GenelGündem

Bakan Varank: Milli füze projelerimizi artık kendi motorumuzla yapabiliyor hale geleceğiz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yerli havacılık ve savunma şirketi Kale Havacılık ve Kale Ar-Ge'nin Tuzla'da tespit edilen tesislerinde devam eden projeleri inceleyerek, şirket doğrultusundan tasarlanan yerli roket motorunun testini yaptı.

Abone Ol  
 
69 / 100

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yerli havacılık ve savunma şirketi Kale Havacılık ve Kale Ar-Ge’nin Tuzla’da tespit edilen tesislerinde devam eden projeleri inceleyerek, şirket doğrultusundan tasarlanan yerli roket motorunun testini yaptı.

Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay ve birlikteindeki mühendislerle birlikte testi yapan Varank, testin sonrasında Anadolu Ajansı’na açıklama yaptı.

Kale Havacılık’ın Türk savunma endüstrisinin en mühim üretim merkezlerinden biri bulunduğunu izah eden Varank, “Kale Grubu endüstride göz bebeği firmalarımızdan bir adetsi ama aynı vakitte savunma ve havacılık endüstrisinde olabildiğince kuvvetli bir firmamız.” ifadelerini kullandı.

Grubun üretim tesislerinde F-35’in çok mühim parçalarının üretildiğini açıklayan Varank, grubun Boeing ve Airbus gibi mühim havacılık şirketlerine tedarik sağladığını söyledi.

Grubun motor teknolojilerinde de öne çıktığını açıklayan Varank, şunları kaydetti:

“Motor endüstrisinde öncelikle ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Kale mühim projeler gerçekleştiriyor. Bu Kale KTJ-3200 Turbojet Motoru’muz 3.200 newtonluk bir roket motoru. Şu anda savunma endüstrimizde yerli ve milli olarak ilerlettiğimiz ürünlerin bir alanı bu boyutta ve bu güçte motorlar kullanıyor. Biz bunları yurt dışından ithal eder durumdaydık ama inşallah bunların çok kısa vakitte döneme girmesiyle bir arada çok mühim milli roket projelerimizi bundan sonra kendi motorumuzla yapabiliyor duruma geleceğiz. Kendi ürünlerimizi piyasaya çıkarmış olacağız.”

“Mühendislerimize hem güveniyoruz hem onlarla gurur duyuyoruz”

Varank, ziyaret ederek bilgi aldığı genç mühendislere ve Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay’a, seneler süren yoğun emekleri için teşekkür ederek, bu emekler vasıtası ile milli turbo jet motorun çok kısa vakit içinde seri üretime hazır duruma geleceğini söyledi.

“Az önce testini yaptık, sesini duyduk.” diyen Varank, Türkiye’nin yerli ve katma kıymetli üretimiyle dünyada fark meydana getiren ülkeler arasında yer alabilmek istediğini kaydetti.

Varank, şu şekilde konuştu:

“Savunma endüstrisinde son dönemde elde ettiğimiz başarıları dünya medyası ve ülkeler konuşuyor. Bu kendi ilerlettiğimiz ürünlerle resmen savaş konseptleri değişmeye başladı. Tabii Kale’nin burada ilerlettiği ve inşallah yakın vakitte teslim edeceği bu motorlarla da ülkemizde çok büyük bir açığı kapatmış olacağız. Bİliyorsunuz Türkiye’ye gizli-açık ambargolar uygulanıyor. Bu manada da ambargoları yenecek bir ürünü bugün burada test etmiş olduk. Gerçekten gururluyuz.”

Türkiye’nin Milli Turbojet Motoru Projesi’ni ilerleten genç mühendislere inandığını belirten Varank, “Biz mühendislerimize hem güveniyoruz hem onlarla gurur duyuyoruz. İnşallah bu tür başarılı projeleri hem ziyaret etmeye hem de kamuoyuna tanıtmaya devam edeceğiz.” diye devam etti.

İlk olarak SOM roketlerinde kullanılacak

Kale Grubu şirketlerinden Kale Ar-Ge, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın gereksinimi olan Stand-Off Mühimmatın (SOM) seri üretiminde kullanılacak olan Milli Turbojet Motor’un ve motora ait alt sistemlerinin tasarımı, üretimi, testlerinin yapılması, teknoloji gösteriminin gerçekleştirilmesi, eğitim ve bakımı ile Teknik Veri Paketi’nin (TVP) hazırlanmasını üstleniyor.

Geliştirilecek sistem, SOM yanı sıra mümkün modifikasyonlarla diğer SOM aynısı milli sistemlerle de kullanılabilecek, daha uzun menzilli Turbojet Motorlar’ın geliştirilmesi için ilk aşamayı oluşturacak.

Kale Grubu, Türkiye’nin savunma ve havacılıkta büyük bir hamle gerçekleştirdiği son 16 yılda, yerlileşme programının da en mühim paydaşlarından biri durumuna geldi.

Türkiye’nin ilk turbojet motorunun üretimi, Kale Ar-Ge’nin üstlendiği mühim yerli projelerden biri. TÜBİTAK SAGE doğrultusundan tasarlanan ve ROKETSAN doğrultusundan imal edilen SOM gibi milli roket platformlarında kullanılmak üzere tasarlanan Türkiye’nin ilk Milli Turbojet Motoru Projesi’nde teslim adımına gelindi.

Kale Grubu, ülke savunma endüstrisine büyük bir ivme kazandırması beklenilen bu motorun sonrasında daha ilerlemiş bir versiyonunun tasarımına da başladı.

Dünyada uçan ilk F-35 olan AA1’de de parçası tespit edilen tek Türk şirketi

Bu yıl 63’üncü yaşını kutlayan Kale Grubu, Türkiye’nin köklü endüstri kümeleri arasında yer alıyor. Grup, geleneksel iş kolu yapı ürünleri grubu ve yenilikçi büyüme alanı savunma ve havacılık olmak üzere iki ana eksende büyüyor. Kale Grubu, savunma ve havacılık sektörüne 1987 senesinde Stinger Füze Sistemleri Projesine 22 değişik parça üretimiyle girdi.

Kurucusu ve Onursal Başkanı merhum İbrahim Bodur’un, “Kolayı herkes yapar, siz zora talip olun” düsturuyla hareket eden, cirosunun yüzde 2’sini Ar-Ge’ye harcayan Grup, bu alanda vakit içinde küresel projelerin paydaşı olmayı ve milli projelerin yüklenicisi olmayı hedef edindi.

Grup şirketlerinden Kale Havacılık, 2004 senesinde dünyanın en büyük savunma ve havacılık projesi olarak değerlendirilen F-35 Müşterek Taarruz Uçağı projesinin alt üreticisi oldu.

Lockheed Martin ile imzalanan iş birliği anlaşması ile, şirket, dünyanın en büyük savunma endüstri projesi olan F-35 uçaklarına, ön beden ve kanat parçaları üreterek katkı vermeye başladı.

Kale Havacılık, dünyada uçan ilk F-35 olan AA1’de de parçası tespit edilen tek Türk şirketi. Boeing ile yapılan iş birliği anlaşmasıyla 800 değişik parçadan meydana gelen bir paketle, şirketin Boeing için beden ve kanat parçası üretimi de girdi.

Şirket, Boeing ve Lockheed Martin’in yanı sıra detaylı projelerde Airbus, PFW, Spirit, KAI, Heroux Devtek, Northrop Grumman gibi global üreticilerin de iş ortağı mevkisine geldi.

Milli Turbojet Motor’un seri üretimi için geri sayım başladı

Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, Kale Ar-Ge olarak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın gereksinimi olan Stand-Off Mühimmatın (SOM roketsi) seri üretiminde kullanılacak olan Milli Turbojet Motor’un ve motora ait alt sistemlerinin tasarımı, üretimi, testlerinin yapılması, teknoloji gösteriminin gerçekleştirilmesi, eğitim ve bakımı ile Teknik Veri Paketi’nin (TVP) hazırlanmasını üstlendiklerini hatırlattı.

Kale Grubu’nun, savunma ve havacılık sektörüne 1987 senesinde Stinger Füze Sistemleri Projesi’ne 22 değişik parça üretimiyle girdiğini açıklayan Okyay, savunma ve havacılık sektörlerinin ülkeler ve şirketler için kritik ehemmiyet taşıdığını söyledi.

Okyay şunları kaydetti:

“Siz teknoloji bölümünde bazı devrimlere imza atacaksanız eğer, onların birçoğunun doğduğu sektör savunma ve havacılık endüstridir. Bunun yanısıra bu sektördeki dışa alışkanlık ülkenizin çoğu alandaki diğer politikalarını da etkiler. Dolayısıyla buradaki dışa bağımlılığınızı ne kadar azaltabiliyorsanız o kadar diğer alanlardaki politikalarınızı daha serbestçe yapılabilir duruma gelirsiniz. Savunma endüstri ülkemizin de ehemmiyetle ihtiyaç duyduğu bir sektör. Dolayısıyla bu harcamanın ülke içinde kalması ve ülkedeki firmaların bu alanda etkinlik göstermesi ülke ekonomisi yönünden da çok mühim.

Kale Grubu olarak 1987 senesinde yurt dışına Stinger roket parçaları üreterek başladığımız bu serüvende, geldiğimiz bu noktada bünyemizde bu alanda etkinlik gösteren 5 adet şirketimiz var. Bunlardan bir adeti Kale Havacılık. Orada askeri ve sivil uçakların mühim parça ve aksamları üretiliyor. Boeing ve Airbus gibi firmalar müşterimiz.”

“Milli irtifa test sistematiğini Türkiye’de ilke ve tek olarak tasarlayıp geliştirdik”

Okyay, Kale Havacılığın yüksek katma kıymetli üretimiyle ülkenin dış ticaretine katkı sağladığını ifade ederek, ihracatı çoğaltmak için nitelikli üretimlerle çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Kale Ar-Ge’nin 2012’de milli gaz türbinli motorlar ilerletmek için kurulduğunu izah eden Okyay, ilk projelerinin Milli Turbojet Motoru bulunduğunu kaydetti.

Okyay, şu verileri verdi:

“Ülkemizde tasarlanan ilk milli ölçekteki jet motoru üstünde çalışıyoruz. Tamamen milli imkanlarla bunu geliştirdik. Mühendislerimizin, burada çalışan ekibin başarısıdır. Sadece motor ilerletmekle kalmadık, motorun tüm alt sistemleri diyebileceğimiz elektronik denetim ünitesi, yakıt grubu gibi, piroteknik ateşleyicisi gibi, alternatör gibi çoğu alt sistemini de tekrar yerli ve milli olarak geliştirdik.

Motorun dışında bir de milli irtifa test sistematiğini Türkiye’de ilk ve tek olarak tasarlayıp geliştirdik. Çok zor bir iştir. Gerçekten bir motor ilerletmek kadar da zor bir iştir, irtifa test sisteminin mühendisliğini yapıp, onu kurmak ve işletmek ve bakımını yapmak. Burada motorumuzun irtifadaki testlerini, uçuş testlerini yapıyoruz. Yani uçuşta motor ne hissediyorsa, nasıl bir ortamın içindeyse onları birebir yerde sağlayabiliyoruz ki havadaki performansını yerde test edebilir duruma geliyoruz. Bunu yapmadan motor geliştirmeniz mümkün değil. Bu bir bakım test düzeneği değil, geliştirme test düzeneği.”

“Sayın bakanımızla birlikte yaptığımız test problemsiz tamamlandı”

Okyay, Milli Turbojet Motoru Projesi’yle ilk etapta SOM roketlerine motor üretileceğini ifade ederek, KTJ-3200 adlı motorun testini Bakan Varank’la bir arada gerçekleştirmekten gurur duyduklarını söyledi.

Motorun testine dair veriler veren Okyay, “Motorumuz çok şükür gayet güzel çalıştı. Elektrik denetim ünitesinin vermiş bulunduğu tüm komutları birebir yerine getirdi. Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’la birlikte yaptığımız test problemsiz olarak tamamlandı ve sonrasında motorumuzu kapattık. Gerçekten bundan sonra bu alanda kendimizi bundan sonra rahat hissedebiliyoruz. Bu ve bunun gibi diğer motorları da geliştirebilecek civara geldiğimizi hissediyoruz açıkçası.” verilerini verdi.

Milli Turbojet Motoru Projesi üstünde 8,5 senedir çalıştıklarını belirten Okyay, bu vakitde ciddi tecrübeler kazandıklarını söyledi.

“Üretime hazırlık çalışmalarına biz ağustos ayından beri devam ediyoruz”

Osman Okyay, motorun teslim programına hazır duruma yaklaştığını ifade ederek, “Şu anda biz fabrika kabul testlerini yapıyoruz. Arkasından motorun kalifikasyon testleriyle birlikte teslim vakitci sonuçlanmış olacak.” dedi.

Motorun kalifikasyon testlerini Aralık ayında yapacaklarını açıklayan Okyay, şu şekilde konuştu:

“Milli Turbojet Motoru’nun son adımı olan kalifikasyon testlerinin en geç Aralık ortasında başlayıp bir ay içinde sonuçlanmış olmasını planlıyoruz. Böylece geliştirme projesi tamamlanacak ve motorumuz bundan sonra seri üretime hazır duruma gelmiş olacak. Havacılık pazarında üretim işi esasen bizim senelerdir yaptığımız bir şey. Hem de testler için çok sayıda prototip motor ürettik. 8,5 senelik vakitde işler her vakit iyi gitmedi, kimi vakit motorda hasarlar oldu. Hemen yenilerini ürettik. Dolayısıyla motor üretme tarafında bizim hiçbir sıkıntımız yok. Bir de biz uluslararası alanda dünyanın en büyük havacılık firmalarına, Boeing’e, Airbus’a direkt alt üretici konumundayız. Dolayısıyla üretme tarafı bizim için bir motoru sıfırdan geliştirmeye oranla daha basit alanı. Bu motor kalifiye olduktan sonra biz bunu üretim hattımıza alıp seri üretime başlayacağız.

Üretime hazırlık çalışmalarına biz ağustos ayından beri devam ediyoruz. Dolayısıyla çok rahat bir şekilde seri üretime alırız. O bizim en kuvvetli bulunduğumuz yönümüz.”

“Sadece SOM roketinde kullanılmayacak”

Okyay, motorun itkisinin 3.200 newton civarında bulunduğunu hatırlatarak, bunun da 900 beygirlik bir güce denk yaklaştığını söyledi.

Motorun jet motoru olması nedeniyle olabildiğince ufak boyutta tasarlandığını açıklayan Okyay, bu motorun aniden çok uçan cisme, uçan platforma itici güç sağlayacağını kaydetti.

Okyay, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Milli Turbojet Motoru ilk olarak SOM roketinde kullanılacak. Geliştirdiğimiz motor SOM roketi için geliştirildi ama yalnızca SOM roketinde kullanılmayacak. Birden çok uçan sistemimizin motoru görevini üstlenecek bu motor. Bundan sonra yapılması gereken şu şekilde bir işlem var, bu motorun alınıp roket içine, roket içine yerleştirilmesi… Roketle motorun birleşik edilmesi gerekiyor. Bu işlem paralelinde esasen bizim de seri üretime hazırlık fazımız sonuçlanmış olacak. Dolayısıyla takvimler birbirine çok uyuyor. Daha sonrasında da roketiyle uçuşlu testler yapılacak. Yani ürettiğimiz motorla uçan roketler 2021 ilk haftalarında test edilmeye başlanacak. Bunların hepsinin en çok 7-9 ay ortamında tamamlanabileceğini öngörüyorum. 2021 içinde Milli Turbojet Motor’la uçan roketlerimiz inşallah envanterdeki yerlerini almış olacaklar.” ​​​​​​​

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri