GenelGündemSağlık

Bilimsel çalışmalar maske kullanımının Kovid-19´u azalttığını gösterdi

Yurt dışında oluşturulan çoğu çalışma, doğru maske tüketimiyle küresel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından büyük ölçüde korunmanın olası olduğunu gösterdi.

Abone Ol  
 
61 / 100

Yurt dışında oluşturulan çoğu çalışma, doğru maske tüketimiyle küresel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından büyük ölçüde korunmanın olası olduğunu gösterdi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi Viroloji Eksperi Doç. Dr. Fatih Şahiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 pandemisinin etkisinin hala dünya çapında kendini gösterdiğini hatırlattı.

Tıp dünyasının aşı çalışmalarından olumlu bir haber beklediğini ifade eden Şahiner, şu an için virüsten korunmada en etkili yolun, doğru maske tüketimi başta olmak üzere fiziksel uzaklık ve hijyenin sağlanması bulunduğunu vurguladı. Şahiner, “Kimi vakit görülüyor ki maskeyi zorla takıyoruz. Ama maske, aşı ile kıyaslanabilir avantajlara sahip olmasının yanında, güvenilir olması, basit erişilebilir, ucuz olması gibi mühim avantajlara sahip.” dedi.

New England Journal of Medicine Dergisi’nde geçtiğimiz günlerde, maske tüketiminin maruz kalınan viral yükü azaltabileceği ve aşı aynısı etkiyle koruma sağlayabileceği üstüne bir makalenin yayımlandığını izah eden Şahiner, şu değerlendirmede bulundu:

“Maske kullanmak, bugün için kendimizi insanlardan tamamiyle soyutlama sekmesini bir kıyıya bırakırsak en etkili ve itimat edilir yöntem. Bunun için maskenin çok yüksek faaliyete sahip olması da gerekmiyor, günlük hayatta kullanılan tipler bile yeterli.

Maske tüketiminin faaliyeti ile alakalı çalışmalar, maske takmayı mecburi duruma getiren ülkelerde enfeksiyonun yayılımının daha düşük bulunduğunu ve hastanelerde her bireyin süregelen ve beraber maske kullanmasının sağlık çalışanlarını SARS-CoV-2 enfeksiyonundan koruduğunu gösterdi.

Maske kullanan şahıslar daha az virüse maruz kaldıkları için ciddi ve ağır seyirli enfeksiyonlardan korunabiliyor. Hayvan deneylerinde yüksek miktarda virüse maruz bırakılan hamsterlarda daha ciddi enfeksiyon geliştiği ve gene diğer bir çalışmada maske takılan hayvanların enfeksiyon riskinden korunduğu meydana kondu.”

Şahiner, maske tüketiminin koronavirüs enfeksiyonunun yanı sıra diğer mevsimsel solunum yolu hastalıklarından da koruduğunun altını çizerek, bu sayede gripten (influenza) de korunmanın olası olma ihtimalini ifade etti.

Doç. Dr. Şahiner, “maske tam korumuyor, kenarlarından kaçırıyor, filtreleri zayıf bulunduğu için virüsler aralarından kaçabiliyor” gibi bir düşüncenin doğru olmadığına ilgi çekerek, “İnsanları enfekte eden en büyük RNA virüsü olan ve başlıca solunum damlacıkları diye tanımladığımız görece büyük partiküller ile bulaşan bu virüs, maskelerden kaçsa bile düşük seviye virüs aldığımızda ciddi bir enfeksiyon geçirmeyebiliriz. Maske takılmadan oluşturulan toplu taşıma yolculuğunda ise 10 binlerce virüs alma riski vardır.” ikazında bulundu.

“Aşıların, bulaşı ve yayılımı azaltmasını umuyoruz”

Aşı çalışmalarını da yorumlayan Şahiner, “Amerikan Besin ve İlaç Dairesi (FDA), SARS-CoV-2 aşısından çok büyük bir faaliyet beklemiyor aslında. ‘Hastaların %50 sinde enfeksiyonu önlesin ya da hastalık şiddetini azaltsın yeter’ diyor. Esasında maske de bunu esasen yapıyor.” dedi.

Şu an dünyada rastgele bir enfeksiyon faktörü için onay almış, faaliyeti ve güvenilirliği ispatlanmış bir aşı olmadığını dile getiren Şahiner, “Günümüze kadar başarılı bir insan koronavirüs aşısı da yok esasen. Canlı zayıflatılmış aşıların ve modifiye virüslerin çok iyi hazırlanması lazım. Asıl risk grubunu meydana getiren ihtiyar ve bağışıklık yetmezliği olan şahıslar için bu aşıların güvenilirliği çok mühim. Virüsün mutasyon revizyon özelliği nedeniyle bu tasarımlar çok doğru bir şekilde yapılmalı.” diye konuştu.

Şahiner, bir aşının güvenilir olup olmadığının meydana konulmasının, uzun çalışmalar gerektirdiğini ve bunun vakit aldığını anlatarak, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Aşı geliştirildiğinde izlem yapılması da çok mühim. Çünkü, ikinci dozlar, üretim güvenilirliği, saklama ve transport koşullarının sağlanması gibi aşı faaliyetini belirleyen çoğu değişik değişken daha var.

Yeni tasarlanan aşıların hastalık bulaşma ve yayılmasını bir derece azaltmasını, bulaşmaların daha az kuvvetli geçip gitmesini sağlamasını ve salgının yayılımını durdurmasını umuyoruz. Bu vakit içinde de maske tüketimi ihmal edilmemeli ve onun da virüsün yayılmasını engellediğini, virüs yükünü azalttığını unutmamalıyız.”

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri