DünyaGenel

AB bütçesinde veto krizi

Macaristan ve Polonya'nın, hukukun avantajı koşulu niçiniyle Avrupa Birliği'nin (AB) toplam 1,8 trilyon avroluk bütçesi ve yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ekonomik sonuçlarına karşı hazırlanan kurtarma programını veto etmesi Beraber yeni kriz çıkması olasılığını gündeme getirdi.

Abone Ol  
 
69 / 100

Macaristan ve Polonya’nın, hukukun avantajı koşulu niçiniyle Avrupa Birliği’nin (AB) toplam 1,8 trilyon avroluk bütçesi ve yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ekonomik sonuçlarına karşı hazırlanan kurtarma programını veto etmesi Beraber yeni kriz çıkması olasılığını gündeme getirdi.

Birliğin 2021-2027 bütçesini ve ekonomik kurtarma programını 16 Nisan’da Brüksel’de görüşen AB delegesi ülkelerin büyükelçileri, Macaristan ve Polonya’nın çekinceleri yüzünden oy birliği sağlayamadı.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, AB bütçesi ve kurtarma paketinin tam olarak tanımlanmayan hukukun avantajı maddesine bağlanmasının kabul edilemez olduğunu ve bunun Macaristan’ın çıkarını ve üye ülkeler arasındaki güveni zedelediğini öne sürerek anlaşmayı reddettiklerini açıkladı.

Polonya hükümeti, “AB fonlarının hukukun avantajına bağlanmasının, AB yetkilileri ve siyasilerinin keyfiliğine dayanması manasına geleceğini” ve bu durumun birtakım ülkeleri avantajlı, birtakımlarını ise dezavantajlı hale getireceğini iddia etti.

Birçok AB delegesi ülkenin yetkilisi ise Macaristan ve Polonya’nın tutumunu kabul edilemez olarak nitelendirdi.

Avrupa Parlamentosundaki (AP) Avrupa Halk Partisi (EPP) Grubu Başkanı Manfred Weber, AB fonlarının hukukun avantajına bağlanmasını reddeden Macaristan ve Polonya’ya reaksiyon göstererek “AB’de hukukun avantajına saygı gösteren ülkelerin korkmalarına lüzum yok. Eğer (Macaristan Başbakanı) Viktor Orban ve (Polonya Hukuk ve Adalet Partisi Genel Başkanı) Jaroslaw Kaczynski fonları durdurmak isterse o vakit bu fonları bekleyen milyonlarca çalışana, girişimciye, belediye başkanına, öğrenciye ve incelemeciye açıklama uygulamak zorunda.” değerlendirmesinde bulundu.

Atlantik Entegrasyon ve Demokrasi Merkezi Eksperi Botond Feledy, Polonya ve Macaristan’ın tutumunu AA muhabirine değerlendirdi.

Feledy, hukukun avantajı ilkesinin AB’de mühim bir değer olduğunu, bunu bütün üye ülkelerin kabul ettiğini ama net tarifi hususu ile ilgili ise üye ülkeler arasında değişik yaklaşımlar olduğunu söyledi.

Orta Avrupa ülkelerinin yerel egemenliğe büyük ehemmiyet verdiğini ve hukukun avantajı maddesinin aleyhlerine kullanılabileceğinden çekindiklerini kaydeden Feledy, Batı Avrupa ülkelerinin ise Macaristan ve Polonya hükümetlerinin, AB kanunlarını ihlal eden siyaset izlemelerinden ötürü söz hususu maddeye karşı çıktıklarını düşündüğünü ifade etti.

19 Kasım’daki AB liderlerinin video konferans yöntemiyle görüşme gerçekleştireceğini ve bu hususta zor olsa da kısmi gelişme sağlanabileceğini belirten Feledy, “Her iki taraf da kendi duruşuna sıkıca bağlanmış halde. Üstünde 2 yıl çalışılan ortak bütçenin değiştirilmesi aslında zor. Hukukun avantajı kararının ise AP’de değiştirilmesi çok zor.” diye konuştu.

Her iki tarafın da kendi duruşunda ısrar etmesinin AB’de ciddi bir siyasi krize niçin olabileceğine ilgi çeken Feledy, AB Konseyinde, üye ülkenin oy hakkının askıya alınması manasına gelen 7. maddenin Macaristan ve Polonya aleyhine işletilmesinin söz hususu olma olasılığını ve ilaveten Macaristan hükümet partisi Macar Yurttaş Birliğinin (Fidesz) EPP üyeliğinin de rizikoya girebileceğini söyledi.

Macaristan ve Polonya’nın çoğu hususta başka üye ülkelerden değişik duruş sergilemesinin AB yönünden zorluklara niçin olduğunu da altını çizen Feledy, şu şekilde devam etti:

“Doğu-Batı ayrımı AB için tehlikeli zira bunu hem Rusya hem de Çin kullanmaya çalıştı. Avro bölgesi üye ülkeleri kendi aralarındaki entegrasyonu daha da sıklaştırmak istiyorlar. Bu halde Avro bölgesinde yer almayan ülkeler bunun dışında kalacak ve karar mekanizmasında daha az etkisi olacak. Budapeşte ve Varşova gerçekleştirdikleri girişimlerle kendi durumlarını rizikoya atıyorlar. AB bütçesinin kabulünün ertelenmesi yüzünden ise her iki ülke de ciddi bir şekilde gelirden mahrum kalacak.”

AB ile Macaristan ve Polonya arasındaki veto krizi süreci

AB delegesi 27 ülkenin liderleri, temmuz ayında gerçekleştirdikleri 4 gün süren zirvede salgının ekonomik sonuçlarıyla mücadele için hazırlanan kurtarma programı ve AB’nin 2021-2027’deki bütçesini sahibi olan aşağı yukarı 1,8 trilyon avroluk pakette uzlaşı sağlamıştı.

AB’nin uzun devre bütçesinin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu (AP) doğrultusundan onaylanması gerekiyordu. Bu amaçla AB Konseyi ve AP arasında bütçe müzakereleri yapılıyordu.

AP bilhassa bütçede iklim koruma, dijitalleşme, sağlık, gençlik, eğitim, inceleme ve göç alanlarına daha çok kaynak ayrılmasını, bütçedeki öz kaynakların artırılmasını ve AB fonlarının hukukun avantajı ilkesine bağlanmasını talep etti.

Geçten zamanlarda AP ile AB Konseyi Dönem Başkanı Almanya, Birlik fonlarının hukukun avantajı koşuluna bağlanması hususu ile ilgili ve birtakım programlara ek kaynak sağlanmasında siyasi uzlaşı sağladı.

Uzlaşıya göre, hukukun avantajı hususu ile ilgili eksikleri olan bir AB delegesi ülkenin fonları kesintiye uğrayabilecek. Bu kesinti için AB Konseyinde üye ülkelerin yüzde 55’ini ve Birlik toplam nüfusunun yüzde 65’ini temsil eden nitelikli çoğunluk sağlanması gerekecek.

Söz hususu AB fonlarının hukukun avantajı ilkesine bağlanmasına bilhassa Macaristan ile Polonya sıcak bakmıyor.

Muhabir: Mehmet Yılmaz

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
son dakika haberler aktüel ürünler bim aktüel ürünler a101 aktüel ürünler altın kaç para oldu dizi reyting sonuçları güncel haberler asgari ücret maaşlar en son çıkan telefon modelleri dünyadaki son gelişmeler transfer haberleri savunma sanayi tiyatro saatleri