GenelGündemHaber

Aşırı kilo, idrar yollarında taş hastalıklarına neden olabiliyor

Medicana Avcılar Hastanesi ve Üroloji Eksperi Op. Dr. Ömer Kurt, önerilerde bulundu,,

Abone Ol  
 
55 / 100

Aşırı kilo, birtakım tıbbi haller ve detaylı ilaçlar idrar yollarında taş hastalıklarına namacıyla olabiliyor.

Medicana’dan uygulanan bildirime göre, idrar yollarında taş, diyet, aşırı kilo, birtakım tıbbi haller ve detaylı ilaçlar sebebiyle oluşabilir. Böbrekte meydana gelen bu taşlar, üreter, mesane (idrar torbası), üretradan meydana gelen idrar yollarının rastgele bir bölümünü etkileyebiliyor.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen, Medicana Avcılar Hastanesi ve Üroloji Eksperi Op. Dr. Ömer Kurt, mevzuya dair şunları kaydetti:

“Böbrek taşı, kimi zaman hiçbir belirtiye amacıyla olmadan idrarla atılır. Fakat taşın ebatı büyükse, böbrekten sonra üretene geçtiğinde tıkanmaya sebep olabilir. Üreten, böbrek ile mesaneyi birbirine bağlayan ince boru şeklinde bir organdır. Böbrek taşı, bu ufak boru ortamında sıkışırsa idrar akışını engeller ve idrar böbrekte toplanmaya başlar.

Bu hal sırtta bel hizasında, yanlarda ya da kaburga altında ani başlangıçlı keskin bir ağrıya namacıyla olur. Ağrı, karın ve kasığa yayılabilir. İdrar yapar iken ağrı ya da yanma hissi görülebilir. Bunların dışında idrar yollarında taş halinde görülen başka semptomlar, pembe/kırmızı idrar, idrarda kötü koku ya da bulanıklık, daimi idrara sıkışma hissi, bulantı ve kusma, ateş şeklinde sayılabilir. İdrar yollarında taş oluşumuna risk hazırlayan hallerın bir araya gelmesi taş oluşumuna sebep olabilir. İdrar ortamında kristal oluşturabilecek kalsiyum, ürik asit, okzalat gibi maddelerin çok olması, idrarda kristal oluşumunu engel olan maddelerin ise az olması idrar yollarında taş oluşmasıyla sonuçlanabilir.”

Oluşan taşın cinsini belirleme etmenin, gelecekte taş oluşumu tekrarının önlenmesi yönünden ehemmiyet taşıdığını bildiren Kurt, şu şekilde devam etti:

“Kalsiyum taşları, en sık görülen taş türüdür, genelde kalsiyum okzalat kristalleri şeklinde görülür. Cips, fıstık, çikolata, ıspanak gibi okzalat yönünden varlıklı yiyecekleri tüketmek, kalsiyum taşı oluşma tehlikesini arttırır. Ürik asit taşları, erkeklerde bayanlara göre daha sık görülür. Gut hastalığı olanlarda, kemoterapi tedavisi alanlarda da bu hastalık görülebilir.

Protein içeriği varlıklı diyetle beslenmek, ürik asit taşı yönünden risk oluşturabilir. Strüvit taşları, idrar yolları enfeksiyonuna bağlı olarak oluşabilen taşlardır, boyutları genelde büyük olmasından idrar yollarında tıkanmaya sebep olabilirler. Sistin taşları, ender görülen bir taş türüdür. Sistinüri isimli kalıtsal hastalığı taşıyanlarda gözlenen bir haldur. Bir kişide, bir ya da daha çok risk etkeni varlığında böbrek taşı oluşma olsılığı artar. Bu faktörler, bireyin kendisinde ya da ailesinde böbrek taşı hikayesi olması, az sıvı tüketimi, değişik beslenme tipleri, örnek olarak çok tuzlu yiyecek tüketimi, obezite, sindirim sistemiyle alakalı rahatsızlıkların bulunması, geçirilmiş mide, bağırsak ameliyatları, sistinüri gibi birtakım kalıtsal hastalıklara sahip olmak, diüretik, antiepileptik, kalsiyum esaslı antiasit gibi birtakım küme ilaçların tüketimi böbrek taşı meydana gelmesine yol açabilir.”

Kurt, idrar yollarında taş tanısı ve tedaviye dair ise şunları kaydetti:

“Tanıda ilk olarak kan ve idrar testi istenir. Ultrason ya da bilgisayarlı tomografi tetkiklerinden faydalanılarak idrar yollarındaki taşın görüntülenmesi sağlanır. Tedavi, taşın büyüklüğüne ve namacıyla bulunduğu zarara göre değişkenlik gösterir. Küçük boyutta ve ciddi bir duruma namacıyla olmayan taşların tedavisinde hastaya bol su içmesi tavsiye edilir. Küçük taşlar, idrar ortamında beklediğinde bir araya gelerek daha büyük duruma gelebilir. Çok sıvı tüketilmesi, sık sık idrara çıkmayı sağladığından bu hali engeller. Küçük taş dökenlere ağrı kesici verilerek taşın sebep bulunduğu kuvvetli ağrı hafifletilir. Büyük boyuttaki taşlar, taşın varbulunduğu yere ve yol açtığı zarara göre değişik şekillerde tedavi edilebilir. Taşları kırmak amacıyla ses dalgalarının kullanıldığı ESWL, büyük boyuttaki taşlar ve endoskopik girişimler en çok tercih edilen yöntemlerdir. Sırtta bel hizasında açılan ufak bir kesi ve detaylı ekipmanlarla taş cerrahi olarak çıkarılabilir. Perkütan nefrolitotomi isimli bu cerrahi teknikte hasta genel anestezi alır ve iyileşmek amacıyla birkaç gün hastanede kalması gerekir.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri