GenelPolitika

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Ermenistan’ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi lazım

CHP'den oluşturulan bildirime göre, Kılıçdaroğlu'nun Milliyetçi İmam Hatipliler Derneği Başkanı Ersin Şimşek'i kabul ederken, dernek üyeleriyle de video konferans yöntemiyle bir araya geldiği belirtildi.

Abone Ol  
 
70 / 100

CHP’den oluşturulan bildirime göre, Kılıçdaroğlu’nun Milliyetçi İmam Hatipliler Derneği Başkanı Ersin Şimşek’i kabul ederken, dernek üyeleriyle de video konferans yöntemiyle bir araya geldiği belirtildi.

Dernek üyelerinin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “CHP’ye yönelik bir algı var. Belki CHP tabanının da imam hatiplilere yönelik bir algısı var. Artık 21. yüzyıldayız artık, bu algıların kırılması, birbirimizi daha iyi tanımamız lazım. Biz birlikte bulunduğumuz vakit bu ülkeye huzuru, bereketi getiririz. Kavgadan bugüne kadar hiçbir toplum bir yarar sağlamamıştır.” diye konuştu.

“Türkiye ne vakit bir seçim atmosferine girse CHP’ye yakın birtakım şahıslar doğrultusundan dindar ve başörtülü kesime dair olumsuz açıklamalar geliyor. Önümüzdeki süreçte bu hususta tedbir almayı düşünüyor musunuz?” yönündeki bir soru üstüne Kılıçdaroğlu, “Seçim süreci olsun ya da olmasın, yalnızca imam hatiplilere değil, dindarlara ya da kendisini dindar takdim edenlere yönelik ayrımcılık yapmak, onlar için değişik bir dil kullanmak katiyen kabul edilemez.” yanıtını verdi.

İnsanların inançlarına, yaşam tarzlarına yönelik ayrımcılığın ülkeye hiçbir vakit yarar getirmeyeceğini altını çizen Kılıçdaroğlu, bu tür bir dil kullanan bireyi hiçbir vakit CHP’de tutmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Böyle bir muameleyle ister sokakta, ister gazetede, ister televizyonda ya görürsünüz ya karşılaşırsınız bana haber verin, ben gereğini yaparım hiç kaygı etmeyin.” dedi.

“CHP iktidara gelirse imam hatipler kapatılır mı?

“CHP iktidara gelirse imam hatipler kapatılır mı, başörtüsü yasaklanır mı?” sorusu üstüne ise Kılıçdaroğlu, genel başkan olduğu vakit başörtüsü mevzusunun Türkiye’nin asli sorunlarından biri bulunduğunu hatırlattı.

Özellikle üniversitede okuyan kızların başörtüsü taktığı için YÖK doğrultusundan okullarına sokulmadığını açıklayan Kılıçdaroğlu, şu şekilde devam etti:

“Dönemin YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’a telefon ettim, ‘Biz hepimiz çocuklarımız daha iyi okusun diye bir sürü fedakarlıkta bulunuyoruz. Başörtüsü yasağını kaldırın, yazıktır, günahtır.’ dedim. Yusuf Ziya Özcan sağolsun bir açıklama yaptı, benim de talebim bulunduğunu ve başörtüsü yasağının kaldırılacağını söyledi. Bundan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Başörtüsü mevzusunu Türkiye’nin temel sorunu durumuna getiren partilerden birisi CHP, kabul edelim. Şimdi ben CHP’yi eleştirmezsem bu hususta içten olmamış olurum. Kadının kılık kıyafetiyle erkeklerin uğraşması katiyen doğru değildir. Kadınlar istek ettikleri gibi giyinirler, onların değer ölçüleri vardır, aileden gelen kültür vardır. İster inancı bundan dolayı ister diğer bir gerekçe ile başörtüsü takar. Başörtüsü taktı diye insanlar suçlanır mı Tanrı aşkına? Ya da kılık kıyafetini beğenmediniz diye insanlar suçlanır mı? 21. yüzyıldayız artık.”

İmam hatip okullarına değinen Kılıçdaroğlu, “Niye kapansın ki orada okuyanlar bizim evlatlarımız değil mi?” ifadesini kullandı.

İmam hatip okullarında okuyan çocukların da daha kaliteli bir eğitim almasından yana olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“İmam hatip okullarını açan esasen esasen CHP, 1937 yılında. Niye kapatalım ki? İnsanlar inançlarını, kültürlerini çok daha iyi geliştirsinler. Kapatmak hiç kimsenin aklından geçmiyor. Ama biz eğitim mevzusu ile alakalı şunu yapacağız, tüm organize endüstri bölgelerinde, teknoloji liseleri kuracağız. Türkiye’nin 21’nci yüzyıla hazırlanması mevzusu ile alakalı, teknoloji mevzusu ile alakalı gelişmesini sağlayacağız. Bu bizim hedefimiz ama bunun dışında diğer tüm okullarda eğitimin nitelikli, kaliteli ve artı sorgulayıcı olmasını sağlayacağız. Aklımızı kullandığımızda Türkiye’yi ve dünyayı büyütürüz.”

“Muhafazakar kesim doğrultusundan bilhassa laiklik ilkesinin yeteri kadar anlaşılmadığını düşünüyorum. Bu hususta ne gibi yol haritası izlenmelidir?” sorusu üstüne de Kılıçdaroğlu, laikliğin, “din ve devlet işlerinin bir birinden ayrılması yani insanların inançlarına araya girmek edilmemesi” bulunduğunu söyledi.

Herkesin inancına saygı duyulması gerekliliğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, Tanrı ile kul arasına hiç kimsenin giremeyeceğini belirtti.

Kimin daha çok dindar ya da az dindar bulunduğuna diğer kimsenin karar veremeyeceğini altını çizen Kılıçdaroğlu, o amaçla bu kuralın içselleştirilmesi gerekliliğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Laikliği bu tür düşünmek lazım. Laikliği, dindar insanları suçlama aracı olarak düşünürseniz en büyük Hatayı yapmış olursunuz. Laiklik kavramı, vakit vakit hatalı da kullanılmış olabilir ama laiklik her bireyin inancına saygı duymaktır. İnanç bağlamında, etnik kimlik bağlamında ya da hayat tipi bağlamında insanları ayrıştırırsak ne olur? Orta Doğu olur. Müslümanlar eline silahı alır herkes birbirini öldürmeye kalkar. O silarları egemen güçler sunar onların ellerine. Egemen güçlerin bu tuzağına düşmememiz lazım. Bu ülkeyi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, din ve devlet işlerini ayırırken buna büyük özen göstermiştir. Tanrı kulun arasına hiç kimsenin girmeye hakkı ve yetkisi yoktur.”

“Bir ulus, iki devlet”

Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına yönelik saldırısına dair bir soru üstüne Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Azerbaycan’la hem soy bağı, hem de büyük bir kültür birlikteliği bulunduğunu belirti.

Azerbaycan’la Türkiye’yi rahmetli Haydar Aliyev’in “Bir ulus, iki devlet” olarak tanımladığını anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, şu şekilde konuştu:

“Biz de aynı şekilde tanımlıyoruz. Ermenistan, Azeri topraklarını işgal etmiş durumda. Eğer hukuku istiyorsak, hukukun gereği yapılacak ise Ermenistan’ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi lazım. Biz CHP olarak bunu her bölge seslendiriyoruz. Bu mevzu gerçekte Türkiye’deki tüm siyasi partilerin ortak sorunudur. Bunu bir milli sorun olarak görüyoruz. Azerbaycan’a yönelik oluşturulan haksızlığa karşı durmazsak, yalnızca Azerbaycan halkına değil gerçekte kendi vicdanımıza karşı da mesuliyet hissederiz. Biz yalnızca haksızlık Azerbaycanlılara karşı yapıldı diye sesimizi yükseltmiyoruz. Aynı şekilde İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarından da çekilmesi gerekliliğini söylüyoruz. Haksızlık kime karşı yapılırsa yapılsın, ona karşı benim sesimi yükseltmem lazım. Azerbaycanlılar, yıllardır işgal edilen topraklardan Ermenistan’ın çekilmesini istiyorlar. Senelerdir bu sürüyor. Artık bıçak kemiğe dayandı. Bir de geliyorlar Azerbaycanlıları şehit ediyorlar bundan dolayı biz hep birlikte bu mücadeleyi yapacağız.”

Kılıçdaroğlu, diğer bir soru üstüne insanların inançlarını politikaya malzeme etmeyi katiyen doğru bulmadıklarını söyledi.

Müslüman ülkelerin daha çok bilime ve eğitime ehemmiyet vermesi gerekliliğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Hepimizin kendi tarihimizi de İslam tarihini de çok iyi bilmemiz lazım. Neden geri kalıyoruz? Biz hep birlikte, bir arada ülkemizin çıkarları için Türkiye’yi büyütmek zorundayız.” dedi.

“Cihatçı, selefi gruplar”la alakalı bir soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bunların gerçekte inançları istismar eden şahıslar bulunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bunların toplumdaki oluşturduğu derin ayrılıkçılığı engelleyecek olan gerçekte sizlersiniz, imam hatipliler. Güzel dinimizi geniş kitlelere aktararak sizler engelleyeceksiniz. Dini istismar edenlerle mücadeleyi siz yapacaksınız. Bilime en büyük sayısal değeri veren İslamiyettir, Peygamberimizdir. Cihatçı, selefi gruplar, egemen güçlerin ellerine silah verip İslamiyeti bölmek, İslam ülkeleri arasında ayrımcılığı sağlamak, insanların bir birlerini öldürerek egemen güçlere taşeronluk yapan gruplardır. Bu gruplara hiç kimsenin itibar etmemesi lazım.”

Millet İttifakıyla alakalı bir soru üstüne de Kılıçdaroğlu, her partinin uygulaması değişik ama bir ortak payda oluşturduklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bu memlekette demokrasiye gereksinimiz var. Demokrasiyi büyütmeliyiz ki huzur içinde yaşayalım. İnsanlar 21. yüzyılda düşüncelerinden dolayı hapse atılmamalı. Millet İttifakının öz budur, demokrasiyi savunanlar bir doğrultuda tek adam rejimi savunanlar bir doğrultuda. Biz ulus ittifakını bu çerçevede oluşturduk, umarım amacımıza ulaşmış oluruz.” dedi.

İmam hatiplilerden haksızlıklara karşı daha çok seslerini çıkarmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, milliyetçi muhafazakar kesimle CHP arasında bir uzaklık doğmuşsa bunun sorumluluğunun ise CHP’de bulunduğunu söyledi.

“Bir ön yargı, bir eksiklik oluşmuşsa kabahat bizde” diyen Kılıçdaroğlu, meydana gelen kopukluğu gidermekte kararlı olduklarının altını çizdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, dernek üyelerinin salgın ardından çağrı etmeleri halinde bir Ankaragücü Spor maçını birlikte izleyebileceklerini söyledi.

Görüşmede CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Türk Bayrağı ve Kur’an-ı Kerim armağan eden Dernek Başkanı Ersin Şimşek birtakım üyelerinin görüşmeye katılmada detaylı kaygılar taşıyarak, çekimser kaldığını aktardı.

Kılıçdaroğlu da her türlü soru ve eleştiriye açık bulunduğunu belirttiği toplantıda, Dernek Başkanı Şimşek’e Türkiye ve Azerbaycan bayrakları armağan etti.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri