkiye bırakana kadar durmayacağız, duraksamayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.” dedi.

Erdoğan, Fatih sondaj gemisinin personelini kutlama ederek, “Tuna-1 kuyusundan çıkaracağımız yeni rakamıyla 405 milyar metreküp doğal gazın ülkemize milletimize ve hayırlı bereketli olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonrasında kaptan köşküne geçerek, kaptanlar Selçuk Koyuncu, Mustafa Özdal ve Barış Ersoy ile de görüştü.

Erdoğan’a, Fatih gemisinin rezerv keşfi dolayısıyla, Osmanlı’da zafer kazanan donanma gemilerine asılan sancak armağan edildi.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri