EğitimGenelGündem

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Belli dersler tüm televizyon kanallarında eş zamanlı verilmeli

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığının Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) gerekli mali kaynağı sağlamakta sorun yaşaması durumunda CHP'li büyükşehir belediye başkanlarının çocuklar için bu yatırımları yapmaya talip olduğunu bildirdi.

Abone Ol  
 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığının Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) lüzumlu mali kaynağı sağlamakta problem yaşaması halinde CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının çocuklar için bu yatırımları yapmaya talip olduğunu bildirdi.

Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, toplantının ana konusunun eğitim olduğunu belirtti.

Eğitimin kişiye, aileye, topluma sınıf atlatan en mühim alan olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, eğitimden vazgeçen hiçbir ülke olmadığını söyledi.

Eğitimle alakalı ilkeler belirlenirken problemlerin çözümü konusu ile alakalı bir araya gelindiğinde eksprlerin olmasına özen gösterildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, eğitim şuralarında değişik tarafların eğitim konusu ile alakalı bir araya yaklaştığını ve eğitim politikasının belirlendiğini kaydetti.

Bakandan bakana ya da günübirlik kararlarla eğitim politikalarının oluşturulamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, şu şekilde devam etti:

“Üzülerek ifade edeyim ki 18 senelik AK Parti döneminde eğitim sistemimiz tamamı felç edildi. Bakandan bakana eğitim politikaları değişti. Kişinin bakışına göre eğitim politikaları oluşturuldu. Paydaşlar hiç öneme alınmadı ve bundan dolayı hiçbir anne ve baba hangi partiden olursa olsun eğitim sisteminden memnun değil. Eğitim sistemimizi temelden sarsan bir numune 4 artı 4 artı 4 uygulamasıdır.

Vatandaşlarımıza sormak isterim, öğrencilere sormak isterim, onların anne ve babalarına sormak isterim, 4 artı 4 artı 4 sistemi getirilirken milli eğitim şuralarında bu konuşuldu mu? Tartışıldı mı? Karara bağlandı mı? Hayır. Kalkınma planlarında bu tür bir öngörü, amaç var mıydı? Hayır. Milli Eğitim Bakanlığında bu fikirildü mü? Tartışıldı mı? Konuşuldu mu? En azından bürokratların fikiri alındı mı? Hayır. Bakanlar Kurulunda fikirildü mü? Tartışıldı mı? Hayır. Nasıl bir karar verildi? Bir yasa teklifi, 5 AK Parti milletvekili imzaladı, hiçbirisi eğitimci değildi.”

Kılıçdaroğlu, milyonlarca çocuğun eğitimden bihaber, eğitim konusu ile alakalı bir makale ve makale yazmamış 5 bireyin eğitim politikasını belirlediğini, dünya tarihinde bu tür bir felaket örneğinin bulunmadığını ileri sürdü.

Anne ve babaların eğitim sisteminden şikayet ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, hali iyi olan ailelerin çocuklarını daha iyi eğitim alması için özel okullara, hali iyi olmayan ailelerin ise çocuklarını devlet okullarına gönderdiğini belirtti.

“Eğitimde fırsat eşitliği değil inanılmaz bir eşitsizlik tablosu karşımıza çıktı.” diyen Kılıçdaroğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de eğitimde problemler yaşandığına işaret etti. Kılıçdaroğlu, bu problemlerin nasıl aşılabileceği, kısa sürede neler gerçekleşebileceği konusu ile alakalı kanaatleri ifade etmek için bu basın toplantısını düzenlediklerini bildirdi.

Devlet okullarında mecburi örgün eğitim kapsamında 54 bin 715 devlet, 13 bin 870 özel okul var olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, mecburi örgün eğitim kapsamında toplam sınıf adedinin 588 bin 10 olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, devlet okullarında sınıf başına ortalama 26 öğrenci düştüğünü söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, özel okullardaki sınıf adedinin ise 139 bin 337 olduğunu, sınıf başına ortalama 11 öğrencinin düştüğünü kaydetti.

Devlet okullarında örgün eğitim kapsamında 15 milyon 189 bin 878 öğrenci var olduğu verisini veren Kılıçdaroğlu, özel okullarda okuyan öğrenci adedinin ise 1 milyon 468 bin 198 olduğunu bildirdi.

“3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde internet yok”

Devlet okullardaki 942 bin 936 öğretmenden 101 bin 730’unun sözleşmeli olduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu, özel okullarda ise 174 bin 750 öğretmenin vazife yaptığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, şu şekilde devam etti:

“Zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı olan öğrencilerden devlet okullarına giden, kaydını yapan öğrencilerden 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde internet yoktur. 21. yüzyıldan söz ediyorum, 21. yüzyılın Türkiyesi’nden söz ediyorum. Türkiye’yi çok değişik bir şekilde iktidarın halkımıza lanse ettiğini gayet iyi biliyorum. Türkiye’nin uçtuğunu, Türkiye’nin büyüdüğünü, Türkiye’nin dünyaya alan okuduğunu, Türkiye’nin eğitim düzeneğinin çok parlak olduğunu söylüyorlar. Ama sayılar yalan söylemez. 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde 21. yüzyılın Türkiyesi’nde internet yok.

Hem de devlet okullarına giden öğrencilerden 754 bin 429 öğrencinin de evinde televizyon yok ve biz uzaktan eğitim, EBA diye tanımladığımız uzaktan eğitimi yapıyoruz. Televizyonu olmayan bir öğrenci nasıl eğitim alacak? Sayı 1-2 olsa, 5-10 olsa, 1000-2000 olsa anlarım, 754 bin 429 öğrencinin evinde televizyon yok.

Pandemi koşullarına ideal eğitim için en az 57 bin 340 yeni dersliğe gereksinim var. Hem de pandemi koşullarına ideal eğitim için 92 bin 165 yeni öğretmene gereksinim var. Hem dersliğe hem öğretmenlere pandemi koşullarına ideal olarak eğitim yapılması için gereksinimiz var.”

“92 bin 165 öğretmenin ataması hızla yapılmalı”

Salgın boyunca esnaf, çiftçi, sanayici, memurlar, çalışanlar, işçiler için öneriler getirdiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, eğitim konusu ile alakalı getirdikleri 14 teklifi açıkladı.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Milli Eğitim Bakanlığına lüzumlu mali kaynak sağlanarak ivedilikle 57 bin 340 sınıf gereksinimi giderilmelidir. Gerektiğinde birtakım köy okulları tekrar açılmalıdır. Bu bağlamda çağrımız, CHP olarak devleti yöneten yetkililere sesleniyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynak meselesi yaşıyor ve bunu yapamayacağını söylüyorsa yer tahsisi yapılmak koşuluyla CHP’li büyükşehir belediye başkanları bu yatırımı çocuklarımız için kendi illerinde yapmaya taliptir.

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaşam boyu öğrenme merkezi yani İSMEK ve Ankara Büyükşehir Belediyesi yaşam boyu öğrenme merkezi yani BELMEK binalarının çocuklarımızın pandemi koşullarına ideal eğitim almalarına katkı sağlamak suretiyle Milli Eğitim Bakanlığının tüketimine tahsis etmeye hazırlar.”

Kılıçdaroğlu, YÖK ile yapılacak iş birliği kapsamında üniversitelerin 2020-2021 öğretim döneminde açılmayacak fakültelerinin bilhassa sınıf, amfi ve konferans salonu gibi alanlarının direkt olarak örgün eğitim düzeneğinin tüketimine tahsis edilmesi gerekliğini savunarak, “Yeniden açılacak köy okulları ile beraber hesaba katıldığında öğrenci başına düşmesi tavsiye edilen metrekareye çok daha hızlı bir şekilde ulaşmak olası olacaktır.” dedi.

Yeni sınıfların hizmete girmesiyle çocukların eğitimi için gereksinim duyulan 92 bin 165 öğretmenin atamasının vakit geçirilmeden hızla yapılması gerektiğine ilgi çeken Kılıçdaroğlu, salgın sürecinin sosyal devletin önemini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Siyasi otorite, salgın meselesiyle kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen garabetine son vermelidir. Öğretmen öğretmendir, hepsinin kadroları verilmelidir.” dedi.

“Mobil operatörlerin de fedakarlıkta bulunmaları gerekir”

Okulların hijyen kurallarına ideal olarak açılması ve hijyenin sürekliliği yönünden Milli Eğitim Bakanlığına en az 60 bin kişilik kadrolu yardımcı hizmet personeli alımı yetkisinin verilmesi gerekliğini iddia eden Kılıçdaroğlu, bu önerilerinin AK Parti’nin lehine olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, başka bakanlıklardan ve İŞKUR üzerinden sağlanan personelin hijyenin sürekliliği yönünden yeterli olmayacağının açık olduğunu savundu.

Dezenfektan, maske, ateş ölçüm cihazı gibi gereksinimler için velilerden ek ücret talep edilmemesi, okullar açılmadan evvelce bütün bu gereksinimlerin hızla giderilmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim Bakanlığı internet hizmeti sağlayıcısı kurumlarla görüşerek mecburi örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin internet erişimini sağlamalıdır. Bu hizmet için internet sağlayıcısı kurumların maliyeti evrensel hizmet fonundan sağlanmalıdır. Böyle bir fon var, bu tür bir para var. Eğer bu para heder edilmediyse bunun için kullanılmalıdır.” diye konuştu.

Uzaktan eğitim sürecince öğrenci ve öğretim elemanlarının tamamına sınırsız ve uzun süreli internet erişiminin ya ücretsiz ya da çok ucuza sağlanması için başta mobil telefon operatörleri olmak üzere bütün altyapı sağlayıcıları nezdinde girişimde bulunulması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bu operatörlerin de yükümlülükleri olduğunu hiç kimse unutmamalıdır. Çocuklarımız için aileler nasıl fedakarlıkta bulunuyorsa mobil operatörlerin de aynı fedakarlıkta bulunmaları gerekir.” dedi.

Evinde televizyonu olmayan 754 bin 429 öğrencinin televizyona kavuşması için Milli Eğitim Bakanlığının sivil toplum örgütleriyle “Senin de Televizyonun Olsun Kampanyası”nı açmasının önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, Bakanlığın bu kampanyayı açmaması halinde CHP’li belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin de katkısıyla bu meselesi çözmeye talip olduğunu kaydetti.

“Belli dersler, bütün televizyon kanallarında eş vakitli verilmelidir”

Kılıçdaroğlu, şu şekilde devam etti:

“Her hanede öğrencinin yararlanacağı dizüstü, masa üstü ya da tablet bilgisayar bulunmalı, bilgisayarı olmayan öğrencilerin gereksinimi Milli Eğitim Bakanlığı doğrultusundan Evrensel Hizmet Fonu’ndan karşılanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı bunu yapamayacaksa, ‘Param yok. Hazinede de para bitti. Biz bunu sağlayamıyoruz.’ diyorlarsa CHP’li belediyeler yılbaşındaki döviz kuru emniyeti verilmek koşuluyla ve bunun dışında açacakları yardım kampanyası da engellenmemek şartıyla bu meselesi gidermeye taliptirler.

Milli Eğitim Bakanlığının EBA üzerinden yaptığı uzaktan eğitim yalnızca TRT ile sınırlı kalmamalı, belli dersler bütün televizyon kanallarında eş vakitli verilmelidir. Böylece çocuğun uzaktan eğitim alması önündeki birtakım engeller kaldırılmış olacaktır. Pandemi koşulları bütün derslerin okulda verilmesine ideal değilse yalnızca Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi gibi mühim derslerin okullarda verilmesi düşünülmelidir.”

Salgın boyunca bir sağlık vazifelisi ve rehber öğretmenin kesinlikle okulda bulunması gerekliliğini belirten Kılıçdaroğlu, okul servisi yapan esnaf bu süreçte kazanç elde edemeyeceği için vergi ve sigorta primleri ile aldıkları kredilerin faizsiz ertelenmesi önerisinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, kamu-özel ayrımı yapmaksızın 12 yaşından ufak çocukları olan ebeveynlere dönüşümlü eğitim izni hakkı tanınması gerekliliğini kaydetti.

“Eğitim bir bireyin, bir grubun, tekeline bırakılamaz”

Kemal Kılıçdaroğlu, her anne baba için çocuğun problemini çözmenin vazgeçilmez bir vazife olduğunu fakat bu vazifenin yalnızca anne babalara değil politika kurumu ve topluma da düştüğünü söyledi.

Çocuklar için yapılmayacak fedakarlık bulunmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Onlar ne kadar iyi eğitilirlerse dünyayı ne kadar iyi sorgularlarsa ne kadar iyi yetişirlerse Türkiye o kadar hızlı büyür, kalkınır.” dedi.

Eğitimin bir bireyin, bir grubun, tekeline bırakılacak bir olay olmadığını altını çizen Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Akılla, mantıkla, bilgiyle birikimle çocuklarımızı yetiştirmeliyiz. Bunlar bizim çocuklarımız, yani bizim geleceğimiz. Eğer onları iyi yetiştirmezsek, onların önündeki engelleri kaldırmazsak, politika kurumu çok büyük bir vebalin altına girmiş olacaktır. CHP olarak biz, belediye başkanlarımızla her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Önümüze engel çıkarmasınlar. Merkez ve mahalli el birliği halinde çocuklarımızın, öğretmenlerimizin eğitimde karşılaştıkları bütün problemleri çözebiliriz.”

“Eğitimin ne olduğunu, önemini bilmiyorlar”

Türkiye’nin eğitimdeki problemleri çözme kapasitesinin var olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Ama bu kapasite Türkiye’yi yönetenlerde yoktur. Eğitiminin ne olduğunu, önemini bilmiyorlar.” dedi.

Türkiye’de eğitimi yönetenlerin, “Benim istediğim gibi öğrenci yetişecek.” dediğini savunan Kılıçdaroğlu, şu şekilde devam etti:

“Eğitimin evrensel değerleri, mahalli değerleri var. Eğitimin özü evrensel değerlerle mahalli değerleri birleştirmektir. Bunu yaptığınız takdirde eğitim modern olur. Bunu yaptığınız takdirde çocuk daha nitelikli, daha kaliteli sorular sormaya başlar. Eğitimde öğrenci soru soramıyorsa o eğitim eğitim değildir. Ufku dar öğrenci olmaz. Ufkunun geniş olması, dünyayı sorgulaması lazım. Neyin nasıl olduğunu bilmesi, öğrenmesi ve bunu sorgulaması lazım. O vakit eğitim gerçek anlamda eğitim olur. O vakit her anne baba çocuğunu büyük bir itimat içinde okula göndermiş olur.”

Muhabir: Merve Yıldızalp Özmen,Serdar Açıl

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri